Dergiler / Gülhane Tıp Dergisi / 2016 / Cilt: 58 - Sayı: 4
Endodonti hastalarının tedavi öncesi durumluluk-süreklilik anksiyete düzeylerinin tedavi memnuniyetine etkisi
- Dergi
- Gülhane Tıp Dergisi
- Sayfa
- 334–340
- DOI
- —
Özet
Genel olarak anksiyete, korkunun; bilinmeyene karşı duyulan seklidir. Dental anksiyete, anksiyetenin sık karşılaşılan bir türü olup bireylerin hem ağız hem de genel sağlık üzerine olumsuz etkileri vardır. Çalışmamızda, daha önce hiç endodontik tedavi görmemiş hastaların tedavi öncesi durumluluk-süreklilik anksiyete düzeylerinin belirlemesi ve mevcut sosyo-demografik durumları ile tedavi sonrası memnuniyetlerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Çalışmaya, kök-kanal tedavisi yapılması planlanan 69 erkek, 81 bayan toplam 150 hasta dahil edildi. Hastaların genel özellikleri (yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi) kayıt altına alındıktan sonra, hastalara durumluluk ve süreklilik kaygı değerlerini ölçen Spielberger'in "State-Trait Anxiety Inventory (STAI) anket formları uygulandı. Ardından tüm hastaların standart kök kanal tedavileri yapıldı. Tedavi sonrasında hastaların tedaviden memnuniyetini ölçmeye yönelik olarak kullanılan Görsel Analog Hasta Tatmin Skalası (GAHTS) uygulandı. Durumsal olarak anksiyetik olan hastaların tedavi sonrası memnuniyeti üst seviyede tespit edildi. Yaş, cinsiyet ve eğitim durumları ile durumsal anksiyete, süreklilik anksiyetesi ve tedavi sonrası GAHTS puanı arasındaki ilişkiler, korelasyon katsayıları ve istatistiksel anlamlılıklar Spearman testi ile incelendi. Gruplar içindeki anlamlı farklar ise Kruskal Wallis testi, Mann-Whitney U testi kullanılarak araştırıldı. Yaş grupları arasında sadece, 45-60 yas grubu hastalar anlamlı olarak, 30-45 yas grubu hastalardan durumsal olarak anksiyetik olarak görüldü (p=0,007). Kadınlar, erkeklere kıyasla durumsal ve süreklilik anksiyetesi açısından anlamlı seviyede daha yüksek puanlar göstermiştir (p=0,001 ; p< 0,001). Lise veya dengi seviyede okullardan mezun olanlar ise, üniversite mezunlarına göre durumsal olarak daha anksiyetik bulunmuştur (p< 0,001). Endodontik tedaviler hastaların anksiyete düzeyini arttırmaktadır. Bu konuda kültürel anlamda uyumlanmış daha geniş ve detaylı araştırmalara ihtiyaç vardır
Abstract
Effect of pretreatment state-trait anxiety level of endodontics patients to treatment satisfaction In general, anxiety is a sensation which feeling of fear because of the unknown. Dental anxiety is a common type of anxiety which has a negative effect on both oral and general health of individuals. In our study was aimed to determine pretreatment the state-trait anxiety levels and to compare current socio-demographic status with satisfaction after treatment of the patients with endodontic treatment was not applied previously. 69 were male and 81 female of the 150 patients with root-canal treatment planned were invited to participate in this study. After the recording general characteristics of the patients (age, gender, education level), Spielberger "State-Trait Anxiety Inventory" (STAI) questionnaire, can measure state and trait anxiety values, was administered to the patients. Then the standard root canal treatment was performed in all patients. After treatment, Visual Analog Patient Satisfaction Scale (VAPSS) was applied. After treatment satisfaction of the patients with situational anxious was detected high level. The relationship between age, gender and education level with state anxiety, trait anxiety and post-treatment VAPSS score, correlation coefficients and statistical significance were examined using Spearman's test.Kruskal-Wallis test and Mann-Whitney U test were used to investigate for the significant differences within groups. Between the age groups, the 45-60 age group was (p=0,007); between the gender groups, the women were (p=0,001); between the education level of the group, high school or equivalent levels was (p<0,001) identified more anxious, significantly. Endodontic treatment increases the anxiety level of patients. In this respect, there is a need for comprehensive and detailed research which is attuned to culturally.