Dergiler / A|Z ITU Mimarlık Fakültesi Dergisi / 2014 / Cilt: 11 - Sayı: 2

Access to healthcare: A field survey in Istanbul

Sağlık Hizmetlerine Erişim: İstanbul’da bir alan araştırması

Sayfa
271–290
DOI
—

Özet

Sağlık sisteminin varoluş nedeni, 'daha sağlıklı olma' amacını gerçekleştirmektir. Sağlık sistemlerinin geliştirilmesi, sağlık arzı ile sağlık hizmetlerine olan talebin eş zamanlı düşünülmesi, talebin ihtiyaç ve beklentilerine göre sağlığa erişimin ve sağlık kapsamının da geliştirilmesi anlamına gelmektedir. Makalede, öncelikle sağlık sistemi, amaçları ve bileşenleri tanımlanmış, bu sistem içerisinde sağlığa erişimin yeri ve önemi belirtilmiştir. Daha sonra sağlığa erişim kavramı, mekânsal veya mekânsal olmayan boyutlarıyla irdelenmiş, mekânsal boyut ve mesafe problemi üzerinde ayrıca durulmuştur. Takip eden bölümde, örnek alan İstanbul'da 756 hanehalkı ile yapılan bir anketin sonuçları, sağlığa erişimin boyutları bağlamında bir değerlendirmeye tabi tutulmuş, İstanbul'da yataklı sağlık hizmetlerine erişimin mekânsal kalıpları, anket sonuçları üzerinden irdelenmiştir. Sağlık hizmetlerine erişim, arz (sağlık sistemi) ve talebin (nüfus) karakteristiğine bağımlı, çok boyutlu bir kavramdır. Makalede, sağlık hizmetlerine erişim, beş farklı boyutu ile ele alınmıştır: yeterlilik, erişilebilirlik, uyum kabiliyeti, ödeme kapasitesi ve kabul edilebilirlik. Bu beş faktörün ikisi (yeterlilik ve erişilebilirlik) erişimin mekânsal boyutunu, diğer üçü ise mekânsal olmayan boyutunu göstermektedir. Mekânsal boyutta, mesafenin -engel veya kolaylaştırıcı- bir değişken olarak önemine vurgu yapılırken, mekânsal olmayan boyutta, gelir düzeyi, kültür, etnik yapı, yaş, cinsiyet gibi faktörler incelenmektedir. Literatürde, erişimin mekânsal iki boyutu birleştirilerek, 'mekânsal erişebilirlik' kavramı yaygın olarak kullanılmaktadır. Sağlık tesisleri yer seçiminde, sağlığa erişimin tüm boyutları birlikte değerlendirilmelidir. Sağlığa erişim, sadece bir yerleşmedeki sağlık arzına (yataklı ve yataksız sağlık kurumları, sağlık profesyonelleri vd.) değil, komşu yerleşmelerdeki sağlık arzına, bu yerleşmeler arasındaki mesafeye ve seyahat kolaylığına bağlı olarak şekillenmektedir. Mekânsal erişebilirlik çalışmalarında, mesafenin ölçülmesinde, kuş uçuşu mesafe (Öklid mesafesi), seyahat mesafesi, seyahat zamanı gibi farklı yöntemler kullanılmaktadır. Topografya, yol kalitesi, trafk durumu, kullanılan araç türü, sağlık hizmetlerinin niteliği v.b. faktörler, farklı mesafe yaklaşımlarının kullanılmasını gerekli kılmaktadır. Sağlığa erişim konusunda yapılan çalışmalar, erişimdeki farklılaşmayı talebin özellikleriyle açıklamakta, arzın özelliklerine göre değişimi hesaba katmamaktadır. Bu makalede detayları verilen araştırma ise, sağlığa erişimin mekânsal ve mekânsal olmayan faktörlerini birlikte değerlendirdiği gibi, sağlık arzını farklı yönleriyle (yeterlilik ve çeşitlilik) ele alması, arzın özelliklerine, kentin karakterine ve konumuna göre farklılaşan kullanıcı davranışlarını ve buna bağlı mesafe eşiklerini ve hasta geçirgenliğini ortaya koyması açısından literarüte katkı