Dergiler / Astım Allerji İmmünoloji / 2012 / Cilt: 10 - Sayı: 3
Okul öncesi yaş grubunda iki ana hışıltı fenotipi: Benzerlikleri, farklılıkları ve klinik seyirlerinin karşılaştırılması
- Sayfa
- 121–128
- DOI
- —
Özet
Giriş: Okul öncesi yaş grubunda tekrarlayan hışıltı atakları sık görülmekte ve ilk üç yaşta çocukların yaklaşık üçte biri en azından bir kez hışıltı atağı geçirmektedir. Bu çalışmadaki amacımız, hışıltı fenotiplerini ve bu fenotiplerin demografik özellikleri ve klinik seyirleri arasındaki farklılıkları belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Allerji Bilim Dalında, hışıltı tanısı konulan üç yaşından küçük 385 hastanın dosyası geriye dönük olarak incelendi. Hastaların şu an ki şikayetleri, aldıkları koruyucu tedavi ve hışıltı fenotipiyle ilgili bilgiler öğrenildi. Bulgular: Kliniğimizde hışıltılı çocuk tanısı konulan olguların 294 (%76.4)ü epizodik, 91 (%23.6)i çoklu tetiklenen hışıltı fenotipindeydi. İzlem süreleri ortalama 20.28 ± 3.79 aydı. Çoklu tetiklenen hışıltılı olgularla epizodik hışıltılı olguların demografik özellikleri ve klinik seyirleri karşılaştırıldığında; çoklu tetiklenen hışıltılı hastaların başvuru yaşları daha büyüktü (p< 0.001). Çoklu tetiklenen hışıltılı olgularda periferik eozinofili (p= 0.04), son bir yılda hışıltı ataklarının sayısı (p= 0.003), sistemik steroid gerektiren hışıltı sayısı (p= 0.02), tanı anında antiinflamatuvar tedavi başlanılması (p< 0.001), inhaler steroidlerin lökotrien reseptör antagonistine göre daha fazla tercih edilmesi (p< 0.001), izlem sürelerinin sonunda şikayetlerin devamlılığı (p= 0.01) ve antiinflamatuvar tedavi kullanımı (p< 0.001) daha fazlaydı. Ayrıca, hışıltı fenotipleri arasında geçiş oranı da çoklu tetiklenen hışıltılı olgularda daha yüksekti (p= 0.001). Sonuç: Çalışmamız çoklu tetiklenen hışıltı fenotipi olan olguların, hışıltı ataklarının daha sık, daha şiddetli olduğunu ve periferik eozinofilinin daha fazla eşlik ettiğini göstermiştir. Ayrıca, izlemlerde fenotipler arası geçiş oranının daha yüksek olduğu belirlenmiştir.
Abstract
Objective: Recurrent wheezing episodes are seen frequently and in the first three years, one out of three children has a wheezing episode. In this study, we aim to designate wheezing phenotypes, differences in their demographic features and clinical progressions. Materials and Methods: The medical charts of 385 patients who were diagnosed as wheezy child in Pediatric Allergy Department of Gazi University Faculty of Medicine, were reviewed retrospectively. The present complaints of these patients, anti-inflammatory treatments given to them and knowledge about their wheezing phenotypes were learned. Results: Two hundred ninety four (76.4%) of the wheezy children were diagnosed as episodic wheezing, 91 (23.6%) of them were classified as multitrigger wheezing. The follow-up period was 20.28 ± 3.79 on average. When the demographic features and clinical progressions of the two phenotypes were compared, the multi-trigger wheezing group were older than the episodic wheezing group on admission (p< 0.001). In the group of multi-trigger wheezing, peripheral eosinophilia (p= 0.04), frequency of wheezing attacks in past year (p= 0.003), wheezing attacks requiring systemic steroids (p= 0.02), to be begun on anti-inflammatory treatment at the time of diagnosis (p< 0.001), the preference of inhaled steroids more than LTRAs (p< 0.001), the continuation of symptoms at the end of follow up period (p= 0.01) and the use of anti-inflammatory treatment (p< 0.001) were more common than in the episodic wheezing group. Furthermore, transition between phenotypes were more frequent in the multi-trigger group (p= 0.001). Conclusion: This study shows that the attacks in multi-trigger wheezing group are more frequent and severe and is accompanied by peripheral eosinophilia more commonly than the episodic wheezing group. The transition between phenotypes are frequent in multi-trigger wheezers in follow up