Dergiler / Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi / 2015 / Sayı: 76

DENİZLİ TAVAS'TA BEKTAŞİ KÜLTÜRÜNÜN GÜNÜMÜZE YANSIYAN İZLERİ: TEKKE KÖYÜ ÖRNEĞİ

PRESENT TRACES OF BEKTASHI CULTURE IN TAVAS, DENİZLİ: TEKKE VILLAGE CASE

Sayfa
165–190
DOI
—

Özet

XI. yüzyılda Anadolu kapısının Türklere açılmasıyla bu bölgeye yoğun bir Türk göçü başla- mıştır. Türkmenlerin göçünün başlamasıyla Horasan tasavvuf öğretisine bağlı birçok derviş topluluğu da Anadolu’ya yönelmiştir. Düşünce dünyalarının temelini Hoca Ahmet Yesevi geleneğinin oluşturduğu bu derviş toplulukları, özellikle XIII. yüzyıldan itibaren Anadolu’da güçlü ve etkin bir Türk iskânının yaşanmasını sağlar. Ömer Lütfi Barkan’ın kendilerine “ko- lonizatör Türk dervişleri” dediği şeyh, baba, abdal lakaplı ve sufî kimlikli kişiler Türkmenle- rin Anadolu’daki iskânlarında birer sosyal-dini lider olarak görev yaparlar. Yine Menâkıb’daki kayda göre Hacı Bektâş-ı Velî, müritlerinden Sarı İsmail’i, Menteşe’ye bağlı Tavas’a gönder- miştir. Alevi-Bektaşi menkıbelerinde, mitsel anlatılarında adı sıklıkla ve saygıyla anılan Ale- vi-Bektaşi kültürünün yetkin temsilcilerinden Sarı İsmail, Denizli Tavas’ta “Anadolu’nun Türkleşme” sürecine aktif katkıda bulunur. Sarı İsmail’in türbesi, Denizli ilinin Tavas ilçesine bağlı Tekke Köy’dedir. Bugün Alevi-Bektaşilerin büyük saygı duyarak ziyaret ettikleri Tekke Köy’de, Sarı İsmail Türbesine ilaveten, Mustafa Baba ve Yaren Ali Baba Türbeleri ile temelleri geçmişe dayanan canlı bir Alevi-Bektaşî kültür alanı bulunmaktadır. Bu bağlamda yapılan çalışmada Bektaşiliğin önemli yerleşim merkezlerinden biri olan Denizli’nin Tavas ilçesine bağlı Tekke Köyü’ndeki Bektaşilik kültürü ve bu kültürün geçmişten günümüze yansımala- rı sosyo-antropolojik bir minvalde değerlendirilmektedir. Çalışmada özellikle kutsal kişiler, yer, ağaç, dağ, orman ve kadın kültleri incelenmiştir. Yapılan çalışma nitel bir çalışmadır. Araştırma sürecinde bahsi geçen yerlerde farklı tarihlerde sosyal antropolojik anlamda katı- lımlı gözlem tekniğinden yararlanılmıştır. Bunun yanı sıra, daha sağlıklı değerlendirmelerde bulunabilmek amacıyla hem görüşme tekniği kullanılmış hem de görüşmede bahsi geçen anlatımlar, bu konu ile ilgili dokümanlarla desteklenmiştir. Araştırma sürecinde 30 ayrı gö- rüşme yapılmıştır. Yapılan çalışma bazı özel günlerin ve ayinlerin dikkate alınmasını gerektir- diğinden toplam iki yıl sürmüştür. Bu görüşmelerden elde edilen bulgular, teorik bilgilerle de desteklenerek yorumlanmaya çalışılmıştır.

Abstract

In the 11th century, an intensive Turkish migration towards Anatolia began with the opening of door of Anatolia for Turks. Various dervish communities devoted to Khorasan Sufism discipline also headed for Anatolia during the migration. These dervish communities, refle- ctor of Ahmet Yesevi tradition, enabled a powerful and effective Turkish settlement especi- ally after the 13th century. These individuals called as “colonizer Turkish dervishes” by Ömer Lütfi Barkan, had Sufi identities and were titled as sheik, dada, and dervish. They served as social-religion leader in Anatolian settlement of the Turkmen. According to the records in Menakıb, the Haji Bektash Veli sent one of his followers, Sarı Ismail, to Tavas District in Menteşe. In Alevi-Bektashi anecdotes, Sarı Ismail Sultan was one of the effective representa- tives of Alevi-Bektashi culture and mythical narratives mention about him with respect. Sarı Ismail Sultan significantly contributed to the process of “Turkization of Anatolia” in Tavas, Denizli. His tomb is in Tekke village in the Tavas District of Denizli. The tomn is visited by Alevi-Bektashi community with great dignity. Besides, there is a live Alevi-Bektashi culture field dating back to old times with Mustafa Dada and Yaren Ali Dada Tombs in Tekke Village. In the conducted study, Bektashi culture and reflections of this culture from past to present in Tekke Village are discussed in socio-anthropological manner. In the study, especially sac- red persons, places, trees, mountain, forests and female cult have been examined. This study is a qualitative study. During the research process, participant observation technique was employed in social anthropological manner on aforementioned places for different dates. In addition, with a view to apply better assessment, not only interview technique is used, but also narratives used in interviews are supported by documents regarding these subjects. Du- ring the research process, 30 separate meetings were conducted. This applied study lasted a total of two years due to necessity to consider certain special occasions and ceremonies. The findings obtained from these interviews were tried to be interpreted with theoretical infor- mation support.