Dergiler / Haseki Tıp Bülteni / 2019 / Cilt: 57 - Sayı: 3

Association Between Cardiothoracic Ratio and Mortality in Neonates with Pneumothorax

Pnömotorakslı Yenidoğanlarda Kardiyotorasik Oran ve Mortalite Arasındaki İlişki

Sayfa
215–220
DOI
—

Özet

Aim: The aim of this study was to determine the effect of a reduction in the cardiothoracic ratio (CTR) on mortality in newborns with pneumothorax. Methods: Newborns with pneumothorax, who were admitted to our neonatal intensive care unit, were included in the study. The cardiothoracic ratio was calculated by dividing the transverse cardiac diameter by maximum internal thoracic diameter. Results: Of 7909 infants admitted to our neonatal intensive care unit from September 2006 to September 2017, a total of 82 (1.03%) newborns had pneumothorax. Patients who died had a lower CTR than surviving patients (0.39±0.056 and 0.44±0.048, respectively; p<0.001). It was found that the cut-off value was 0.4, area under the curve (AUC) value was 0.79, sensitivity was 68%, specificity was 87.7%, positive predictive value was 70.8%, and negative predictive value was 86.2%. Low birth weight, preterm birth, low maternal age, presence of respiratory distress syndrome, need for resuscitation at birth, and invasive mechanical ventilation were found to be significantly associated with mortality. However, among overall significant parameters, CTR and implementation of resuscitation at birth were the independent prognostic factors determined by regression analysis (p=0.001 and p=0.036, respectively). Conclusion: A CTR below 0.4% can be considered an important parameter indicating an increased risk of mortality in newborns with pneumothorax

Abstract

Amaç: Bu çalışmanın amacı pnömotoraks gelişen yenidoğan hastalarda kardiyotorasik oran (KTO) azalma oranının mortaliteyi belirleme üzerine etkisinin ortaya konulmasıdır. Yöntemler: Yenidoğan yoğun bakım ünitemize pnömotoraks ile takip edilen yenidoğan bebekler çalışmaya dahil edildi. Kardiyotorasik oran hesabı göğüs grafisinden mediastenin ortasından çizilen dikey bir çizgiye kalbin en sağ ve en sol noktasından çizilen dik çizgilerin toplamları, diyafragmaya teğet olarak çizilip kostaların iç sınırlarına kadar uzanan toraks çapına bölünerek bulundu. Bulgular: Eylül 2006’dan Eylül 2017 tarihleri arasında yenidoğan yoğun bakım ünitesine 7909 bebek başvurdu, 82’sinde (%1,03) pnömotoraks gelişti. Genel mortalite oranı %30 idi. Ölen hastalar, hayatta kalanlara göre daha düşük KTO’ya sahiptiler (sırasıyla, 0,39±0,056 ve 0,44±0,048, p<0001). Cut-off değeri 0,4, eğri altında kalan (AUC) değeri 0,79, duyarlılık %68, özgüllük %87,7, pozitif öngörü değeri %70,8, negatif öngörü değeri %86,2 olarak bulundu. Düşük doğum ağırlığı, preterm doğum, düşük maternal yaş, RDS varlığı, doğumda resüsitasyon ihtiyacı ve invaziv mekanik ventilasyonun mortalite ile anlamlı derecede ilişkili olduğu bulunmuştur. Bununla birlikte, genel anlamlı parametreler arasında, KTO ve doğumda resüsitasyonun uygulanması, regresyon analizi ile bağımsız prognostik faktörlerdir (sırasıyla, p=0,001 ve p=0,036). Sonuç: Pnömotorakslı yenidoğanlarda KTO’nun 0,4’ün altında olması mortalite riskinin arttığını gösteren önemli bir parametre olarak kabul edilebilir.