Dergiler / Bezmiâlem Science / 2021 / Cilt: 9 - Sayı: 2

Can the Nasal Schirmer Test be Used as a Topographic Test in Facial Paralysis Patients?

Nazal Schirmer Testi Fasiyal Paralizi Hastalarında Topografik Bir Test Olarak Kullanılabilir mi?

Sayfa
158–163
DOI
—

Özet

Objective: Mucociliary clearance is an important defense mechanism of the respiratory system. One of the main factors determining mucociliary clearance is the ciliary activity of the respiratory epithelium. The amount of nasal secretion can be easily determined by the recently used nasal Schirmer test. The aim of this study was to investigate the amount of nasal secretion in patients with facial paralysis. Methods: A total of 50 patients with unilateral facial paralysis were included in the study. Eye and nasal Schirmer test were applied to the patients. The eye Schirmer test results were calculated after 5 minutes and the nasal Schirmer test results were calculated after 10 minutes, in millimeters according to the amount of wetting of the test papers. Schirmer test results of paralyzed and nonparalyzed sides were compared with each other. Results: The mean paralytic and non-paralytic side eye Schirmer test values of the patients with facial paralysis were 11.14±4.80 and 19.54±4.01, respectively. Mean paralytic and non-paralytic side nasal Schirmer test values were 10.92±4.82 and 20.54±4.31, respectively. Eye and nasal Schirmer test values of the paralytic side were significantly lower than the non-paralytic side (p 0.05). Conclusion: In this study, the amount of nasal secretion on the paralysis side of the patients with unilateral facial paralysis was lower than the contralateral side. Further studies are needed to determine whether decreased secretion improves in long-term follow-up and the prognostic significance of nasal dryness in facial paralysis.

Abstract

Amaç: Mukosiliyer klirens solunum sisteminin önemli bir defans mekanizmasıdır. Mukosiliyer klirensi belirleyen ana faktörlerden biri solunum epitelinin siliyer aktivitesidir. Nazal sekresyon miktarı son zamanlarda sık kullanılan nazal Schirmer testi ile kolaylıkla belirlenebilmektedir. Bu çalışmanın amacı fasiyal paralizisi olan hastalarda nazal sekresyon miktarını araştırmaktır. Yöntemler: Çalışmaya tek taraflı fasiyal paralizisi olan toplam 50 hasta dahil edildi. Hastaların paralizisi olan ve olmayan taraflarına öncelikle göz Schirmer ve daha sonra nazal Schirmer testleri uygulandı. Göz Schirmer test sonuçları 5 dakika sonra ve nazal Schirmer test sonuçları 10 dakika sonra test kağıtlarının ıslanma miktarına göre milimetre cinsinden hesaplandı. Paralizi olan ve olmayan tarafların test sonuçları birbirleriyle karşılaştırıldı. Bulgular: Fasiyal paralizi hastalarının paralitik ve paralitik olmayan taraf göz Schirmer değerleri ortalaması sırasıyla 11,14±4,80 ve 19,54±4,01 olarak saptandı. Paralitik ve paralitik olmayan taraf nazal Schirmer değerleri ortalaması sırasıyla 10,92±4,82 ve 20,54±4,31 olarak saptandı. Paralitik taraf göz ve nazal Schirmer değerleri paralitik olmayan tarafa göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük bulundu (p 0,05). Sonuç: Bu çalışmada tek taraflı fasiyal paralizisi olan hastaların paralizi tarafında karşı tarafa göre daha düşük nazal sekresyon miktarı tespit edildi. Daha geniş hasta serilerinde azalmış sekresyonun düzelip düzelmediğini ve nazal kuruluğun fasiyal paralizide prognostik önemini ortaya koyacak yeni çalışmalara ihtiyaç vardır.