Dergiler / Güncel Retina Dergisi / 2020 / Cilt: 4 - Sayı: 3
Maküla Deliğine ve Arka Yerleşimli Yırtıklara Bağlı Retina Dekolmanı: Risk Faktörleri, Patogenez, Klinik ve Yönetim
- Sayfa
- 170–174
- DOI
- —
Özet
Maküla deliğine (MD) ve arka yerleşimli retina yırtıklarına bağlı retina dekolmanı (RD) vitreo-retinal günlük pratiğin nadir görülen ancak önemli klinik durumları arasında yer almaktadır. MD ilişkili RD (MDRD) sıklıkla yüksek miyopi ve posterior stafilom ile ilişkiliyken, arka yerleşimli RD ise sıklıkla ikincil patolojilere bağlıdır. Bu tip olgularda klinik yönetim konusunda altın standart bir yöntem veya algoritma henüz mevcut değildir. Tedavi seçenekleri arasında pnömoretinopeksi, pars plana vitrektomi ve tamponad enjeksiyonu (gaz veya silikon yağı), internal limitan membran (ILM) soyulması, intraoperatif retinal lazer uygulamaları ve maküla çökertmesi yer almaktadır. Her cerrahi yöntem çeşitli avantajlara ve dezavantajlara sahiptir. Ancak, son yıllarda ILM soyulması ve ILM flebi uygulamaları ve yüksek yoğunluklu silikon yağı (HDSO) kullanımı ile ilgili başarılı sonuçlar bildirilmektedir. Ayrıca, her ne kadar uygulanması zor bir prosedür olsa da maküla çökertmesi popüler hale gelmektedir. Sonuç olarak, MDRD ve arka yerleşimli retina yırtıklarına bağlı retina dekolmanı olguları yönetilmesi güç olgular olup cerrah her hasta için primer yaklaşımı hasta özelinde belirlemeli minimum risk ve maksimum başarıyı ön plana almalıdır. Bu tür olgularda, ileriye dönük, randomize ve kontrollü çalışmalar altın standart yöntemin belirlenmesi için önemli bir gerekliliktir.
Abstract
Retinal detachment (RD) due to macular hole (MH) and posterior retinal tears are rare but also important clinical conditions in vitreoretinal daily practice. MH related RD (MHRD) is frequently associated with high myopia and posterior staphyloma, whereas posterior tear related RD is often associated with secondary pathologies. A gold standard method or algorithm for clinical management is not yet available in such cases. Treatment options include pneumoretinopexy, pars plana vitrectomy and tamponade injection (gas or silicone oil), epiretinal membrane and/or internal limiting membrane (ILM) peeling, intraoperative retinal laser applications and macular buckling. Each surgical method has several advantages and disadvantages. However, in recent years, successful results regarding ILM peeling and ILM flap applications and use of high density silicone oil (HDSO) have been reported. Furthermore, macular buckling has gained popularity again although it is a difficult procedure to perform. In conclusion, retinal detachment cases due to MH and posterior retinal tears are difficult to manage and the surgeon should determine the primary patient-specific approach for each case with minimum risk and maximum success. Prospective, randomized and controlled trials are critically important to determine the gold standard method in these cases.