Dergiler / Avrasya Terim Dergisi / 2016 / Cilt: 4 - Sayı: 1
İSLAM DÜŞÜNCESİNDE ERKEN DÖNEM KAVRAM ÇALIŞMALARI: CÂBİR B. HAYYAN VE KİNDÎ ÖRNEĞİ
- Sayfa
- 1–14
- DOI
- —
Özet
Bütün bilimlerde kavramlar son derece önemlidir. Kavramlar da adeta insanlar gibidir. Oluşum ve gelişim süreçleri vardır. Bazı kavramların belli dönemlerde anlam genişlemesi yaşadığına, ama zamanla tedavülden kalktığına da şahit oluruz. İslam düşüncesinin felsefi kültür ile tanıştığı erken dönemlerde (8 ve 9. yüzyıllar) Yunan felsefesinden intikal eden kavramların Arapçalaştırılıp tanımlanması önemli bir sorun idi. İslam felsefesinde bu görevi Hudûd risalelerinin üstlendiğini, hatta sonraları bir Hudûd risalesi yazmanın gelenek haline geldiğini söylemek mümkündür. Bu risâleler, bir yandan filozofun sisteminin temel kavramlarını ele verirken, diğer yandan da yazıldığı dönemin tedavülde olan kavramları hakkında fikir vermektedir. Bir kavramdaki anlam değişikliğini ya da onun zamanla kazandığı anlam genişliğini bu risaleler üzerinden takip etmek mümkün görünmektedir. Ve bu, felsefî literatür adına önemli bir kazanımdır. Hudûd risaleleri bu açıdan büyük önem arz etmektedir. Bu makalede İslam düşüncesinin erken döneminde yazılan ilk iki Hudûd risalesi; Câbir b. Hayyan ile Kindî'nin Hudûd risaleleri üzerinde durulmuştur. Öyle görünüyor ki Câbir'in Hudûd'unda "bilim adamı" ve "kimyacı" kimliği öne çıktığından, bilimsel kavramlar ve tanımları ağırlık kazanırken, "filozof" kimliği ile Kindî'de felsefî kavramlar ekseriyeti oluşturmaktadır. Bu niteliğiyle özellikle Kindî'nin Hudûd'unun felsefî kavramların İslâm dünyasında yerleşmesinde ve kullanımının yaygınlaşmasında önemli bir rol üstlendiği anlaşılmaktadır
Abstract
The concepts are very essential in all sciences. So to say, they like human beings. They go through a formation and development process. Even some concepts undergo an extension of meaning, and then fall into disuse. In the early periods of the encounter of Islamic thought with the philosophical tradition (namely, eighth and ninth century), the translation of concepts from Greek to Arabic was an important problem. It is possible to say that in Islamic philosophy, the books on Hudud carried out this task, and writing a book on Hudud became a tradition. On the one hand, these books reveal the basic concepts of philosopher's system, and on the other hand, give an idea of the concepts of that period. It seems possible to follow the semantic change or semantic extension of a concept on these books. And this is a significant gain for the philosophical literature. In this respect, books on Hudud are of capital importance. In this article, it will be discoursed books on Hudud of Jabir ibn Hayyan and al-Kindi, the first two books which were written in the early period of Islamic thought. It seems that in Jabir's Hudud, scientific concepts and definitions are prevailing because his identities as a "scholar" and "chemist" come to for in it. However, in that of al-Kindi, because of his identity as a "philosopher", philosophical concepts constitute majority. By virtue of this feature, especially Kindi's Hudud has a significant role in the process of appropriating and becoming widespread of philosophical concepts in the Muslim world