Dergiler / Anayasa Hukuku Dergisi / 2015 / Cilt: 4 - Sayı: 7
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İÇTİHATLARINDA ETKİLİ BAŞVURU YOLU: ANAYASA MAHKEMESİ’NE BİREYSEL BAŞVURU ÇERÇEVESİNDE GÖZLEMLER
- Sayfa
- 245–259
- DOI
- —
Özet
AİHS siteminde hak ve özgürlükleri güvence altına alma yüküm- lülüğü öncelikle ulusal makamlara düşmektedir. Devletler Sözleşme hükümlerini nasıl etkili bir şekilde uygulayacaklarının yollarını kendileri tespit etmekle birlikte bu yolun hem teori hem de pratikte etkili, yeterli ve ulaşılabilir olması gerekir. AİHM anayasa mahkemelerine bireysel başvuru mekanizmalarının etkili bir yol olup olmadığını değerlendirir- ken iç hukuk yollarının etkililiğine ilişkin olarak geliştirdiği genel içtihat çerçevesinde karar vermektedir. Bir iç hukuk yolunun tüketilmesi gere- ken bir yol olduğunu ileri süren devletler bu yolun teori ve pratikte et- kili, ulaşılabilir ve ihlali ortadan kaldırmaya yeterli güvenceler sundu- ğuna dair AİHM’ni ikna etmek durumundadırlar. AİHM Hasan Uzun kararında Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruyu tüketilmesi gere- ken bir yol olarak nitelendirmiştir. AİHM bazı konularda Anayasa Mah- kemesi’ne bireysel başvuruyu etkili bir yol olarak bulabileceği gibi bazı konularda aksine değerlendirebilir. Uzun yargılamalar ile ilgili olarak Ergun ve Koç kararlarında AİHM, Anayasa Mahkemesi’nin ihlali tespit etmesi ve uygun bir tazminata hükmederek dosyayı ilgili mahkemeye göndermesi sonucu başvuru sahiplerinin artık mağdur sıfatı taşımadıkla- rına karar vermiştir. Ayrıca AİHM, Anayasa Mahkemesi’nin uzun tu- tukluluk çerçevesinde verdiği kararları değerlendirerek Ali Koçintar ka- rarında uzun tutukluluk ile ilgili başvurularda bireysel başvuru yolunu tüketilmesi gereken bir iç hukuk yolu olarak nitelendirmiş, Hebat Aslan ve Firas Aslan kararında ise bu konuda etkili bir yol olarak kabul etmiş- tir. Anayasa Mahkemesi’nin uzun yargılama ve uzun tutukluluk mese- lelerindeki kararları Strasbourg içtihatları ile uyumludur. Bununla bir- likte Türkiye’de yargının Anayasa’nın 90. maddesine rağmen, iç hukuk metinlerini Avrupa insan hakları hukuku çerçevesinde yorumlayıp uy- gulamasında sorunları olduğu açıktır. Bireysel başvuru yolu bu kısır döngüden bir çıkış yolu sunabilir.
Abstract
In the Convention system, according to the principle of subsidiarity, the protection of human rights is primarily the task of the national authorities. States choose the most effective way to protect the rights but this remedy should be effective, sufficient and accessible in theory and practice. In its decisions on the constitutional complaint mechanism, the ECHR applies the general case law on the efficiency of domestic remedies. The burden is on national governments to prove to the ECHR that the domestic remedy is efficient, accessible and constitutes a sufficient compensation to the victim. In its decision ‘Hasan Uzun’, the ECHR has recognized the constitutional complaint as a mechanism that needs to be exhausted. However, in some cases, the ECHR may hold that the constitutional complaint cannot be deemed effective. For instance, in Ergun and Koc decisions, the ECHR has ruled that the applicants can no longer be considered as victims concerning the length of procedures after the Constitutional Court’s relevant rulings on the issue. In addition, the ECHR has recognized the constitutional complaint as a remedy to be exhausted in its Kocintar decision concerning the length of detention. The Court recognized the constitutional complaint as an effective remedy in Hebat Aslan and Firas Aslan judgment. The Constitutional Court’s decisions on the length of procedure and detention are in harmony with the ECHR rulings. However, despite the Article 90 of the Turkish Constitution, problems still exist on the interpretation and application of the domestic law on the light of the Convention by the Turkish judiciary. The constitutional complaint mechanism may provide a relief from the strict application of domestic legislation.