Dergiler / Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi / 2019 / Cilt: 21 - Sayı: 1

TEKRARLAYAN GEBELİK KAYBINDA HEMATOLOJİK PARAMETRELERİN ÖNEMİ

The Importance of Hematological Parameters in Recurrent Pregnancy Loss

Sayfa
85–89
DOI
—

Özet

Amaç: Tekrarlayan gebelik kaybı hastalarında hematolojik parametre değişikliklerini incelemeyi hedefledik.Gereç ve Yöntem: Kliniğimize başvuran ardışık en az iki düşük yapmış 252 hasta çalışmaya dahil edildi. Ardışık iki düşük yapan hastalar 1. grup (n=198), üç ve üstü düşük yapan hastalar ise 2. grup (n=54) olarak isimlendirildi. Hastaların yatış dosyasındaki demografik veriler ve hematolojik parametreler retrospektif olarak incelendi.Bulgular: Demografik veriler karşılaştırıldığında; grupların yaş ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı (p=0.069). Vücut kütle indeksi, gravida, parite, yaşayan çocuk sayısı bakımından ise iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı ve 2. grupta daha yüksekti (p<0.05). Laboratuvar parametrelerinde ise; 2. grupta antikardiolipin IgM ve IgG değerleri istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek saptandı (p<0.05). APTT, PT, INR, fibrinojen, aktive protein-C rezistansı, antitrombin-3, protein C, protein S değerleri bakımından iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p>0.05). Sonuç: Tekrarlayan gebelik kaybı olan hastalarda antifosfolipid antikor taramanın, düşük maliyetli ve etkili bir yaklaşım olacağı sonucuna varılmıştır.

Abstract

Objective: We aimed to investigate hematological parameter changes in recurrent pregnancy loss patients.Material and Method: Two-hundred and fifty-two patients with at least two abortions admitted to our clinic were included in the study. Patients in Group 1 (n=198) had two consecutive pregnancy losses whereas patients in Group 2 (n=54) had at least three consecutive pregnancy losses. Demographic data and hematological parameters were evaluated retrospectively.Results: When the demographic data were compared, there was no statistically significant difference between the mean ages of groups (p=0.069). In terms of body mass index, gravida, parity, number of living children, there was a statistically significant difference between the two groups and Group 2 was significantly higher than Group 1 (p<0.05). The anticardiolipin antibody IgM and IgG values of Group 2 was significantly higher than the values of Group 1 (p<0.05). In terms of APTT, PT, INR, fibrinogen, active protein-C resistance, antithrombin-3, protein C, protein S values, there was no statistically significant difference between the groups (p>0.05). Conclusion: It has been concluded that antiphospholipid antibody screening will be a cost-effective and effective approach in patients with recurrent pregnancy loss.

Anahtar kelimeler: Tekrarlayan gebelik kaybı, antikardiolipin antikor, antifosfolipid sendrom