Dergiler / Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi / 2014 / Cilt: 54 - Sayı: 1

BODYBUILDER'S LIFE STYLE: THE DIET AND THE OBSESSION WITH BODY

BODYBUILDER’S LIFE STYLE: THE DIET AND THE OBSESSION WITH BODY

Sayfa
493–7427
DOI
—

Özet

Podyuma çıkan profesyonel vücut geliştirmecilerin görünürde mankenlerle pek çok benzer deneyimi paylaştığı söylenebilse de her iki grubun gerek podyumda gerek gündelik hayatlarında bedenleriyle ilişki kurma biçimleri birbirinden farklıdır ve bu farklılık cinsiyet çalışmaları çerçevesinde düşünüldüğünde performe edilen çoklu erkeklik ve kadınlıkları ortaya koyması açısından anlamlıdır. Bu bağlamda podyuma çıkan bir mankenden sadece üzerinde 'taşıdığı elbiseyi sergilemesi ve bu esnada vücudunun görünmez olması iken; vücut geliştirmeciden izleyicilere ve kendisini değerlendirecek olan jüriye olabildiğince her bir kasını sergilemesi beklenir. Her iki grubun ortak bir başka deneyimi ise yeme pratiklerindeki sınırlamalardır. Toplumsal cinsiyet çalışmalarında mankenlik mesleğinin gündelik yaşam pratikleriyle nasıl bir etkileşim içerisinde olduğu sıklıkla ele alınsa da; vücut geliştirmecilerin görece marjinal beslenme pratikleri pek ilgi görmemiştir. Oysa vücut geliştirmeciler, her gün tekrarlanan egzersizlerin ve neredeyse kaçınılmaz olarak kullandıkları ilaçların yanı sıra vücutlarını hayal ettikleri biçime getirebilmek için sıradan olmayan bir takım beslenme pratiklerini de benimsemektedirler. Bu beslenme pratikleri vücut geliştirme yarışmalarına katılanlar açısından alışıldık olmayan bir takım pratiklerin de uygulanmasını zorunlu hale getirmektedir. Bu yazı Ankara'da yer alan ve vücut geliştirme yarışmalarına yarışmacı yetiştiren bir spor salonunda yapılan etnograJîk bir çalışmaya dayanmaktadır. Yazı boyunca vücut geliştirmecilerin bu sporun etrafında çevrelenen gündelik yaşantıları, bedensel deneyimleri ön planda tutularak özellikle de vücut geliştirmecilerin yemek pratiklerine ağırlık verilerek fenomenolojik bir bakış açısıyla ele alınacaktır.

Abstract

Podyuma çıkan profesyonel vücut geliştirmecilerin görünürde mankenlerle pek çok benzer deneyimi paylaştığı söylenebilse de her iki grubun gerek podyumda gerek gündelik hayatlarında bedenleriyle ilişki kurma biçimleri birbirinden farklıdır ve bu farklılık cinsiyet çalışmaları çerçevesinde düşünüldüğünde performe edilen çoklu erkeklik ve kadınlıkları ortaya koyması açısından anlamlıdır. Bu bağlamda podyuma çıkan bir mankenden sadece üzerinde 'taşıdığı elbiseyi sergilemesi ve bu esnada vücudunun görünmez olması iken; vücut geliştirmeciden izleyicilere ve kendisini değerlendirecek olan jüriye olabildiğince her bir kasını sergilemesi beklenir. Her iki grubun ortak bir başka deneyimi ise yeme pratiklerindeki sınırlamalardır. Toplumsal cinsiyet çalışmalarında mankenlik mesleğinin gündelik yaşam pratikleriyle nasıl bir etkileşim içerisinde olduğu sıklıkla ele alınsa da; vücut geliştirmecilerin görece marjinal beslenme pratikleri pek ilgi görmemiştir. Oysa vücut geliştirmeciler, her gün tekrarlanan egzersizlerin ve neredeyse kaçınılmaz olarak kullandıkları ilaçların yanı sıra vücutlarını hayal ettikleri biçime getirebilmek için sıradan olmayan bir takım beslenme pratiklerini de benimsemektedirler. Bu beslenme pratikleri vücut geliştirme yarışmalarına katılanlar açısından alışıldık olmayan bir takım pratiklerin de uygulanmasını zorunlu hale getirmektedir. Bu yazı Ankara’da yer alan ve vücut geliştirme yarışmalarına yarışmacı yetiştiren bir spor salonunda yapılan etnograJîk bir çalışmaya dayanmaktadır. Yazı boyunca vücut geliştirmecilerin bu sporun etrafında çevrelenen gündelik yaşantıları, bedensel deneyimleri ön planda tutularak özellikle de vücut geliştirmecilerin yemek pratiklerine ağırlık verilerek fenomenolojik bir bakış açısıyla ele alınacaktır.