Dergiler / Astım Allerji İmmünoloji / 2009 / Cilt: 7 - Sayı: 2
Drug hypersensitivity: History taking and construction of a test plan
- Sayfa
- 85–89
- DOI
- —
Özet
Allerjik reaksiyonları da içeren ilaç duyarlılığı, ilaçların yan etkilerinden biridir ve klinisyen için günlük endişedir. Son ilaç uygulanması ve reaksiyonun ortaya çıkışı arasında geçen süreye göre erken ve geç ortaya çıkanlar olarak sınıflandırılır. Erken reaksiyonlar bir saat içinde oluşur ve ürtiker, anjiyoödem, bronkospazm ve anafilaktik şok ile belirti verir. Geç reaksiyonlar bir saatten daha sonra ortaya çıkar ve makülopapüler döküntü, ürtiker ve serum hastalığı ile belirti verir. Klinik ve immünolojik incelemeler erken reaksiyonlarda tip I (IgE aracılı), geç reaksiyonlarda ise tip IV (hücre aracılı) patogenetik mekanizmaların rol oynadığını düşündürmektedir. Bazofil aktivasyon testi ve lenfosit akti- vasyon testi gibi yeni tanısal araçlar geliştirilmiş ve değerlendirilmektedir. Özelleşmiş merkezlerde düzgün yapıldığında kesin tanı çoğunlukla elde edilebilir ve güvenli alternatif ilaçlar önerilebilir. Tanıda, hastanın öyküsü vazgeçilmezdir; allergolojik inceleme, klinik özellikler temelinde seçilen in vivo ve in vitro testleri içerir. Erken reaksiyonların tanısında spesifik IgE düzeylerinin belirlenmesi hala en sık kullanılan in vitro yöntemdir. Kesin tanı sağlayan klinik araçlar sayıca azdır ve aşağıda yazılı işlemleri içerir: Ayrıntılı klinik öykü, standart deri testleri, güvenilir biyolojik testler ve ilaç provokasyon testleri. Tüm bu araçların, kişi düzeyinde her zaman geçerli ve prediktif değere sahip olmamalarına ve bazen tehlikeli olabilmelerine karşın, Avrupa İlaç Allerjisi Ağı (“European Network of Drug Allergy-European Academy of Allergy and Clinical Immunology” ilaç hipersensitivite çalışma grubu) tarafından dikkatlice değerlendirilmiştir.
Abstract
Drug hypersensitivity, including allergic reactions, is one of the side effects of drugs and is a daily worry for the clinician. They can be classified as immediate or non-immediate according to the time interval between last drug administration and onset. Immediate reactions occur within one hour and are manifested by urticaria, angioedema, bronchospasm, and anaphylactic shock. Non-immediate reactions occur after more than one hour and are manifested by maculopapular eruption, urticaria and serum sickness. Clinical and immunological studies suggest that type I (IgE-mediated) and type-IV (cell-mediated) pathogenic mechanisms are involved in most immediate and non-immediate reactions, respectively. New diagnostic tools, such as the basophil activation test and the lymphocyte activation test, have been developed and are under validation. When properly performed in specialised centres, a firm diagnosis is often possible and safe alternative medication can be proposed. In diagnosis, the patient’s history is fundamental; the allergologic examination includes in vivo and in vitro tests selected on the basis of the clinical features. Determination of specific IgE levels is still the most common in vitro method for diagnosing immediate reactions. The clinical tools allowing a definite diagnosis are few in number and include the following procedures: a thorough clinical history, standardised skin tests, reliable biological tests and drug provocation tests. All of these tools, although not always validated or predictive at the individual level and sometimes dangerous, have been carefully evaluated by the European Network of Drug Allergy (the European Academy of Allergy and Clinical Immunology drug hypersensitivity group of interest).