Dergiler / İzmir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıp Dergisi / 2018 / Cilt: 22 - Sayı: 4

İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARINDA YENİ BİR BİYOBELİRTEÇ OLARAK NÖTROFİL JELATİNAZ İLİŞKİLİ LİPOKALİN (NGAL)

NEUTROPHIL GELATINASE-ASSOCIATED LIPOCALIN (NGAL) AS A NEW BIOMARKER OF URINARY TRACT INFECTIONS

Sayfa
143–148
DOI
—

Özet

Amaç: İdrar yolları enfeksiyonu (İYE) tanısında altın standart olan idrar kültüründe bakterinin tanımlanması için 2- 3 gün gerekmektedir. İYE’nu hızlı ve doğru saptayan bir belirteç, şüpheli İYE olan hastalarda tedaviye erken başlamak için değerli olacaktır. Bu çalışmanın amacı idrar NGAL düzeylerinin İYE’nda artış gösterip göstermediğini araştırmak ve İYE’na duyarlı yeni bir biyobelirteç olup olmadığını değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Dokuz Eylül Üniversitesi Merkez Laboratuvarına tetkik edilmek üzere gönderilmiş idrar örneklerinden lökosit sayısı 10/HPF (High Power Field) üzeri olan, pozitif lökosit esteraz, nitrit testi olan ve kültürde üreme saptanan 30 idrar örneği rastgele seçildi. İdrar mikroskobi ve kimyasal analiz sonuçları normal değer aralığında olan ve kültürde üreme saptanmayan 30 idrar örneği de kontrol grubu olarak seçildi. Sağlıklı ve patolojik 60 idrar örneğinde kemiluminesans mikropartikül immunoassay yöntemiyle NGAL analizi gerçekleştirildi. Bulgular: İYE olan ve olmayan gruplar arasında NGAL düzeyleri karşılaştırıldığında İYE olan grubun NGAL düzeyleri, İYE olmayan gruba kıyasla anlamlı derecede yüksek bulunmuştur(p<0,001). İYE olan grupta lökosit sayısı arttıkça NGAL düzeyleri artmaktadır. İYE olan grupta lökosit esteraz düzeyleri arttıkça NGAL düzeyleri artmaktadır. Sonuç: Bu çalışma İYE’larının tanısında NGAL’ın yol gösterici bir biyobelirteç olarak kullanılabileceğini göstermiştir. Özellikle idrar kültürü örneği alınırken zorluk yaşanan bebek ve çocuk hastalarda kontaminasyon kaynaklı tanı ve tedavi gecikmesinin yol açabileceği komplikasyonların önlenmesinde faydalı olabilecektir.

Abstract

Introduction: Urine culture is the gold standard for diagnosing urinary tractus infections(UTI) and positive culture results require 2–3 days to complete identification of the bacteria found. A biomarker that identifies UTI quickly and accurately will be valuable to start treatment early in patients with suspected UTI. The aim of our study was to assess whether urine NGAL could represent a novel, sensitive marker of UTI. Material and Method: The urine samples of patiens who applied to the Central Laboratory of Dokuz Eylul University Hospital for urine analysis which leukocyte counts of 10 / HPF, leucocyte esterase positive, nitrite- positive, culture positive 30 urine samples were taken. 30 urine specimens with urine microscopic and chemical analysis results in normal range and no pozitif culture result were selected as control group. NGAL analysis was performed by chemiluminescence microparticle immunoassay in 60 healthy and pathological urine specimens. Results: When NGAL levels were compared between groups with and without urinary tract infections(UTI), the group of UTI results were found significantly higher than the group without UTI(p<0,001). As the leukocyte count increased, the NGAL levels were increased and as leucocyte esterase levels were increased NGAL levels were increased in the group with UTI. Conclusion: This study has shown that NGAL can be used as a guiding biomarker in the definition of UTI. Infants and children with difficulties in taking urine culture specimens may be useful in preventing complications that may be caused by contamination-induced diagnosis and delay in treatment.