Dergiler / Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / 2017 / Cilt: 16 - Sayı: 4

İki "Kişilik" Düello Anayurdu; Anne Kız Çatışması Üzerine Bir İnceleme

Duel of Two Motherland; a Study of Mother Daughter Conflıct

Sayfa
1182–1196
DOI
—

Özet

Sinema tarihi başlangıcından itibaren belli başlı dramatik anlatı temsillerini içerir. Aristo'nun "Poetika"sından temellenen bu dramatik anlatılarda erkek özne konumunda ele alınır ve kadın karakter temsilleri ya erkeğin gözünden ya da erkeğin etkisinde şekillenir. Erkeğin konumlanışı aynı zamanda kadının da yaşam alanını belirler. Bu çerçeveden bakıldığında dünya sinemasındaki örneklerine benzer olarak genelde Türk Sineması tarihi, özelde ise yakın dönem Türk Sineması örnekleri çoğunlukla erkek hikâyelerine yaslanır. Dönemdaşlarının aksine Senem Tüzen'in Anayurdu adlı filmi bir yandan yaygın taşra anlatılarından farklı bir anlatımla anayurduna dönen bir kadının hikâyesini anlattığı, diğer yandan anne kız çatışmasına yer verdiği için bu çalışma kapsamında incelemeye değer bulunmuştur. Bu yaklaşımdan hareketle filmin anlatısına temel oluşturan anne-kız çatışması Carl Gustav Jung'un arketipleri çerçevesinde betimsel bir analizle incelenmektedir. Bu inceleme kapsamında çalışmanın ilk bölümünde Carl Gustav Jung'un arketiplerine ilişkin kavramsal yaklaşımına ilişkin literatüre yer verilmektedir. Çalışmanın ikinci bölümünde ise filmin hikâyesi bağlamından hareketle anne-kız çatışması Jung ve dolayısıyla arketiplerle ilişkileri çerçevesinde ortaya konulmaya çalışılmaktadır.

Abstract

Cinema has embodied certain dramatic narrative representations since the beginning of its history. In these dramatic representations which stem from Aristotle’s Poetics, male is treated as the subject and female characters take shape either via the male gaze or its influence. Also the status of the male determines living space of the female. When examined from this aspect the history of Turkish Cinema in general, like its examples in world cinema, and the recent era of Turkish Cinema in particular lean mostly on male stories. Senem Tüzen’s movie MOTHERLAND was considered suitable to be examined for this study because on one hand, the movie unlike its contemporaries tells the story of a woman who goes back to her homeland with a different narration than the prevalent rural narrative, on the other hand Tüzen includes mother-daughter conflict to the narration. Based on this approachh the mother-daughter conflict which forms a basis for the narrative of the movie is analysed within the scope of the archetypes of Carl Gustav Jung. In the first part of the study literature about conceptual approach of Carl Gustav Jung’s archetypes is presented. Based on this context, the second part presents mother-daughter conflict with its relations to Jung ergo archetypes.

Anahtar kelimeler: Türk Sineması, Taşra, Toplumsal Cinsiyet, Anne-Kız, Arketip