Dergiler / Emek Araştırma Dergisi / 2019 / Cilt: 4 - Sayı: 1

İş Hukukunun Dönüşümü ve Dava Şartı Olarak Arabuluculuk

Transformation of Labour Law and Mandatory Mediation

Sayfa
26–50
DOI
—

Özet

Neoliberal politika setleri ile birlikte iş hukukunda refah devleti dönemindeki kazanımların gittikçe gerilediği görülmektedir. Bir iktidar modeli olarak neoliberal politika setleri içerisindeki yönetişim uyarınca alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin gittikçe teşvik edildiği hatta talep edildiği gözlemlenebilir. Türkiye de tüm bu değişim ve dönüşümlerden bağımsız değildir ve özellikle Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve İş Mahkemeleri Kanunu ile iş uyuşmazlıklarının çözümünde işçi haklarının gerilemesi bakımından Türkiye’de yeni bir yargı yolu gündemdedir. Dava şartı olarak arabuluculuğun iş uyuşmazlıklarında uygulanması dünyadaki örnekler açısından bir ilktir. Bu noktada belirtmek gerekir ki; iş uyuşmazlıklarında, kanunen yapılan değişikliklerle sadece arabulucuya gitme değil aynı zamanda süreci yürütme de maddi olarak zorunlu hale gelmiştir.

Abstract

With the neoliberal policy sets, it is seen that the gains in the welfare state period have declined gradually. As a model of power, it can be observed that alternative dispute resolution methods are increasingly encouraged or even demanded according to governance within the neoliberal policy sets. Turkey in terms of the decline of labor rights is not independent from all these changes and transformations. Especially with the Law Dispute Mediation Act and the new Labor Courts Act, there is a new judicial way to solve labor disputes which constitutes a downfall. The application of mediation in labor disputes as a condition of case is a first in terms of examples in the world. It should be noted at this point; with the amendments made to the law in labor disputes, not only going to the mediator but also to the process has also become compulsory.