sunmaktadır. İstanbul'da sağlığa erişimin boyutları, İstanbul ilinin kentsel nüfusunun tamamının sağlıkla ilgili tercihlerini yansıtacak şekilde, 21 ilçede, 756 hanehalkı ile yapılan anket ile incelenmiştir. Kentte, hem kamuya hem özel sektöre ait, yerel düzeyden uluslararası düzeye kadar, her türlü hastanenin yer alması ve kentin tüm Türkiye'yi temsil eden çok kültürlü ve kompleks karakteri, İstanbul'da hastane tercihi ve sağlığa erişim kalıplarının nasıl olduğunu anlamayı daha önemli hale getirmektedir. Ayrıca, İstanbul metropolitan alanının çok merkezli yapısı ve kenti fziksel olarak ikiye ayıran İstanbul Boğazı, kentteki ilçeler arasındaki hasta geçirgenliğinin düzeyini ortaya koymayı gerekli kılmaktadır. Tüm bunlarla birlikte, İstanbul'da sağlığa erişim konusunda yapılan çalışmaların dar kapsamlı ve sınırlı sayıda olması nedeniyle, çalışma alanı olarak İstanbul seçilmiştir. Anket sonuçları, gelir düzeyine göre, sağlık hizmetleri için kabul edilen ve gerçekleşen harcama miktarının, hastane tercihlerinin ve tercih sebeplerinin farklılaştığını ortaya koymaktadır. Orta ve altı gelir gruplarının sağlık hizmetleri için ayırabilecekleri bütçe daha sınırlı ve özel araç sahipliliği daha düşük olduğu için, talep esnekliği üst ve üstorta gelir gruplarına nazaran daha düşüktür. Bu sebeple, orta ve altı gelir gruplarında erişimin erişilebilirlik ve ödeme kapasitesi boyutları ön plana çıkarken, üst ve üst-orta gelir gruplarında 'kabul edilebilirlik' daha fazla önemsenmektedir. Makalede, İstanbul'da hastaneye gidiş için kabul edilen ve gerçekleşen seyahat süresi ve seyahat mesafesi de irdelenmiştir. Uluslararası uygulamalarda ve literatürde, hastaneye erişim için maksimum seyahat süresi, çoğunlukla '30 dakika' kabul edilmektedir ve bu kabul anket sonuçlarıyla paralellik göstermektedir. Bununla birlikte İstanbul'da, diğer şehirlerden farklı olarak İstanbul Boğazı'nın da hastane için yapılan seyahatlerde önemli bir eşik olduğu görülmüştür. Hastane tercihinde, arzın özellikleri de belirleyici olmaktadır. Araştırmada, gerçekleşen seyahat mesafesinin, hastane türüne (kamu, özel) ve hastanenin niteliğine (bölgeselyerel) göre farklılaştığı, hastane yatak sayısı (yeterlilik) ve hastane çeşitliliğinin (kamu- özel-üniversite), ilçe dışına seyahati belirleyen en önemli unsur olduğu tespit edilmiştir. Bölgesel hastanelere gitmek (eğitim ve araştırma hastaneleri ile üniversite hastaneleri) için katedilen mesafe ve ilçe dışı seyahat oranı, yerel nitelikli hastanelere göre, benzer şekilde, özel hastanelere gitmek için katedilen mesafe, kamu hastanelerine göre daha yüksektir. Bu sonuç, her ilçede kamu ve özel hastane arzının dengeli olmasının önemini göstermektedir. İlçenin konumu ve diğer ilçelere olan seyahat mesafesi (erişilebilirlik), ilçe dışına seyahatleri ve hasta geçirgenliğini etkileyen diğer önemli unsurdur. Bölgesel nitelikli hastanelerin yer seçiminde, bu geçirgenlikleri dikkate alarak kümeler oluşturulması gerekmektedir. Hastane yer seçimi yapılırken, toplumun tüm kesimleri için sağlığa erişimde 'eşitlik' ilkesi merkeze alınmalı, korunmasız grupların sağlık hizmetlerind

