Dergiler / Bilişsel Davranışçı Psikoterapi ve Araştırmalar Dergisi / 2014 / Cilt: 3 - Sayı: 3
Birinci Basamakta İnsomnia Sıklığı ve İlişkili İnanç ve Tutumların Değerlendirilmesi
- Sayfa
- 156–161
- DOI
- —
Özet
Amaç: Uyku bozuklukları toplumda bireylerin yaşam kalitesini etkileyen bir sağlık sorunudur. Bu çalışmamızda bir aile hekimliği polikliniğine gelen hastaların uyku bozukluğu sıklığını tespit etmek, hastaların uyku problemleriyle baş edebilme yöntemlerini öğrenebilmek ve uyku bozukluğu hakkındaki algılarını incelemek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada Eylül 2009-Eylül 2012 tarihleri arasında Ankara'da bir aile hekimliği polikliniğine uyku sorunu ile başvuran olgular incelenmiştir. Uyku sorunu olan hastalarla birebir görüşme yapılarak Uyku Bozuklukları Değerlendirme Anketi, Uykusuzluk Şiddeti İndeksi (UŞİ) ve Uykusuzluk Hakkında işlevsiz İnanç ve tutumlar anketi (DBAS) uygulandı. Çalışmada uyku sorunları (dalma güçlüğü, aşırı uyuma gibi) demografik bilgiler, ek kronik hastalıklar, sigara, çay kahve tüketimi ve uyku alışkanlıkları incelenmiştir. Bulgular: Çalışmamıza toplam 230 hasta dâhil edilmiştir. Bu hastaların 180'i (%78.4) kadın, 50'si (%21.6) erkek hastadır. Hastaların 12'si (%5.2) 18-24; 23'ü (%9.9) 25-34; 33'ü (%14.2) 35-44.66'sı (%28.4) 45-54; 46'sı (%19.8) 55-64; 50'si (%22.1) 65 yaş üstü tespit edilmiştir. Kadın hastaların 92'si (%40.1) menapozal dönemde olduklarını belirtmişlerdir. Hastaların 137'sinde (%60) eşlik eden kronik bir hastalığı mevcut iken 93'ünde (%40) eşlik eden kronik hastalığı yoktu. Uyku Hakkında İşlevsiz İnançlar ve Tutumlar Anketi (DBAS) skoru kadın hastalarda anlamlı yüksek tespit edilmiştir (p<0.001). Uykusuzluk Şiddeti İndeksine (UŞİ) göre ise kadın ve erkek hastalar arasında anlamlı fark yoktu. Uyku bozukluğu ayrıntılı incelendiğinde kadın hastalar arasında uykuya dalma güçlüğü anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p<0.001). Buna karşılık uykuyu sürdürme güçlüğü, sabah erken kalkma, sabah dinlenmemiş olarak kalkma erkek hastalarda anlamlı olarak daha fazla tespit edilmiştir (p<0.001). Menapozda olan hastalarda DBAS skorlarında menapozda olmayan hastalara göre anlamlı fark tespit edilmiştir (p<0.01). USİ skoru değerlendirildiğinde ise menapozal hastalarda anlamlılık tespit edilmemiştir. Sonuç: Uykuya dalma, sürdürme güçlüğü önemli uykusuzluk sorunları olarak aile hekimliği uygulamasında sık karşılaşılan durumlardır. Uyku bozukluğu olguları arasında huzursuz bacak, karabasan, dinlenmemiş uyanma ve uykuyu sürdürme güçlüğü kadınlarda daha çok izlenmiştir. Uyku bozukluğu olgularının birçok kez tedavide gözden kaçırıldığı bir gerçektir. Uyku bozuklukları değerlendirme anketi ile değerlendirilmesi var olan sorunların tanımlanması için önemlidir. (Bilişsel Davranışçı Psikoterapi ve Araştırmalar Dergisi 2014; 3: 156-161)
Abstract
Amaç: Uyku bozuklukları toplumda bireylerin yaşam kalitesini etkileyen bir sağlık sorunudur. Bu çalışmamızda bir aile hekimliği polikliniğine gelen hastaların uyku bozukluğu sıklığını tespit etmek, hastaların uyku problemleriyle baş edebilme yöntemlerini öğrenebilmek ve uyku bozukluğu hakkındaki algılarını incelemek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada Eylül 2009-Eylül 2012 tarihleri arasında Ankara’da bir aile hekimliği polikliniğine uyku sorunu ile başvuran olgular incelenmiştir. Uyku sorunu olan hastalarla birebir görüşme yapılarak Uyku Bozuklukları Değerlendirme Anketi, Uykusuzluk Şiddeti İndeksi (UŞİ) ve Uykusuzluk Hakkında işlevsiz İnanç ve tutumlar anketi (DBAS) uygulandı. Çalışmada uyku sorunları (dalma güçlüğü, aşırı uyuma gibi) demografik bilgiler, ek kronik hastalıklar, sigara, çay kahve tüketimi ve uyku alışkanlıkları incelenmiştir. Bulgular: Çalışmamıza toplam 230 hasta dâhil edilmiştir. Bu hastaların 180’i (%78.4) kadın, 50’si (%21.6) erkek hastadır. Hastaların 12’si (%5.2) 18-24; 23’ü (%9.9) 25-34; 33’ü (%14.2) 35-44.66’sı (%28.4) 45-54; 46’sı (%19.8) 55-64; 50’si (%22.1) 65 yaş üstü tespit edilmiştir. Kadın hastaların 92’si (%40.1) menapozal dönemde olduklarını belirtmişlerdir. Hastaların 137’sinde (%60) eşlik eden kronik bir hastalığı mevcut iken 93’ünde (%40) eşlik eden kronik hastalığı yoktu. Uyku Hakkında İşlevsiz İnançlar ve Tutumlar Anketi (DBAS) skoru kadın hastalarda anlamlı yüksek tespit edilmiştir (p<0.001). Uykusuzluk Şiddeti İndeksine (UŞİ) göre ise kadın ve erkek hastalar arasında anlamlı fark yoktu. Uyku bozukluğu ayrıntılı incelendiğinde kadın hastalar arasında uykuya dalma güçlüğü anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p<0.001). Buna karşılık uykuyu sürdürme güçlüğü, sabah erken kalkma, sabah dinlenmemiş olarak kalkma erkek hastalarda anlamlı olarak daha fazla tespit edilmiştir (p<0.001). Menapozda olan hastalarda DBAS skorlarında menapozda olmayan hastalara göre anlamlı fark tespit edilmiştir (p<0.01). USİ skoru değerlendirildiğinde ise menapozal hastalarda anlamlılık tespit edilmemiştir. Sonuç: Uykuya dalma, sürdürme güçlüğü önemli uykusuzluk sorunları olarak aile hekimliği uygulamasında sık karşılaşılan durumlardır. Uyku bozukluğu olguları arasında huzursuz bacak, karabasan, dinlenmemiş uyanma ve uykuyu sürdürme güçlüğü kadınlarda daha çok izlenmiştir. Uyku bozukluğu olgularının birçok kez tedavide gözden kaçırıldığı bir gerçektir. Uyku bozuklukları değerlendirme anketi ile değerlendirilmesi var olan sorunların tanımlanması için önemlidir. (Bilişsel Davranışçı Psikoterapi ve Araştırmalar Dergisi 2014; 3: 156-161)