Dergiler / Journal of advanced research in natural and applied sciences (Online) / 2021 / Cilt: 7 - Sayı: 4

İş Sağlığı ve Güvenliğinde Güvenlik İkliminin Belirlenmesinde Kadercilik Algısının Rolü: Kimya Bölümü Öğrencileri Üzerine Bir Uygulama

The Role of Perception of Fatalism in Determining the Safety Climate in Occupational Health and Safety: An Application on Chemistry Department Students

Sayfa
609–620
DOI
—

Özet

Çalışma alanlarında güvenli ortamların sağlanabilmesi için gerekli olan güçlü güvenlik kültürü olumlu güvenlik iklimine ihtiyaç duyar. Olumlu güvenlik iklimi güvenlikle ilgili önlemlerin önceden alınarak örgütsel, yönetimsel ve sosyal alanlarda uygulanması ile gerçekleşir. Bu çalışmanın amacı; güvenlik ikliminin alt faktörlerinden biri olan kadercilik algısını, üniversitelerin kimya bölümünde eğitim alan lisans ve lisansüstü öğrencilerinin değerlendirmeleriyle açıklamaya çalışmaktır. Risk algısı kişinin tehlike veya riskle karşılaştığında yaralanma veya hastalanma ihtimalini düşünmesidir ve daha önce yaşanan kaza tecrübelerinden etkilenerek güvenli davranışlar geliştirmesine yardımcı olur. Kadercilik algısında ise olacakların önüne geçilemeyeceği düşüncesi ön plandadır. Akademik ortamda kullanılan laboratuvarlar öğrencilerin oluşabilecek tüm tehlike ve risklere karşı üst düzeyde önlemlerin alındığı güvenli ortamlar olmasına rağmen, öğrencilerin hazır bulunurlukları mezuniyet sonrası sanayii ve endüstride görev yapacak genç kimyagerlerin sahip oldukları güvenlik anlayışlarını ve topluma nasıl yön vereceklerini anlamak açısından önemlidir. Farklı üniversitelerin kimya bölümlerinde eğitim alan öğrencilerden güvenlik algısı kapsamında toplanan verilere kadercilik alt faktörünü açıklamak ve tanımlayabilmek için faktör analizi yapılmıştır. Öğrencilerin kadercilik davranışları arasında fark olup olmadığı Pearson korelasyon yöntemi ile test edilmiştir. Seçilen demografik faktörlerin değerlendirilmesi için tek yönlü varyans analizi (One-way ANOVA) testi kullanılmıştır. Bu çalışmada ölçülen kadercilik faktörü ortalama değeri kimya bölümü öğrencilerinin kazaları değerlendirirken kaderci bir yaklaşım izlemediklerini ve kazaların önlenmesi konusunda yönetimi ve üniversite ortamının yanı sıra kendilerini de sorumlu olarak gördüklerini göstermektedir. Ayrıca bu çalışmada kadercilik algısı bağlamında öğrencilerin eğitim gördükleri üniversitelerden bağımsız olarak ortak bir eğilim gösterdiği görülmektedir. Bu çalışmada edinilen başka bir sonuç da verilen iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılayacak yeterli seviyede olmadığıdır.

Abstract

A strong safety culture needs a positive safety climate. Positive safety climate is depending on taking precautions and applying them in organizational, administrative and social areas. The aim of this study is to explain the perception of fatalism for measuring the safety climate, with the evaluations of students who are studying in the chemistry department of universities. Risk perception is thinking of the possibility of injury or illness when the individual faced with danger and helps him develop safe behaviours by being influenced of the result of previous accident experiences. In the perception of fatalism, the idea that what will happen cannot be prevented is at the forefront. Although the academic laboratories are safe environments, the readiness of the students will show us safety perceptions of young chemists, who will work in industry, and how they will influence the society. ANOVA and a Pearson correlation were used to determine the safety behaviour and to determine whether there was a relationship between students in different universities. This study shows that the students of the chemistry department do not follow a fatalistic approach when evaluating the accidents and they see themselves as responsible for the prevention of accidents, as well as the management and the university environment. In addition, it is seen that there is loyalty among universities in the context of the perception of fatalism. Another result of this study is that the occupational health and safety trainings are not at a sufficient level to meet the needs of students.