Dergiler / Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi / 2018 / Sayı: 85

DİASPORA İÇİNDE DİASPORA: ALMANYA ALEVİLERİ

DIASPORA WITHIN DIASPORA: GERMAN ALEVIS

Sayfa
87–102
DOI
—

Özet

Avrupa’daki Türk varlığının nasıl tanımlanabileceği konusundan hareketle son zamanlarda Türklerin “etnik azınlık” mı yoksa “diaspora” mı oldukları konusu tartışılmaktadır. Başlangıçta “misafir işçi” olarak Almanya’ya göçen Türkler içerisindeki Alevi topluluğunun kültürel ve politik konumunun ne olduğu bu tartışmanın daha da karmaşıklaşmasına neden olmaktadır. Bu çalışmada diaspora kavramı ele alınarak Almanya’da yaşamakta olan Alevi cemaati/topluluğu incelenmektedir. Bu çerçevede Almanya’daki Alevileri, ayrı bir diaspora olarak tanımlamanın kavramsal boyutlarına ve politik sonuçlarına değinilmiştir. Almanya’daki Alevi dernekleri homojen bir nitelik taşımasalar da Almanya’daki Alevilerin dernekleşme faaliyetleri ayrı bir diaspora oldukları iddiasını güçlendiren niteliktedir. Ayrıca, Almanya’daki Alevi topluluğunun ayrı bir diaspora olarak tanımlanmasını mümkün kılan politik mobilizasyonu sağlayan diğer faktörler de ele alınmıştır. Bu makale, Almanya’da Alevilerin diasporik bir topluluk olarak varlıklarını inkâr etmemekle birlikte, Alevi diasporası tanımının anlamlı olmasını sağlayan politik koşullara ve Almanya’daki Alevi varlığının bu kavram etrafında anlaşılmasının politik sonuçlarına dikkat çekmektedir. Ayrıca, Almanya’daki Türk varlığının ayrı diasporalara bölünmüş olarak ele alınmasından ziyade bir bütün olarak değerlendirilmesinin Almanya’daki Türk varlığı açısından politik ve kültürel öneminin anlaşılması gerekmektedir. Diasporadaki Türk varlığını kendi içinde daha küçük diasporalara bölmek (Alevi, Dersim diasporası vb.) yerine diasporada, “etnik azınlık” olarak haklarının, kimliklerinin savunucu ve takipçisi olmak ve de daha da önemlisi ev sahibi ülkelerin hala “yabancı işçi”, “göçmen işçi” olarak tanımladıkları Türklere uyguladıkları asimilasyona bir bütün olarak karşı çıkmak daha olumlu sonuç alınabilecek bir tercih olarak değerlendirilmiştir.

Abstract

Whether Turkish population can be defined as a “ethnic minority” or “diaspora” on the basis of how to define Turkish existence in Europe has recently been an issue of discussion. The cultural and political position of of the Alevi community, who migrated to Germany as “guest workers” with other Turkish migrants, in Turkish population in Germany further complicates the issue. In this article, Alevi community living in Germany is analyzed on the basis of the diaspora concept. Although the Alevi organizations in Germany are not homogenous, the organizational activities of Alevis strengthen the claim that Alevis form a seperate diaspora in Germany. Furthermore, other factors enabling political mobilization which are necessary for defining Alevis in Germany as a diaspora, are elaborated in the article. This study does not deny the existence of Alevis as a seperate diaspora in Germany, however, it points out that defining Alevi community as a seperate diaspora in Germany has some political and cultural consequences. Moreover, handling the Turkish existence in Germany as a totality rather than as fragmented diasporas is politically and culturally important to Turkish population in Germany. Therefore, instead of dividing The Turkish diasporic community into smaller different diasporas (such as Alevi, Dersim diaspora etc.), defending and demanding the rights unitedly as a “ethnic minority” and more importantly resisting the assimilation of Turkish people who are described as “foreign worker”, “ immigrant worker” in receiving countries, is considered as a better option for Turkish people in diaspora.