Dergiler / Anayasa Hukuku Dergisi / 2018 / Cilt: 7 - Sayı: 13
DEVLET GÜÇLERİNİN OHAL KHK REJİMİ VE 2017 ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNDEN SONRAKİ GÖRÜNÜMÜ
- Sayfa
- 21–101
- DOI
- —
Özet
FETÖ örgütünce yapılan darbe girişimi arkasından ülkede OHAL ilan edildi ve ülke OHAL KHK’leri ile yönetilmeye başlandı. AYM, daha önce sınırlarını belirlediği ve bu sınırlar dışına çıkılması halinde OHAL KHK’lerini denetleyebileceğine ilişkin yerleşik içtihadından dön- dü ve bu Kararnameleri hiçbir şekilde denetleme yetkisi bulunmadığına karar verdi. Bu karardan sonra OHAL KHK ile çok sayıda kanunda değişiklik yapıldı, aralarında iki AYM üyesinin de bulunduğu onbinlerce insanın görevine son verildi. Yüzlerce kuruluş kapatıldı. OHAL KHK rejimi altında 2017 Anayasa Değişikliği gerçekleştirildi. Bu değişiklik, aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı sistemi olarak adlandırılan bir rejim değişikliğini birlikte getirdi. OHAL KHK’leri düzenleyici işlem düzeyinde denetimsiz bir alan olarak kalmakla birlikte, AYM bir süre sonra OHAL KHK’lerinin uygulanmasıyla anayasal hak ve özgürlüklerin ihlâl edilmesi halinde bu işlemleri bireysel başvuru yoluyla denetleyebile- ceğine karar verdi. Ama, bu karar beklenen etkiyi doğurmadı. Bazı gaze- tecilerle ilgili bireysel başvurularda ihlâl kararı vermesine rağmen ilgili ağır ceza mahkemeleri bu karara karşı direndi. Bu durum ülkeyi bir yargı kaosunun içine düşürdü. AİHM’nin Türkiye’de bireysel başvuru yolu- nun etkisizliğine karar vermesine ramak kaldı. Bu krizin eşiğinden dö- nülmesi, ancak Cumhurbaşkanının Yargıtay’ın açılış yıldönümünde yap- tığı konuşma ile sağlanabildi. Böylece 2017 Anayasası ile getirilen Cum- hurbaşkanlığı sisteminde güçlerin Cumhurbaşkanına kaydığı, yapılan anayasa değişikliklerine koşut olarak somut bir olayda da fiilen kendini göstermiş oldu.
Abstract
After FETO’s failed coup attempt, Turkey declared a state of emergency and emergency decrees became the preferred instrument of governing. Constitutional Court renounced the established case-law that granted the Constitutional Court the authority to review the emergency decrees in case of an infringement of the predetermined limitations and ordered that the Constitutional Court would not have a supervisory power over the emergency decrees. After that, a number of amendments were made and tens of thousand of people including two members of the Constitutional Court were dismissed under emergency decree. Hundreds of associations across the country were shut down. The 2017 Constituti- onal Reform passed under the State of Emergency-Decree Law. This reform also brought about a regime change known as presidential sys- tem. Though State of Emergency-Decree Law remained unregulated in its rulemaking activity, the Constitutional Court later ruled that it is pos- sible to review the implementations of State of Emergency-Decree Law through individual applications on the grounds that constitutional rights and freedoms have been violated. However this decision did not produce the expected impact. Although the Constitutional Court ruled in favor of some journalists in their individual applications regarding violation, the concerned High Criminal Courts resisted against the decision. This situ- ation caused a jurisdiction turmoil in the country. The ECHR almost decided that individual application procedure in Turkey had lost its inst- rumentality. The crisis was overcome only after the President of the Re- public gave a speech on the anniversary of Supreme Court. Thereby it became apparent in a concrete situation that the presidential system int- roduced in 2017 Constitution granted sweeping powers to the president as it was evident in the amendments to the Constitution.