Dergiler / İzmir Tepecik Eğitim Hastanesi Dergisi / 2019 / Cilt: 29 - Sayı: 3
Sol Atriyal Miksoma: Atriotomi Planının Belirlenmesi ve Klinik Sonuçlarımız
- Sayfa
- 247–252
- DOI
- —
Özet
Amaç: Sol atriyal miksoma nedeni ile opere edilen hastaların klinik sonuçlarını ve cerrahi strateji planlamasını değerlendirmek. Yöntem: Miksoma tanısı konan yedi hasta Haziran 2009-Temmuz 2018 yılları arasında opere edildi. Bu hastalar retrospektif olarak değerlendirildi. Demografik özellikleri, cerrahi yaklaşımları ve sonuçları incelendi. Bulgular: Ortalama yaş 64 ( 38-77 yıl aralığında) ve hastaların 5’i kadın hasta idi. Hastaların tümünde miksomalar sol atriyal yerleşimliydi. Preoperatif emboli öyküsü hiçbir hastada yoktu. Bir hastaya acil operasyon ve eşzamanlı koroner arter bypass greft prosedürü yapıldı. Postoperatif dönemde iki hastada ritim sorunlar oluştu ve bu hastalara kalıcı pacemaker implantasyonu yapıldı. Bir hastada histopatolojik incelemede cerrahi sınırlarda tümör gözlendi ve takibe alındı. Erken ve geç dönemde mortalite ve nüks hiçbir hastada saptanmadı. Sonuç: Preoperatif TTE’de tümörün kaynaklandığı lokalizasyonu belirlenerek öncelikli atriotomi planı seçimi, tümörün tam olarak çıkartılması ve cerrahi başarı açısından önemlidir. Kaynaklandığı kardiyak yapı ile birlikte tümörün tam olarak rezeksiyonu düşük morbidite, mortalite ve nüks oranları ile yapılabilir.
Abstract
Objective: To evaluate the clinical results and surgical planning in patients who were operated with the indication of left atrial myxoma. Method: In our clinic, seven patients with left atrial myxoma were operated between June 2009 and July 2018. These patients were evaluated retrospectively. Demographic characteristics, surgical approaches and clinical outcomes were analyzed. Results: The mean age of the patients was 64 (38-77) years, and 5 of them were female. In all patients, myxomas were located in the left atrial cavity. None of the patients had a history of preoperative embolism. One patient underwent emergency operation and simultaneous coronary artery bypass grafting procedure. In the postoperative period, two patients had rhythm problems and implantation of permanent pacemaker was performed. Histopathological examination revealed tumor at surgical margins in one patient who was followed up. Mortality and recurrence were not detected during the early and late postoperative period. Conclusion: Determining the localization of the tumor in preoperative TTE, and prioritizing selection of the appropriate plane of dissection in atriotomy convey importance as for complete tumor removal and surgical success. Complete resection of the tumor with its cardiac origin site can be achieved with low morbidity, mortality and recurrence rates.