Dergiler / Bingöl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi / 2019 / Cilt: 9 - Sayı: 0
EL-MAṬLABUL-EʿLĀ, EL-MAḲṢADU’L-AḲSĀ: KEMĀLPĀŞĀZĀDE’NİN RİSĀLE FĪ ʿİLMİ ĀDĀBİ’L-BAḤS̲ ’I
- Sayfa
- 363–390
- DOI
- —
Özet
Şemsuddīn Muḥammed b. Eşref es-Semerḳandī (ö.722/1322) tarafından sistemleştirilen ādābu’l-baḥs̠ ve’l-münāẓara isimli tartışma teorisi, es- Semerḳandī sonrasında hem telif eserler hem de bu eserler hakkında yazılan şerḥ, ḥāşiye, taʿlīḳ yazın kültürü ile kendine özgü bir gelenek oluşturmuştur. Böylece bu tartışma teorisi, Aristoteles’in Topika’sına dayanan cedel ile daha ziyade İslâm hukukçuları tarafından kullanılan ḫilāf tartışma teorilerinin yerini almıştır. Ādābu’l-baḥs̠ ve’l-münāẓaranın en özgün ve yetkin eserleri, Osmanlı bilim havzasında ortaya çıkmıştır. Örneğin Ḥüseyin Şāh Adanavī (ö.1050/1640)’nin Ḥüseyniyye’si, es-Semerḳandī’nin Risāle fī Ādābi’l-baḥs̠’inin yerini almıştır. Saçaḳlızāde Meḥmed Efendī (ö.1145/1732)’nin Taḳrīru’l-ḳavānīn’i ise, şerḥ, ḥāşiye, taʿlīḳ yazın kültürü içinde saklı bir inci gibi duran ādābu’l-baḥs̠ ve’lmünāẓarayı bütün güzelliği ile ortaya çıkarmıştır. Osmanlı bilim havzasının çok yönlü bilginlerinden biri olan Kemālpāşāzāde Şemsüddīn Aḥmed (ö.940/1534), bu geleneğe katkıda bulunmuştur. Bu alanda “hacmi az manası çok, sırf fayda(=nefʿun maḥḍun ḳalīlu’l-ḥacm kes̠īru’l-maʿnā)” olarak nitelediği Risāle fī ʿilmi ādābi’l-baḥs isimli bir eser yazmıştır. Kemālpāşāzāde, İslâm düşüncesinin en netameli tartışmalarının yapıldığı Tehāfüt geleneğine Tehāfüt Ḥāşiyesi ile katılmıştır ve bu eserinde ādābu’l-baḥs̠ ve’l-münāẓarayı uygulamıştır. Bu makalede, yaptığı tartışmalardaki teorik temeli ortaya koyduğu küçük risalesi şekil ve içerik bakımından değerlendirilecek ve tenkitli neşri ile tercümesi sunulacaktır.
Abstract
Disputation theory in Islamic thought called as ādāb al-baḥs̠ va almunāẓara was systemized by Shams al-Dīn Muḥamad al-Samarḳandī (d.722/1322). After al-Samarḳandī, this theory has had a specific tradition in virtue of epistles, commentaries and super-commanteries. For this reason, al-jadal that is based on Aristotle’s Topics and al-ḫilāf that is known as Islamic jurispuridential disputation theory have been succeeded by ādāb al-baḥs̠ va almunāẓara. The most seminal ādāb works was written in Ottoman milieu. For instance, Ḥusayn Shah Adanavī (d.1050/1640)’s al-Ḥusayniyya prevailed in Ottoman madrasahs instead of al-Samarqandī’s Risāla fī Ādāb al-baḥs̠. Sāçaqlīzāda Muḥamad Afandī (d.1145/1732)’s Taḳrīr al-Ḳavānīn evinced exactly the rules of ādāb al-baḥs̠ va al-munāẓara discovered by Sāçaqlīzāda’s predecessors. Kamālpāshāzāda Shemsuddīn Aḥmad (d.940/1534) also wrote an epistle named Risāla fī ādāb al-baḥs̠ on ādāb al-baḥs̠ va al-munāẓara.He described this epistle as pure advantage and concise text. He, moreover, have a supercommentary called as Ḥāşiya al-Tehāfut on Ḫūcazāda Muṣliḥ al-Dīn’s Tehāfut al-Falāsifa. Even just for the reason that he carried out ādāb al-baḥs̠ va almunāẓara in this work, Risāla fī ādāb al-baḥs̠ has an important role for having a grasp of Kamālpāshāzāda’s Ḥāşiya al-Tehāfut. In this article, Risāla fī ādāb albaḥs̠ was analysed in terms of its content and manner. Finally, we appended a critical edition of the Arabic text of the epistle with Turkish.