Dergiler / JAREM / 2018 / Cilt: 18 - Sayı: 3
Larengeal Lökoplazide Klinik Analiz ve Risk Faktörleri
- Dergi
- JAREM
- Sayfa
- 198–202
- DOI
- —
Özet
Amaç: Lökoplazi, laringeal epitelin malign transformasyon potansiyeline sahip lezyonu olması nedeniyle histopatolojik olarak displazi derecesi ne olursa olsun tekrarlayan biyopsilerin de eşlik ettiği dikkatli klinik takip gerektirir. Bu çalışmada laringeal lökoplazinin klinik özelliklerinin ve risk faktörlerinin araştırılması amaçlandı. Yöntemler: Kliniğimizde 2007-2013 yılları arasında vokal kord displazisi tanısıyla opere olan toplam 97 olgunun 174 lezyonu retrospektif olarak analiz edildi. Laringeal lökoplazinin histopatolojik sınıflaması, cinsiyet, yaş, sistemik hastalık, sigara kullanımı, semptom, semptom süresi, lezyonun yeri, büyüklüğü, sayısı, lokalizasyonu ve hastalık seyrini (nüksler) oluşturan veriler kaydedildi. Bulgular: Hastaların 10 (%10,30)’u kadın 87 (%89,70)’si erkekti. Yaş ortalaması 56,95 olarak hesaplandı. Hastaların tamamının ses kısıklığı semptomu ile başvurduğu görüldü. Ortalama sigara kullanımı 38,82 paket/yıl, sigara kullanım sıklığı 93,8%, reflü sıklığı %16,6 olarak hesaplandı. İndirekt ve direkt laringoskopik muayenelerde 103 (%59,53) hastada lökoplazi, 70 (%40,46) hastada vokal kordlarda düzensizlik olduğu görüldü. Hafif displazi en sık gözlenen histopatolojik tanı oldu. Lezyon yerleşim yeri sırasıyla vokal kordun ön 1/3’ünde %45,1, orta 1/3’ünde %32,34, arka 1/3’ünde %22,55 olarak bulundu. Nüks olan ve olmayan hastalarda yaş dağılımı, cinsiyet oranı, ilk semptom süresi, reflü oranı, sigara kullanım oranı, lokalizasyonu istatistiksel olarak anlamlı (p>0,05) farklılık göstermedi. Lökoplazide nüks oranı, düzensizlik ile karşılaştırıldığında anlamlı (p<0,05) olarak daha yüksekti. Sonuç: Laringeal lökoplazide biyopsi ile histopatolojik inceleme epitel displazisini ve derecesini değerlendirme açısından önemlidir. Histopatolojik olarak displazi varlığı ve şiddeti, sigara kullanımı gibi faktörler malignite gelişim riskini arttırmaktadır. Klinik olarak homojen özellik gösteren lökoplazinin homojen olmayan düzensizliğe göre daha yüksek nüks oranına sahip olduğu saptanmıştır. Diğer yandan yaş dağılımı, cinsiyet oranı, ilk semptom süresi, reflü oranı, sigara kullanım oranı ve lokalizasyonun nüks oranını arttırmadığı gözlenmiştir.
Abstract
Objective: Leukoplasia requires careful clinical follow-up with recurrent biopsies, regardless of the histopathological grade of dysplasia, because it has a potential risk of malignant transformation. This study aimed to investigate the clinical features and risk factors of laryngeal leukoplasia. Methods: Overall, 174 lesions of 97 patients who were diagnosed with vocal fold dysplasia between 2007 and 2013 at our clinic were retrospectively analyzed. Histopathological classification of laryngeal leukoplakia, gender, age, systemic diseases, smoking habits, initial symptoms, duration of symptoms, location, size and number of lesions, and recurrence of the lesion were recorded. Results: Ten (10.30%) of the patients were females and 87 (89.70%) were males. The average age was 56.95 years. The initial sypmtom of all patients was hoarseness. Average cigarette use was 38.82 packets/year; smoking frequency was 93.8%; and reflux frequency was 16.6%. Indirect and direct laryngoscopic examinations revealed that 103 (59.53%) patients had leukoplasia and 70 (40.46%) patients had vocal cord irregularities. Mild dysplasia was the most common histopathological diagnosis. The lesion location was 45.1% in the anterior 1/3, 32.34% in the middle 1/3, and 22.55% in the posterior 1/3 of the vocal cord. The age distribution, sex ratio, duration of initial symptom, reflux rate, smoking rate, and localization were not statistically significant (p>0.05) in patients with and without recurrence. Leukoplasia recurrence rate was significantly higher (p<0.05) than irregularity rate. Conclusion: In laryngeal leukoplasia, biopsy and histopathological examination are important for evaluating epithelial dysplasia and its degree. Histopathologically, factors such as presence and severity of dysplasia and smoking increase the risk of developing malignancy. Clinically homogeneous leukoplasia has a higher recurrence rate than nonhomogeneous irregularity. However, age distribution, sex, duration of initial symptom, reflux rate, smoking, and localization does not increase the recurrence rate, according to the results of this study.