Dergiler / Amme İdaresi Dergisi / 2020 / Cilt: 1 - Sayı: 53

Eşitsizlik Mekânları Olarak Mahalleler ve Kadınların Kent Hakkı

Neighborhoods as Spaces of Inequality and Women’s Right to the City

Sayfa
1–35
DOI
—

Özet

Kadınların kent hakkı genelde erkekler ile kadınlar arasında var olan cinsiyet eşitsizlikleri ve kentsel mekânın erkek egemen karakteri üzerinden tartışılmaktadır. Kadınların kentsel deneyimlerini bu iki yapısal öğeden bağımsız düşünmek kuşkusuz mümkün değildir. Ne var ki, bu bakış açısı, kadınların gelir, eğitim, ırk, etnisite, dil, din gibi tabakalaşmaya sebep olan sosyo-ekonomik, kültürel ve mekânsal eşitsizlikler temelinde farklılaşmış bir grup olduğunu, deneyimlerinin, yapabilirliklerinin ve ihtiyaçlarının da bu eşitsizlikler prizmasından geçerek şekillendiğini gözden kaçırma riski taşır. Bu makale Aydın kent merkezinde gerçekleştirilmiş bir alan araştırmasının bulgularına dayanarak kadınların farklılaşan sorunlarını ve ihtiyaçlarını tespit edebilmek ve bu yönde politikalar ve hizmetler geliştirebilmek için, kadınlar arasındaki sosyo-ekonomik ve kültürel eşitsizliklere ve bu eşitsizliklerin cisimleştiği mekânlara, öncelikle de yaşam alanları olan mahallelere odaklanmak gerektiğini iddia etmektedir.

Abstract

Women’s right to the city is generally discussed in terms of gender inequalities between men and women as well as the patriarchal nature of the urban space. Of course, it is impossible to think of women’s urban experiences without considering these two structural factors. However, this perspective carries the risk of overlooking the fact that women constitute a differentiated group along socio-economic, cultural and spatial inequalities and, their experiences, capabilities and needs are shaped through the prism of these inequalities. Based on the findings of a field work carried out in Aydın city center, this article argues that in order to determine women’s differentiated problems and needs and, to develop policies and services addressing them, we must first focus on socio-economic and cultural inequalities among them and then those inequalities materialized in space, especially the spaces of everyday life, that is the neighborhood.