Abstract

Sağlık sisteminin varoluş nedeni, ‘daha sağlıklı olma’ amacını gerçekleştirmektir. Sağlık sistemlerinin geliştirilmesi, sağlık arzı ile sağlık hizmetlerine olan talebin eş zamanlı düşünülmesi, talebin ihtiyaç ve beklentilerine göre sağlığa erişimin ve sağlık kapsamının da geliştirilmesi anlamına gelmektedir. Makalede, öncelikle sağlık sistemi, amaçları ve bileşenleri tanımlanmış, bu sistem içerisinde sağlığa erişimin yeri ve önemi belirtilmiştir. Daha sonra sağlığa erişim kavramı, mekânsal veya mekânsal olmayan boyutlarıyla irdelenmiş, mekânsal boyut ve mesafe problemi üzerinde ayrıca durulmuştur. Takip eden bölümde, örnek alan İstanbul’da 756 hanehalkı ile yapılan bir anketin sonuçları, sağlığa erişimin boyutları bağlamında bir değerlendirmeye tabi tutulmuş, İstanbul’da yataklı sağlık hizmetlerine erişimin mekânsal kalıpları, anket sonuçları üzerinden irdelenmiştir. Sağlık hizmetlerine erişim, arz (sağlık sistemi) ve talebin (nüfus) karakteristiğine bağımlı, çok boyutlu bir kavramdır. Makalede, sağlık hizmetlerine erişim, beş farklı boyutu ile ele alınmıştır: yeterlilik, erişilebilirlik, uyum kabiliyeti, ödeme kapasitesi ve kabul edilebilirlik. Bu beş faktörün ikisi (yeterlilik ve erişilebilirlik) erişimin mekânsal boyutunu, diğer üçü ise mekânsal olmayan boyutunu göstermektedir. Mekânsal boyutta, mesafenin -engel veya kolaylaştırıcı- bir değişken olarak önemine vurgu yapılırken, mekânsal olmayan boyutta, gelir düzeyi, kültür, etnik yapı, yaş, cinsiyet gibi faktörler incelenmektedir. Literatürde, erişimin mekânsal iki boyutu birleştirilerek, ‘mekânsal erişebilirlik’ kavramı yaygın olarak kullanılmaktadır. Sağlık tesisleri yer seçiminde, sağlığa erişimin tüm boyutları birlikte değerlendirilmelidir. Sağlığa erişim, sadece bir yerleşmedeki sağlık arzına (yataklı ve yataksız sağlık kurumları, sağlık profesyonelleri vd.) değil, komşu yerleşmelerdeki sağlık arzına, bu yerleşmeler arasındaki mesafeye ve seyahat kolaylığına bağlı olarak şekillenmektedir. Mekânsal erişebilirlik çalışmalarında, mesafenin ölçülmesinde, kuş uçuşu mesafe (Öklid mesafesi), seyahat mesafesi, seyahat zamanı gibi farklı yöntemler kullanılmaktadır. Topografya, yol kalitesi, trafk durumu, kullanılan araç türü, sağlık hizmetlerinin niteliği v.b. faktörler, farklı mesafe yaklaşımlarının kullanılmasını gerekli kılmaktadır. Sağlığa erişim konusunda yapılan çalışmalar, erişimdeki farklılaşmayı talebin özellikleriyle açıklamakta, arzın özelliklerine göre değişimi hesaba katmamaktadır. Bu makalede detayları verilen araştırma ise, sağlığa erişimin mekânsal ve mekânsal olmayan faktörlerini birlikte değerlendirdiği gibi, sağlık arzını farklı yönleriyle (yeterlilik ve çeşitlilik) ele alması, arzın özelliklerine, kentin karakterine ve konumuna göre farklılaşan kullanıcı davranışlarını ve buna bağlı mesafe eşiklerini ve hasta geçirgenliğini ortaya koyması açısından literarüte katkı sunmaktadır. İstanbul’da sağlığa erişimin boyutları, İstanbul ilinin kentsel nüfusunun tamamının sağlıkla