Dergiler / Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi / 2014 / Sayı: 70
Selçuklu ve erken Osmanlı döneminde vefâiyye tarikatı
- Sayı
- 2014 · Sayı: 70
- Sayfa
- 39–54
- DOI
- —
Özet
Türkiye Selçuklu ve erken Osmanlı devri tasavvuf düşüncesinin şekillenmesinde en belirleyici tarikatlardan birisi olan Vefâiyye XI. asırda Irakta yaşadığı bilinen Tacül-Ârifîn Seyyid Ebul-Vefâ el-Bağdâdî (ö. 501/1107) tarafından kurulmuştur. Tarikat, ilerleyen dönemde Irak, Suriye ve Anadoluyu içine alan geniş bir coğrafyada etkili olmuştur. Vefâiyye tarikatını Anadolunun bilhassa orta ve doğusundaki kısımlarda yaşayan Türkmen zümreleri arasında popüler hale getiren şahsiyet, günümüz Alevi geleneğinde de büyük saygı gören Dede Garkındır. Onun halifelerinden Baba İlyas el-Horasânî de şeyhi gibi konargöçer Türkmen ve Kürt aşiretleri arasında büyük itibar kazanmış, bununla birlikte Türkiye Selçuklu yönetimine karşı çıkardığı meşhur Babâîler İsyanı ile adını daha fazla duyurmuştur. Selçuklu yönetimini siyasi bakımdan zor durumda bırakan bu isyan kanlı bir şekilde bastırılınca, isyana katılan Vefâî dervişler de devlet tarafından sıkı bir takibata uğrayınca uç bölgelerinde bulunan, Selçuklu merkezî otoritesinin daha zayıf olduğu Türkmen beyliklerinin topraklarına kaçmışlar, faaliyetlerini bu beylikler bünyesinde sürdürmüşlerdir. Vefâîyye XIV. asırdan itibaren Osmanlı topraklarında da temsil edilmiştir. Tarikatın Osmanlı topraklarındaki ilk temsilcisi Şeyh Edebalıdır. Bu zâtın beyliğin kurucusu Osman Gazinin kayınpederi olması tarikatın Osmanlı Beyliğinin kuruluşundaki etkisini görmek açısından önemlidir. Vefâi-yye sonraki yıllarda Geyikli Baba, meşhur Osmanlı tarihçisi Aşıkpaşazâde ve onun damadı Seyyid Velâyet tarafından Osmanlı coğrafyasında temsil edilmiştir. Tarikat, tıpkı Erdebiliyye gibi başlangıçta sünnî bir karakter arz ederken, bilhassa göçebe Türkmen zümreleri arasında yayılmasından sonra gayrisünnî bir yapıya bürünmüştür. Bununla birlikte Aşıkpaşazâde ve Seyyid Velâyet örneklerinde görüldüğü üzere Osmanlı klasik döneminde hâlâ Sünnî geleneği temsil eden şeyhlerin mevcudiyeti de bilinmektedir.
Abstract
The Wafâîyya, one of the most distinctive sects in shaping the idea of Sufism during the Seljuk and early Ottoman era was found by Tâj al-Ârifîn Sayed Abul-Wafâ al-Baghdâdî known to have lived in Iraq in XI. century. The sect, in the subsequent period, was effective in a wide geographic area encompassing Iraq, Syria, and Anatolia. Dede Garkin, who is still a respected man in Alawi tradition, is the person making the Wafâîyya a popular sect in Anatolia, especially among the Turkomans living in central and eastern parts. One of his caliphs, Baba İlyas al-Horasânî have also gained great reputation among the nomadic Turkoman and Kurdish tribes as his sheikh and became more known with the notorious Babais Revolt against Seljuk State. While this revolt, leaving Seljuk in a difficult position politically, was put down gorily and Wafâî dervishes subjected to a strict prosecution by the state, they fled to the territory of Turkoman begs where the central authority was weak and continued their activities under those regions. The Wafâîyya began to be represented in the Ottoman lands from XIV. Century to XVI. Century. Sheikh Edebalı was the first representative of the sect in Ottoman lands. As Othman Begs father in law, founder of the Ottoman Empire, Sheikh Edebalı was very effective in the foundation of empire. The Wafâiyya, in the subsequent years was represented by Geyikli Baba, a famous Ottoman historian Ashik Pashazâda and his son in law Sayed Walayât in Ottoman lands. While the sect originally offered a Sunni character just like Ardabilî order, after especially spread around the nomadic Turkom- an tribes, it took a heterodoxe structure. However, as it can be seen with the samples of Ashik Pasha-zâda and Sayed Walayât, it is known that during the Ottoman classical era, there were still sheikhs representing sunni tradition.