Dergiler / Turkish Studies (Elektronik) / 2014 / Cilt: 9 - Sayı: 2

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN İSTANBUL’A İLİŞKİN ALGILARININ ŞEHİR İMAJI AÇISINDAN ANALİZİ

ANALYSING OF PERCEPTIONS OF UNIVERSITY STUDENTS IN TERMS OF THE CITY IMAGE ON ISTANBUL

Sayfa
1267–1283
DOI
—

Özet

Çalışmanın amacı üniversite öğrencilerinin İstanbul'a ilişkin farklı şehir algılarını ve şehir algılarından yola çıkarak onların çeşitli mekânsal problemlere ve şehrin geleceğine ilişkin düşüncelerini ortaya koymaktır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden olgu-bilim (fenomenoloji) deseni uygulanmıştır. Araştırmanın verileri, 2013-2014 Akademik Yılı, Güz döneminde Yıldız Teknik Üniversitesi'nin farklı fakülte ve bölümlerinde öğrenim gören 110 öğrenciden 'yarı yapılandırılmış görüşme formu' ile toplanmıştır. Görüşme kayıtlarının değerlendirilmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular kısaca şöyledir; üniversite öğrencilerinin kent algısının temel unsurlarını zengin tarihsel mekânlardan ziyade doğal unsurlar oluşturmuştur. Yine katılımcıların büyük çoğunluğu, doğal güzelliklerin ana öğesi olarak İstanbul Boğazı'na işaret etmiştir. Üniversite öğrencilerinin kentsel yaşam öğeleri içinde kalabalık, kaos, gürültü, stres gibi olumsuz kent imajı unsurları yanında; hareketlilik, kültür, gizem, üniversite, aile, fırsatlar ve çeşitlilikler gibi olumlu olarak ifade edebileceğimiz imaj unsurları yer alır. Ayrıca Boğaz Köprüsü ve trafik yoğunluğu şehir algısı içinde önemli bir yere sahiptir. Kent tarihi ile ilgili imaj unsurları içinde Kız Kulesi, Topkapı Sarayı, Galata Kulesi gibi tarihsel objeler en fazla zikredilmiştir. Üniversite öğrencileri İstanbul'un en temel problemlerini trafik, kalabalık nüfus, çevre kirliliği ve çarpık kentleşme olarak sıralamışlardır. İstanbul'un coğrafi konumunu ise en önemli avantajı olarak düşünmektedirler. Ayrıca İstanbul'un çok kültürlü yapısına vurgu yapmışlardır. Üniversite öğrencilerinin çoğunluğu Marmaray, Kanal İstanbul ve Kentsel Dönüşüm gibi şehrin geleceğini doğrudan etkileyebilecek büyük ölçekli projeler hakkında olumlu bir kanaat ortaya koyarken, yine öğrencilerin çoğunluğunun kentin geleceği konusunda olumsuz kanaatlere sahip olmaları dikkat çeken bir çelişkidir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler ilgili literatür göz önünde bulundurularak yorumlanmış; coğrafya eğitimi, algı yönetimi ve şehir planlaması alanlarına katkı sağlayabilecek öneriler sunulmuştur

Abstract

The aim of study is to present different urban perceptions of university students on Istanbul and approaches related to various spatial problems and thoughts interested in the future of urban. Phenomenology design from qualitative research designs was applied in this study. Data obtained from this study was collected using “semistructured interview form” conducted to a hundred and ten students in Yildiz Technical University, at the 2013-2014 academic year. Content analysis was used for the evaluation of interview records. The urban perceptions of university students generates natural elements rather than rich historical places. The majority of participants also pointed to the Bosporus as the main component of natural beauty. Urban living elements of university students are composed of negative city image elements as crowd, chaos, noise, stress and positive city image elements as future, mobility, culture, mystery, university, family, opportunities, diversity. Also Bosphorus Bridge and traffic density have an important place on urban perception. Maiden's Tower, Topkapi Palace, Galata Tower as historical objects are most stated in image elements related to urban history. University students prioritized Istanbul's most fundamental problems as traffic, crowded, pollution and unplanned urbanization. They also stated the geographical position as most important advantage. Additionally, they emphasized the multicultural feature of Istanbul. The majority of university students reacted positively the large-scale projects as Marmaray, Canal Istanbul and Urban Transformation. But, they reacted negatively about the future of city. This is an important contradiction. As a result, the collected data was interpreted by considering the relevant literature, and some suggestions related with stakeholders were presented