Dergiler / İZMİR BAROSU DERGİSİ / 2019 / Cilt: 84 - Sayı: 3
İNSAN HAKLARI BAĞLAMINDA ÇALIŞAN SAĞLIĞI AÇISINDAN DEVLETİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ: TELAFİ Mİ, KORUMA MI?
- Dergi
- İZMİR BAROSU DERGİSİ
- Sayfa
- 167–208
- DOI
- —
Özet
Dünyada ve Türkiye’de çalışanlar iş kazaları ve meslek hastalıklarısonucu yaşamını kaybetmekte ya da engelli olmaktadır. İş sağlığı ve güvenliği kurallarının iyi uygulanması halinde büyük ölçüde engellenebilecek olan bu durum, bireyselzararların hukuken telafisi yolu ile karşılanmaya çalışılmaktadır. Ancak ölüm ya da bedensel bütünlüğün bozulması, maruz kalan kişi açısından telafisi imkânsız bir yaşam hakkı ihlali oluşturmakta ve Devletin uluslararası sözleşmelerle taahhüt ettiği Anayasal yükümlülükleri gereği öncelikle bu durumu engellemesi gerekmektedir. Bu çalışmada yazılı kaynakların taranması ve içerik analizi yöntemi ile çalışan sağlığının insan hakları ile ilişkisi içinde önemini hatırlatmak ve devletin hukuksalsorumluluğunu vurgulamak amaçlanmıştır. Bu amaçla, temel haklar kapsamında Devletin çalışan sağlığını yerine getirme yükümlülüğünün, Türk hukukunda uluslararası ve Anayasal hukuksal dayanakları öz olarak hatırlatıldıktan sonra, örnek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı ve Anayasa Mahkemesi kararlarının gerekçeleri üzerinden “çalışanların yaşamlarını koruma” yerine “telafi” ağırlıklı mevcut uygulamanın yeterliliği tartışılmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu uğranılan zararın telafisi yerine, yaşam hakkı kapsamında çalışan sağlığının Devletçe korunması gereği, öneriler ışığında vurgulanmıştır.
Abstract
Workers die or disabled because of occupational accidents and illnesses in the world and Turkey. The damages are tried to be personally reimbursed by law even though this situation could be prevented by good occupational health and safety practice. Yet death and impaired bodily integrity are both irreparable consequences of violation of “right to live” for the person who is the subject of them, and should be prevented by the state according to the legal obligations regulated by International conventions and the Constitution. In this study, it is aimed to remind the importance of the workers’ health regarding to human rights and emphasize the legal responsibility of the state about it, by using the methods of review of the written sources and content analysis. At first, it is tried to recall the legal basis of the responsibility of the State according to the international and Constitutional provisions in Turkish law, about protecting the workers’ health within the context of the basic rights in sum, and then to examine the adequacy of the current practice based on mainly reparation of the personal damages instead of protection of the lives of the workers’ considering the precedents of European Human Rights Court and Turkish Constitutional Court, to that end. Legal obligation of the State to protect the workers’ life instead of the compensation after the death or injury due to occupational accident or illnesses is underlined as a duty of the State within the scope of “right to live” with proposals in conclusion.