Dergiler / Türkiye Jeoloji Bülteni / 2020 / Cilt: 63 - Sayı: 2
Doğu Bağdat Petrol Sahası’nda Fatha-Hartha Aralığındaki İstifin Kuyu Logu Verisi Kullanılarak Porozite ve Yoğunluk Değerlendirmesi
- Sayfa
- 215–224
- DOI
- —
Özet
Bu çalışma, yoğunluk ve gözenekliliği derinlikle ilişkilendiren deneysel matematiksel denklemlerle ilgilidir. Doğu Bağdat petrol sahasındaki üç kuyu logundan yoğunluk ve gözeneklilik bilgisi elde edildikten sonra, Fatha ve Hartha formasyonları arasındaki tüm jeolojik formasyonlar için yeni ampirik polinom denklemleri (gözeneklilik-derinlik, yoğunluk-derinlik) üretilmiştir. Her bir formasyon için türetilen bu denklemlerin farklı litoloji ve kompaksiyon etkilerine atfedilen belirleme katsayısı (R2), 0,11 ila 0,93 arasında değişmektedir. Çalışma alanını kapsayan sismik hatlar içinde yer alan 131 hız analizinin derinlik bilgisi, yeni denklemlerin uygulanması için kullanılmıştır. Yeni ampirik polinom denklemlerinin tüm alana uygulanmasından sonra, Fatha-Hartha aralığı için gözeneklilik ve yoğunluk kontur haritaları üretilmiştir. Yüksek gözeneklilik alanlarının yerleri belirlenmiş ve arazideki kompaksiyon ve petrol dağılımı ile ilişkilendirilmiştir.
Abstract
The present study deals with experimental mathematical equations that link density and porosity with depth. After obtaining density and porosity information from three well logs scattered in the East Baghdad oil field, new empirical polynomial equations (porosity-depth, density-depth) were produced for all the geological formations between the Fatha and Hartha formations. The coefficient of determination (R2) of the equations derived for each formation ranged from 0.11 to 0.93, which was attributed to variable lithological and compaction effects. The depth information of (131) velocity analyses situated on the seismic lines grid covering the field was used for applying the new equations. After the new empirical polynomial equations were applied to the whole field, porosity and density contour maps for the Fatha-Hartha interval were produced. The location of high porosity zones was identified and related to the compaction and petroleum distribution in the field.