ilgili tercihlerini yansıtacak şekilde, 21 ilçede, 756 hanehalkı ile yapılan anket ile incelenmiştir. Kentte, hem kamuya hem özel sektöre ait, yerel düzeyden uluslararası düzeye kadar, her türlü hastanenin yer alması ve kentin tüm Türkiye’yi temsil eden çok kültürlü ve kompleks karakteri, İstanbul’da hastane tercihi ve sağlığa erişim kalıplarının nasıl olduğunu anlamayı daha önemli hale getirmektedir. Ayrıca, İstanbul metropolitan alanının çok merkezli yapısı ve kenti fziksel olarak ikiye ayıran İstanbul Boğazı, kentteki ilçeler arasındaki hasta geçirgenliğinin düzeyini ortaya koymayı gerekli kılmaktadır. Tüm bunlarla birlikte, İstanbul’da sağlığa erişim konusunda yapılan çalışmaların dar kapsamlı ve sınırlı sayıda olması nedeniyle, çalışma alanı olarak İstanbul seçilmiştir. Anket sonuçları, gelir düzeyine göre, sağlık hizmetleri için kabul edilen ve gerçekleşen harcama miktarının, hastane tercihlerinin ve tercih sebeplerinin farklılaştığını ortaya koymaktadır. Orta ve altı gelir gruplarının sağlık hizmetleri için ayırabilecekleri bütçe daha sınırlı ve özel araç sahipliliği daha düşük olduğu için, talep esnekliği üst ve üstorta gelir gruplarına nazaran daha düşüktür. Bu sebeple, orta ve altı gelir gruplarında erişimin erişilebilirlik ve ödeme kapasitesi boyutları ön plana çıkarken, üst ve üst-orta gelir gruplarında ‘kabul edilebilirlik’ daha fazla önemsenmektedir. Makalede, İstanbul’da hastaneye gidiş için kabul edilen ve gerçekleşen seyahat süresi ve seyahat mesafesi de irdelenmiştir. Uluslararası uygulamalarda ve literatürde, hastaneye erişim için maksimum seyahat süresi, çoğunlukla ‘30 dakika’ kabul edilmektedir ve bu kabul anket sonuçlarıyla paralellik göstermektedir. Bununla birlikte İstanbul’da, diğer şehirlerden farklı olarak İstanbul Boğazı’nın da hastane için yapılan seyahatlerde önemli bir eşik olduğu görülmüştür. Hastane tercihinde, arzın özellikleri de belirleyici olmaktadır. Araştırmada, gerçekleşen seyahat mesafesinin, hastane türüne (kamu, özel) ve hastanenin niteliğine (bölgeselyerel) göre farklılaştığı, hastane yatak sayısı (yeterlilik) ve hastane çeşitliliğinin (kamu- özel-üniversite), ilçe dışına seyahati belirleyen en önemli unsur olduğu tespit edilmiştir. Bölgesel hastanelere gitmek (eğitim ve araştırma hastaneleri ile üniversite hastaneleri) için katedilen mesafe ve ilçe dışı seyahat oranı, yerel nitelikli hastanelere göre, benzer şekilde, özel hastanelere gitmek için katedilen mesafe, kamu hastanelerine göre daha yüksektir. Bu sonuç, her ilçede kamu ve özel hastane arzının dengeli olmasının önemini göstermektedir. İlçenin konumu ve diğer ilçelere olan seyahat mesafesi (erişilebilirlik), ilçe dışına seyahatleri ve hasta geçirgenliğini etkileyen diğer önemli unsurdur. Bölgesel nitelikli hastanelerin yer seçiminde, bu geçirgenlikleri dikkate alarak kümeler oluşturulması gerekmektedir. Hastane yer seçimi yapılırken, toplumun tüm kesimleri için sağlığa erişimde ‘eşitlik’ ilkesi merkeze alınmalı, korunmasız grupların sağlık hizmetlerind