Dergiler / Anayasa Hukuku Dergisi / 2020 / Cilt: 9 - Sayı: 17
İNSAN HAKLARI AVRUPA MAHKEMESİ VE “TUTUNAMAYANLAR”
- Sayfa
- 239–304
- DOI
- —
Özet
Küreselleşme, göç ve toplumda derinleşen eşitsizlik olguları sonucu yoksul ve marjinal gruplar yalnızca toplumun değil hukuk sisteminin de dışında kalmışlardır. Bu temelde ortaya çıkan “yeni yoksulluk” ve “sosyal dışlanma” kavramları, bu kavramlarla ilişkili yeni hak taleplerini de gündeme getirmiş; sosyal hakların ve dezavantajlı grupların ulusal ve uluslararası korunması ayrı bir önem kazanmıştır. İnsan haklarının bütünselliği çerçevesinde, sosyal haklar ve dezavantajlı grupların hakları bugün çok sayıda çeşitli insan hakları belgelerinde yer alan yargısal ve yarı-yargısal mekanizmaların kararlarına konu olmaktadır. İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi de, Airey kararından bu yana medeni ve siyasi haklar ile sosyal haklar arasında su geçirmez bir ayrımın bulunmadığını belirterek insan haklarının bütünselliğini vurgulamaktadır. Bu çalışmada dezavantajlı grupların korunması bağlamında insan hakları alanındaki bu gelişmelerin İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi kararlarındaki yansımasının izi sürülecektir.
Abstract
As a result of globalization, migration and deepening inequality, the poor and marginalised people have not only stayed out of society but also out of the legal system. The “new poverty” and “social exclusion that emerged on this basis brought new demands for right related to these concepts onto the agenda; national and international protection of social rights and rights of disadvantaged people have gained special importance. Within the framework of “indivisibility of human rights”, social rights have been subject to the decisions and comments of the judicial and quasi-judicial mechanisms in various human rights instruments. The European Court of Human Rights has also remarked that there is no watertight distinction between civil and political rights and social rights since the decision of Airey emphasized the principle of the indivisibility of human rights. In this study, in the context of protection of disadvantaged groups, the reflection of these developments in the field of human rights will be traced in the decisions of the European Court of Human Rights.