Dergiler / Colloquium Anatolicum / 2010 / Sayı: 9

Red-slip ware from tralles excavations

Sayfa
169–191
DOI
—

Özet

Çalışmamızın amacı, Geç Hellenistik-Roma Dönemlerinde sevilerek kullanılmış günlük sofra takımlarını oluşturan ve arkeoloji dünyasında da ilgi gören, son yıllarda antik Tralles (Aydın) kazılarında ele geçen, Geç Hellenistik-Erken Roma Dönemi'ne ait, Tralles kırmızı astarlı seramiklerini üretim, biçim ve kronolojik açıdan değerlendirip, fazla tanınmaya olanak bulamamış bu malzemeyi sunmak; bundan sonraki yıllarda yapılacak daha ayrıntılı ve geniş çalışmalara yardımcı olabilmektir. Çalışmamızın konusunu oluşturan olağanüstü miktarda malzeme, Tralles'te 2006 yılında kentin batısındaki yamaçta yapılan kazılarda, çok miktarda ele geçmiştir. Arkeoloji dünyasında, daha erken yayınlarda "Terra Sigillata" adıyla anılan kırmızı astarlı seramikler, kaliteli, göz alıcı yapıları ve form çeşitliliğiyle dikkat çeken bir grubu oluştururlar. Tralles'in önemli merkezlerden biri olduğu bilinmekle birlikte, yayınlanmış çalışmaların azlığı dikkat çekmektedir. "Terra Sigillata" alışılmış tanımlamasıyla kalıp yapımı, bezemeli ya da bezemesiz, formlarında ve bezemelerinde metal işçiliğinden etkilenmenin görüldüğü, kırmızı kilden ve sabunumsu görünümlü kırmızı astardan oluşan, kaliteli işçiliğe sahip seramiklerdir. Ayırt edici diğer özellikleri taban altlarında veya tondolarında üretici atölyelerin damgalarının bulunmasıdır. Bu damgalar atölye isimlerini gösteren yazılardan ve iyi dileklerden oluşabileceği gibi, rozet, palmet gibi basit bitkisel bezemeler halinde de olabilir. Doğu Sigillata'lar açısından, Tralles'in önemli bir üretim merkezi olduğu kabul edilmektedir. Yaşlı Plinius, "Samos Kapları" olarak andığı seramiklerin itibar gördüğünden ve özellikle Tralles üretimlerinin her yerde ünlü olduğundan söz eder. Plinius'un anlatımına dayanarak, önceleri iyi kalitedeki kırmızı astarlı bu sofra takımları "Samos Üretimi" ve "Pergamon Üretimi" olarak tanınmış, fakat son yıllardaki çalışmalarla Tralles'in üretim merkezi olduğuna ait düşünceler kanıtlanmıştır. Yine, ilk olarak Zahn tarafından sözü edilen Priene malzemesinin Tralles'te üretildiği düşünülmüştür. Tralles'in üretim merkezi olduğuna ait, Notion'dan gelen EKKAI/CAPHZ mühürlü bir parça, Tralles'in Roma İmparatorluk Dönemi'ndeki resmî ismi olan KAESAREIA'ya işaret eder. MÖ 27'deki büyük depremden sonra imparator Augustus'un kente büyük yardımlarda bulunduğu ve kentin adının Nero zamanından biraz sonrasına kadar "Kaisarea" olarak anıldığı bilinmektedir. Anadolu'da yerel atölyeler kadar İtalya'daki atölyelerin şubelerinin de var olduğu, Anadolu'da ele geçen İtalya atölyelerine ait mühürlerden anlaşılmaktadır. Anadolu'da Troia, Pergamon, Pitane, Ephesos, Tralles, Labraunda, Priene, Sagalassos, Anemurium, Tarsus, Antiokheia kırmızı astarlı seramiklerin bulunduğu önemli kentlerin yalnızca bir bölümüdür. Anadolu dışında Samos, Stobi, Cosa ve Samaria, adalardan Kıta Yunanistan'a, Girit'e, italya'ya ve Doğu Akdeniz kentlerinde bulunduğu dikkati çekmektedir. Az da