Dergiler / Beytulhikme An International Journal of Philosophy / 2014 / Cilt: 4 - Sayı: 2

Peter L. Berger'in yabancılaşma anlayışı: Diyalektik bilincin kaybı

Peter L. Berger’s understanding of alienation: Loss of dialectical consciousness

Sayfa
29–48
DOI
—

Özet

Bu makale Peter L. Berger’in yabancılaşma anlayışına odaklanmaktadır. Berger’in yabancılaşma anlayışı, onun temel sosyolojik yaklaşımı olan fenomenolojik sosyolojiyle yakından ilgilidir. Bu bakımdan yabancılaşmaya dair görüşleri bu konuyla ilgilenmiş olan birçok sosyologunkinden farklı bir niteliğe sahiptir. Berger’e göre yabancılaşma, insanın toplumsallığında verilidir, yani antropolojik açıdan kaçınılmazdır. Bir başka deyişle yabancılaşma, birey ile onun dünyası arasındaki diyalektik ilişkinin bilinçte kaybolduğu bir süreçtir. Çünkü birey, sosyal gerçekliğin kendisi tarafından ortaklaşaüretilmesi ve sürdürülmesi gerektiğini unutur. Dolayısıyla yabancılaşan bilinç diyalektik olmayan bir bilinçtir. Berger, insan ile sosyokültürel dünya arasındaki doğru ilişkinin bilinçte altüst olduğunu ve aktörün sırf kendisine etki edilen bir nesne haline geldiğini, üretenin ise sadece bir ürün olarak algılandığını vurgular. Ona göre yabancılaşmadan kurtulmanın yolu yabancılaşmaya yol açan sosyokültürel dünyanın doğal bir olgu olmaktan çıkarılarak onun, insanın kendi aktivitesinin ürünü olduğunu hatırlamak suretiyle yeniden uyumu sağlamaktır.

Abstract

This study is focused on the understanding of alienation in Peter L. Berger. It should be noted that Berger’s view on alienation is highly connected with his phenomenological sociology. In this respect, his ideas regarding alienation are generally different from the other sociologists, who deal with the same subject. According to Berger, alienation is given in the socialization process of the individuals, so it is anthropologically obligatory. In other words, alienation is a process in which the dialectical relationship among ‘individual’ and ‘his world’ is lost in the minds. In a sense, people could forget that the world mentioned above are cooperatively produced and maintained. In this respect, an ‘alienated consciousness’ is a consciousness, which is not ‘dialectical’. Finally, Berger emphasizes that the true relationship among ‘human’ and ‘world’ is disordered on the mind and while the ‘procreator’ is recognized as only a product, actor becomes a subject that is just affected externally. For Berger, the only way to avoid from alienation is to recognize the socio-cultural world as a consequence of human’s own activity and so providing the ‘cohesiveness’ instead of understanding socio-cultural world as natural facts.