Dergiler / Harita Dergisi / 2009 / Cilt: 75 - Sayı: 141
Ankara'nın depremselliği ve 2005-2007 Afşar (Bala-Ankara) depremlerinin kaynağı
- Dergi
- Harita Dergisi
- Sayfa
- 1–12
- DOI
- —
Özet
Genel olarak Ankara bölgesi, depremsellik bakımından güvenli bir yer olarak bilinir. Ancak gerçek durum, bu yanlış algılamanın tam tersidir. Bu olgu, içinde çok sayıda ve değişik boyutta (köy, kasaba, ilçe ve il gibi) örneğin Ankara, Çankırı ve Kırıkkale gibi illerin de bulunduğu kuzeybatı Orta Anadolu bölgesinde, 1938-2008 yılları arasında gerçekleşen bir seri deprem ile de kanıtlanmıştır. Son zamanlarda Ankara bölgesinde gerçekleştirilmiş olan aktif tektonik çalışmalar, bu bölgenin, yaklaşık K-B ve K-G yönlerinde etkin olan sıkışma gerilimlerinin etkisi altında olduğunu ortaya koymuştur. Anılan bu sıkışma gerilimi, kuzeybatı Orta Anadolu’daki doğrultu atımlı tektonik rejimlerin ve ilgili faylanmanın ana nedenidir. Bu bölgede üç fay sistemi, birçok fay kuşağı ve çok sayıda aktif tekil fay vardır. Bunlar arasında Kuzey Anadolu Fay Sistemi (KAFS), İnönü-Eskişehir fay sistemi, Kırşehir fay sistemi ile Tuz Gölü, Dodurga, Çeltikçi, Sarıoba-Ayaş, Kazan, Elmadağ, Balaban-Küredağ, Kesikköprü, Kırıkkale-Sungurlu ve Afşar (Bala) fay kuşakları sayılabilir. KAFS Anadolu ile Avrasya plakalarının sınırını oluşturur. Etkinliği çok yüksek olan bu fay sistemi, yinelenme aralığı 250-300 yıl ve büyüklüğü Mw = 8.0 olan yıkıcı deprem üretme kapasitesine sahiptir. KAFS’nin Ankara il merkezine uzaklığı harita üzerinde yaklaşık 115 km’dir. Diğer fay sistemleri ve fay kuşakları Anadolu plakası içinde yer alır. Plaka içinde yer alan ve onun deformasyonuna yol açan bu faylardan kaynaklanacak en büyük depremin büyüklüğü Mw = 7.0, yinelenme aralığı ise çok daha uzundur (bin yıl ve daha uzun). Plaka içinde yer alan deprem kaynaklarının (fayların) Ankara şehir merkezine uzaklıkları harita üzerinde 30-100 km arasında değişir. Plaka içindeki fay kuşakları birbirleriyle kesişmekte, eşlenik ve aktif fay sistemleri oluşturmaktadır. Nitekim 31 Temmuz 2005 (Mw = 5.3), 20 Aralık 2007 (Ml=5.6) ve 27 Aralık 2007 (Ml=5.5) Afşar (Bala-Ankara) gibi çok yeni depremler, KBgidişli Afşar ve KD-gidişli Küredağ eşlenik fay sisteminin etkinleşmesinden kaynaklanmıştır. KB-gidişli sağ yanal doğrultu atımlı Afşar fay kuşağı üzerindeki deprem etkinliği günümüzde hala sürmekte olup, etkinlik KB yönde (Ankara’ya doğru) göç etmektedir. Yukarıda sözü edilen ve Afşar fay kuşağı dışında kalan diğer plaka içi fay kuşaklarını oluşturan ana fay segmentleri, uzun süredir sismik boşluk özelliği taşımakta olup (enerji biriktirmekte olup), özellikle Ankara için dolaylı deprem tehlikesi oluşturmaktadır. Çünkü Ankara İli’nin büyük kesimi, depremin etkisini büyütme özelliğine sahip kalın ve gevşek bir zemin üzerinde kuruludur. Özetle, yalnız Ankara bölgesinde değil, fakat aynı zamanda tüm Türkiye genelinde, deprem riskini azaltmanın ilk ve olmazsa olmaz koşulu, toplumu ve bireylerini, ilkokul düzeyinden başlayarak, doğal afetler, özellikle de deprem konusunda eğitmektir.
Abstract
In general, it is known that the Ankara region is a safe place for the respect of seismicity. In deed, the real situation is entirely opposite to this misbelief. This is proved by a series of earthquakes took place in northwestern Central Anatolia including numerous settlements in the size of village, town, county and big cities such as Ankara, Kırıkkale and Çankırı in the period of 1938-2008. Recent active tectonic studies carried out in Ankara region have also revealed that this region under the influence of compressive stresses operating in approximately NW- and N-Sdirections. This is the main cause of the strike-slip tectonic regimes and related faulting in northwestern central Anatolia. In this region, three fault systems, a number of fault zones and numerous isolated faults are exposing. The well-identified of these earthquake sources are the North Anatolian Fault System (NAFS), İnönü-Eskişehir Fault system, the Kırşehir fault system, Lake Salt Fault Zone, Dodurga fault zone, Çeltikçi fault zone, Sarıoba-Ayaş fault zone, Kazan fault zone, Elmadağ fault zone, Balaban-Küredağ fault zone, Kırıkkale-Sungurlu fault zone, Kesikköprü fault zone and the Afşar (Bala) fault zone. The North Anatolian Fault System is the plate boundary between the Eurasian-Anatolian plates. It is very active and has a capacity of creating devastative earthquake with Mw = 8.0 and a return period of 250-300 years. The NAFS is 115 km away from the city center of Ankara on the map. Other fault systems and fault zones are located within the Anatolian plate. They have capacity of creating destructive earthquakes up to Mw = 7.0 but longer (thousand years or longer) return periods. Their distances to the city center of Ankara range from 30 km to 100 km on the map. The earthquake sources (fault segments) within the Anatolian plate intersect with each others and form an active conjugate fault system. Very recent earthquakes such as the 2005.07.31 (Mw = 5.3), 2007.12.20 (Ml = 5.6) and 2007.12.27 (Ml = 5.5) Afşar (Bala-Ankara) earthquakes have been sourced from the reactivation of the NW-trending Afşar and the NE-trending Küredağ conjugate fault system. The seismic activity along the Afşar fault zone is still lasting and migrating towards northwest. The master fault segments comprising the rest of above-mentioned fault zones are in the nature of seismic gap, and they form an indirect earthquake hazard for particularly the city of Ankara located on a loose and thick ground with a high amplification capacity of earthquake. In order to mitigate the earthquake risk in not only Ankara region but also all over Turkey, the society and its persons have to be trained starting from primary school level on the natural disasters, particularly the earthquakes.