olsa, Karadeniz kıyılarında Doğu Sigillata B üretimlerine rastlanmıştır. Antik yazarlar ve gezginlerin de belirttiği gibi, çömlekçilik burada her zaman önemli olmuştur. Tralles antik kentinde yapılan kazılarda bulunan seramiklerin çeşitliliği ve miktarı dikkate alındığında, her zaman, fakat özellikle Hellenistik- Roma Dönemlerinde çok büyük ve önemli bir merkez olması, seramik üretiminin hangi boyutlarda olabileceğini kolayca tahmin etmemizi sağlamaktadır. Kilin Tmolus (Bozdağ) ile Mesogis (Kestane) yamaçlarında ve Maiandros (Menderes) ile Hermos (Gediz) gibi vadilerde bolca bulunması, seramik endüstrisinin bu bölgede her zaman önemini korumasına yardımcı olmuştur. Özellikle Roma İmparatorluğu Dönemi'nde Pax Romana mn getirdiği barış ortamı ile genişleyen egemenlik alanları içinde Tralles, ekonomik ve sosyal açıdan önemli bir merkez olmuştur. Doğu Sigillata B grubu seramikler turuncu-kahve renkte, mikalı kilden yapılmış ve turuncu/sarımsı- kırmızı renkte boyalıdır. DSBİ ve DSB 2 olarak iki grupta incelenen bu seramiklerde genellikle çift daldırma tekniğinin kullanıldığı dikkati çeker. MS erken 1. yy kaplarında mühürler, keskin şekilde kalıplar ve rulet bezemeler yaygın olarak kullanılmıştır. Çömlekçi mühürleri, çift satır halinde, kare veya dikdörtgendir. MS 2. yy'da ise genellikle yazısız örnekler çoğunluktadır. Geç Hellenistik-Erken Roma Dönemlerinde kullanılan kırmızı astarlı seramiklerin, aynı dönem içinde kullanılan diğer kırmızı astarlı seramiklerden gözle ayırt edilebilen en önemli özelliği, balmumu parlaklığında astara sahip olmalarıdır. Son yıllarda Tralles antik kentindeki kazı çalışmaları sırasında ele geçen sigillata'larm değerlendirildiği iki yayın görülmektedir. Bunlardan ilki, D. Erol tarafından 20Û4 yılında yapılan çalışmada tipler ile mühürler ele alınmış; 2006 yılında T. Takaoğlu tarafından bazı parçaların kil analizleri yapılmış ve Tralles'te kırmızı astarlı seramiklerin üretildiği kanıtlanmıştır. 2006 yaz sezonunda Tralles'in güneybatı yamacında yapılan yüzey araştırmalarında, atölye malzemelerinin deprem ve sel gibi doğal felaketler sonucunda aşağı doğru aktığı belirlenmiş ve G 0-100/ B 300-200 plankarede kazı çalışmaları yürütülmüştür. Yapılan yüzey araştırmalarında kentin batı yamacının tamamen seramik akıntılarından oluştuğu gözlenmiştir. Kısa sürede çok fazla malzemenin ele geçmesi, kazı çalışmasının kısa tutulmasına neden olmuştur. Malzemelerimiz arasında DSBİ ve DSB 2 üretimlerine ait örnekler bulunmaktadır. Daha önce yapılan çalışmalarda belirtildiği gibi, DSB 1 grubuna ait örneklerin profillerinin daha ince ve keskin açılı, DSB 2 grubuna ait örneklerin profillerinin daha kalın hatlı ve yuvarlak olduğu görülmüştür. İyi astarlanmış-özellikle çift daldırma tekniği ile - balmumu görünümünde, hafif parlak yüzeye sahip örneklerle birlikte mat astarlı örnekler ve özellikle ağız-gövde birleşim yerlerinde çatlakların ya da gövde üzerinde pul pul dökülmelerin görüldüğü, astarın iyi uygulanmadığı daha kalitesiz örnekler de bulunmaktadır. Kalıpta yapılmış olmalarının yanı sıra, gövde üzerin