Dergiler / Göğüs Kalp Damar Anestezi ve Yoğun Bakım Derneği Dergisi / 2019 / Cilt: 25 - Sayı: 3
Açık Kalp Cerrahisi Sonrası Ventilatörle İlişkili Pnömoni: Risk Faktörleri
- Sayfa
- 181–189
- DOI
- —
Özet
Amaç: Ventilatör ilişkili pnömoni (VİP) yoğun bakım ünitelerinde sık görülen infeksiyonlardır. Mortalite oranın yüksek olması, hastanede kalış süresinin uzaması ve hastane maliyetlerindeki artış nedeniyle önem göstermektedir. Bu çalışmada, açık kalp cerrahisi geçirmiş hastalarda VİP ile ilişkili risk faktörlerinin saptanması amaçlanmaktadır. Yöntem: Bu çalışmada, elektif açık kalp cerrahisi yapılan 178’i kadın, 421’i erkek toplam 599 olgu prospektif olarak bu çalışmaya alındı. Mekanik ventilatöre bağlı olup 48 saat geçmesine rağmen, ekstübe edilemeyen olgular 2 gruba ayrıldı. Grup 1: Klinik olarak VİP düşünülen ve endotrakeal aspiratında (ETA) üremesi olan hastalar (29 hasta), Grup 2: Kontrol grubu (570 hasta). Bulgular: Tek değişkenli analizde yaş, Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), Pulmoner Hipertansiyon (PHT), geçirilmiş miyokard infarktüsü (Mİ), ejeksiyon fraksiyonun (EF) düşük olması, krosklemp ve pompa süresinin uzun olması, inotropik destek, intraaortik balon pompası (İABP) ve hemofiltrasyon kullanımı, atrial fibrilasyon (AF), reentübasyon, nasogastrik tüple enteral beslenme, reoperasyon, nörolojik disfonksiyon, steroid kullanımı, kan kullanımı, hipoalbüminemi ve dekübit ülser varlığı VİP ile ilişkili risk faktörleri olarak saptanmıştır. Lojistik regresyon analizine göre 72 saatten uzun entübasyon süresi, reentübasyon, KOAH, geçirilmiş MI, steroid kullanımı, AF, nörolojik disfonksiyon VİP için bağımsız risk faktörleri olarak belirlenmiştir. Sonuç: Kardiyak cerrahi geçirmiş hastalardan oluşan hasta popülasyonunda, risk faktörlerinin iyi analiz edilerek, invaziv mekanik ventilatör desteğinin olabildiğince kısa tutulması, optimal zamanda ekstübasyon yapılarak reentübasyon gereksiniminin azaltılması, hemodinamik stabilitenin tam olarak sağlanması, hastaların preoperatif olarak ameliyata iyi hazırlanması, ameliyat sırasında miyokardın iyi korunarak postoperatif hemodinamik instabilitenin önlenmesi, VİP oranınını azaltacaktır
Abstract
Objective: Ventilator-associated pneumonia (VAP) are among common infections encountered in intensive care units. The high mortality rate is important due to prolonged hospital stay and increased hospital costs. In this study, we aimed to determine the risk factors associated with VAP in patients who had undergone open heart surgery. Method: In this study, a total of 599 patients (178 female, and 421 male) who underwent elective open heart surgery were prospectively included in this study. Patients who could not be extubated after 48 hours were divided into two groups. Group 1: Patients with clinical suspicion of VAP and bacterial growth in their endotracheal aspirates (ETA) (n=29) Group 2: Control group (n=570). Results: In univariate analysis, age, Chronic Obstructive Pulmonary Disease (COPD) Pulmonary Hypertension (PHT), history of myocardial infarction (MI), low ejection fraction (EF), prolonged cross- clamp and pump times, inotropic support, presnce of intra-aortic balloon pump (IABP) and use of hemofiltration, atrial fibrillation, reintubation, enteral nutrition with nasogastric tube, reoperation, neurologic dysfunction, steroid use, blood and blood product use, hypoalbuminemia and presence of decubitus ulcer were detected as risk factors for VIP. According to logistic regression analysis duration of intubation longer than 72 hours, reintubation, COPD, previous MI, steroid use, AF neurologic dysfunction were determined as independent risk factors for VAP. Conclusion: In the patient population consisting of patients with cardiac surgery, keeping the invasive mechanical ventilator support as short as possible, reducing the need for reintubation by extubation in optimal time, ensuring complete haemodynamic stability, preoperative preparation of the patient preoperatively, prevention of postoperative haemodynamic instability during surgery, and reduction of VAP.