Dergiler / Journal of Education and Future / 2016 / Sayı: 10
Öğretmen Adaylarının Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Tutumlarındaki Farklılıklar
- Sayı
- 2016 · Sayı: 10
- Sayfa
- 1–17
- DOI
- —
Özet
Bu araştırmanın amacı öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarındaki farklılığın ve öğretmen adaylarının meslek seçimini etkileyen faktörlerin belirlenmesidir. Bu araştırma kesitsel bir çalışmaya dayanmaktadır. Tarama modeli kullanılan araştırmada nitel ve nicel verilerin birlikte toplandığı karma desen benimsenmiştir. Araştırmada nicel veriler öğretmen adaylarının mesleğe yönelik tutumlarını belirlemek amacıyla, nitel veriler ise öğretmen adaylarının meslek seçimini etklileyen faktörleri ortaya koymak amacıyla toplanmıştır. Eşzamanlı veri toplama tekniği hem nitel hem de nicel verilerin aynı anda toplanarak değerlendirilmesinde benimsenmiştir. Araştırma sonucunda öğretmen adaylarının genel olarak mesleğe yönelik oldukça olumlu bir tutuma sahip oldukları görülmüştür. Ancak öğretmen adaylarının mesleğe yönelik tutumlarında sınıf düzeyine göre özellikle birinci ve dördüncü sınıflar arasında anlamlı farklar bulunmuştur. Buna göre son sınıf öğrencilerinin tutum puanları birinci sınıf öğrencilerine göre anlamlı şekilde düşüktür. Öğretmen adaylarının tutum puanları bölümlere göre de anlamlı şekilde farklılaşmaktadır. En olumlu tutuma sahip olan gruplar sınıf öğretmenliği, sosyal bilgiler öğretmenliği ve okul öncesi öğretmenliği grupları iken en düşük tutum puanına sahip olan gruplar psikolojik danışma ve rehberlik, zihin engelliler öğretmenliği ve bilgisayar ve iletişim teknolojileri öğretmenliği gruplarıdır. Ayrıca dış motivasyon kaynaklarının kariyer seçiminde daha etkili olduğu bulunmuştur. Buna göre öğretmen eğitimi programlarının özellikle duyuşsal boyut bağlamında güçlendirilmesi ve program geliştirme sürecinde bu boyuta özellikle önem verilmesi gerekmektedir. Özellikle psikolojik danışma ve rehberlik, zihin engelliler öğretmenliği ve bilgisayar ve iletişim teknolojileri öğretmenliği programlarındaki öğrencilerin mesleğe yönelik tutumlarını olumlu yönde artırma adına gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir. Eğitim fakültelerine başlayacak olan öğretmen adaylarının mesleğe yönelik tutumlarının duyuşsal boyutta mülakat gibi yöntemlerle tespit edilmesi gerekmektedir. Öğretmen eğitimi programlarının da mesleğe yönelik tutumları özellikle duyuşsal boyutu güçlendirecek şekilde geliştirilmesinin gerekliliği açıktır. Bunun için öğretmen adaylarının mesleğe başlama kriterleri ve süreçlerinin yeniden gözden geçirilmesi ve lisans düzeyindeki bazı programlara sınırlama getirilmesi faydalı olabilecektir.
Abstract
The objective of this study is to determine the differences in the attitudes of teacher candidates towards the teaching profession and the factors that influence their career choice as a teacher. This study was based on a cross sectional design. Rational screening model was used, employing mixed methods research strategy. Quantitative instruments were used to determine the attitudes of teacher candidates towards the profession, and qualitative instruments to determine the reasons for choosing teaching as a career. In terms of mixed methods design, concurrent procedures were utilized. Teacher candidates have a moderately positive attitude towards their teaching profession. However, attitude scores of teacher candidates differed significantly in terms of their year of study and this difference was especially obvious between first and fourth graders. Attitude scores of students in their final year of study were significantly lower. Attitude scores of teacher candidates differ significantly according to their departments. The highest attitude scores are shown by CT, SST, and PT departments and the lowest scores by GPC, TMH, and CEIT. In addition, extrinsic motivators are more dominant in career choice. Teacher education programs need to be revised and developed with adequate emphasis on affective dimensions. Suitable measures will have to be taken to improve the attitudes in such programs as GPC, TMH, and CEIT. Affective dimensions, such as attitude levels of the candidates towards the teaching profession, needs to be assessed through interviews. Besides, teacher education programs need to be so revised as to include and strengthen especially the affective skills of teacher candidates. For this, the employment policy must be revised and the existing quota of some undergraduate programs will have to be curtailed.