Dergiler / Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi / 2009 / Sayı: 52

Türkiye Türkçesi ağızlarında "Alevi-Bektaşi" söz varlığı üzerine

About "Alevi-Bektaşi" related vocabulary in Turkey Turkish dialects

Sayfa
101–124
DOI
—

Özet

Türk kültürünün gür bir kolunu oluşturan Alevi-Bektaşi Türk toplulukları, daha çok Alevi, Bektaşi, Kızılbaş ve Tahtacı gibi adlarla anılıp bilinseler de gerek kendileri gerekse de Sünni Türk toplulukları tarafından verilen daha başka adlarla da anılmaktadırlar. Daha çok yöresel kalan bu adların sayısı hiç de küçümsenemeyecek ölçüdedir. Bu adların veriliş sebep ve biçimleri sadece inanç kültürümüze değil, etnolojik, sosyo-ekolojik ve demografi k yapımız, sosyal tarihimiz ile dil bilimi (ad bilimi) ile ilgili araştırmalara da katkı sağlayacak niteliktedir. Bu bildiride, Türkiye Türkçesi ağızlarına ait değişik kaynaklar taranarak elde edilen Alevi- Bektaşi anlamlı söz varlığı bir araya getirilmiş; ayrıca bunlar değişik özelliklere bağlı olarak sınıfl andırılmış, kökenleri ve dil özellikleri üzerinde de durulmuştur. Elde ettiğimiz adlık söz varlığı malzemesinin, sadece inanç kültürümüze değil, etnolojik, sosyo-ekolojik ve demografi k yapımız, sosyal tarihimiz yanında dil bilimi (ad bilimi) ile ilgili araştırmalara da katkı sağlayacağını umuyoruz.

Abstract

Generally mentioned and known with the names Alevi, Bektashi, Kızılbaş and Tahtacı etc., Alevi-Bektashi communities who constitude a rich branch of Turkish culture are mentioned with some other names given by both themselves and Sunni Turkish communities. The number of these names which mostly local is undespisable. The giving reasons and the forms of these names are qualifi ed on contributing not only to the studies on our belief culture but also to ethnologic, socioecologic , demographic structures, social history and the linguistics studies. In this communique, various sources belongs to Turkey Turkish dialects scanned and “Alevi- Bektashi” meaningful vocabulary is obtained and gathered up. Besides, these have been classifi ed according to their different features, and dwelled upon the roots and the language features too. We hope that the vocabulary material will contribute not only to our belief culture but also to our ethnologic, socioecologic and demographic structure, and the studies on our social history and linguistics (onomastics).