Dergiler / Çocuk Cerrahisi Dergisi / 2008 / Cilt: 22 - Sayı: 1
Konjenital diyafragma hernisinin prenatal tanılaması erken yoğun bakımı sağlar fakat yaşam oranını değiştirmez
- Sayfa
- 25–28
- DOI
- —
Özet
Amaç: Polihidramniyos olan ve yirmibeşinci haftadan önce tanı konulan konjenital diyafragma henisi (KDH)'nde midenin toraks içinde yerleşmesi ve mediastende kayma olmasının mortaliteyi olumsuz etkileyen prognostik faktörler olduğu kabul edilmektedir. Bu çalışmanın amacı, KDH'li hastalarda tedavi sonuçlarının değerlendirilmesi ve prenatal tanılamanın prognoz üzerine bir etkisi olup olmadığının araştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Ocak 2004 ile Eylül 2006 arasında 32 aylık sürede sol KDH tanısıyla kliniğimizde takip edilen 26 yenidoğanın kayıtları geriye dönük olarak incelendi. Olgular cinsiyet, prenatal tanılama varlığı, tanı konulan gebelik yaşı, doğum şekli ve yeri, tedavi yöntemleri, ameliyat zamanı, ameliyat bulguları, eşlik eden anomaliler, mortalite oranı ve yaşayan olguların son durumları göz önüne alınarak yüzdelik dağılımlarına göre analiz edilmiştir. Bulgular: 26 yenidoğanın 13'ü prenatal olarak sol KDH tanısı almış olup tüm olgular doğumu takip eden ilk 24 saat içerisinde solunum sıkıntısı nedeniyle mekanik ventilasyona ihtiyaç göstermişlerdi. Yirmialtı yenidoğanın 10'u medikal tedavi altında iken ilk bir kaç saat içerisinde kaybedilmişlerdi; bu 10 olgunun 8'inde prenatal tanı yapılmıştı. Öpere edilen 16 olgunun 9'u operasyonu takip eden 48 saat içerisinde kaybedilmiş; kaybedilen bu 9 olgunun sadece 4' ünde prenatal tanı mevcuttu. Kaybedilen bu 9 olgunun üçünde sol diafragma agenezisi saptanmıştı. Öpere edilen 16 olgunun 7' si yaşadı ve bu olgulardan sadece bir tanesinde prenatal tanılama mevcuttu. Tüm hastalarda mortalite oranı %73 olarak bulundu. Prenatal tandı 13 olgudan sadece bir tanesi yaşamaktaydı. Sonuç: Yoğun klinik ve deneysel çabalara rağmen yenidoğanlardaki KDH mortalite oranı halen yüksekliğini korumaktadır. KDH'de prenatal dönemde tanı konulmasının postnatal dönemde mortalite oranını azaltmadığı görülmektedir. KDH'li olgularda mortalite oranlarınmı azaltmak için fetal cerrahi girişimlerin yapılması yakın gelecek için planlanmalıdır.
Abstract
Aim: Intrathoracic position of the stomach, mediastinal shift, polyhidroamnious as individual variables and early gestation of 25 weeks reveal to be poor prenatal ultrasonographic predictors for outcome of Congenital Diaphragmatic Hernia (CDH). The aim of the study was to determine treatment outcomes of our patients with CDH and evaluate the role ofprenata diagnosis on outcome. Material and Methods: We retrospectively reviewed the records of 26 newborns with left CDH seen between January 2004 and September 2006 with follow up ranging 32 months period. Results of treatment in these newborns were analyzed in regard to gender, existence of the prenatal diagnosis, gestational age at diagnosis, type of delivery, postnatal treatment modalities, operating time, operational findings, associated anomalies, mortality rate and outcomes. Results: There were total of 26 newborns, 13 had got prenatal diagnosed left CDH. All of them presented with respiratory distress within the first 24 hours after delivery and all required mechanical ventilation. 10 of 26 neonates with CDH died within the first hours under the medical treatment, 8 of these 10 neonates had got prenatal diagnosed. 9 of 16 operated cases were died within the 48 hours after the operation, 4 of these 9 operated cases had prenatal diagnosis, 3 of died patients had got complete left diaphragmatic agenesis. 7 of 16 operated cases of CDH had been alive, only one of them had got prenatal diagnosed. Mortality rate were found 73% in total patients, only one case of 13 cases had survived in prenatal diagnosed group. Conclusion: Despite intensive clinical and experimental efforts mortality rate of CDH remains high. Making of the prenatal diagnosis of the CDH demonstrates no change of mortality rate in our series. Prenatal intervention programming in the treatment of the fetus with CDH must be plan in near future.