Dergiler / İDEALKENT / 2015 / Cilt: 6 - Sayı: 15

Türkiye’nin Değişen Vatandaşlık Rejimi ve Emek Göçü

Turkey`s Changing Citizenship Regime and Labor Migration

Sayfa
172–197
DOI
—

Özet

Türkiye’nin sınırları dışından göçmen alma deneyimi 1990’lara kadar Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkanlar ve Kafkasya’daki eski topraklarından gelen göçmenlerin iskân edilmesiyle şekillenmiştir. 1990’lardan itibaren ise farklı kimliklere sahip göçmen grupların, Asya, Orta Doğu ve Afrika’nın çeşitli ülkelerinden gelerek, iş piyasalarına girdikleri ve Türkiye’ye yerleşmeye başladıkları görülmektedir. Bu iki dönemdeki göçmen deneyimlerini göçmenleri “kimliklerine” göre kategorize eden vatandaşlık ve göç rejimleri yoğun bir biçimde belirlemiştir. Vatandaşlık ve göç rejimindeki 2000’li yıllardaki yeniliklerle birlikte ise, geleneksel olarak makbul kimlikten farklı kimliğe sahip yabancı göçmenlerin de belirli haklara ulaşması mümkün hale gelmiştir. Ne var ki yeni yasalar kimlikler açısından görece daha kapsayıcı olmalarına rağmen göçmenler arasında iş piyasalarının etkilerine dayanan ayrımcılık ve farklılıklar yaratmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye’deki vatandaşlık ve göç rejiminin yabancı göçmenlerin deneyimlerine etkilerinin sadece “kimlikleri” üzerinden değil aynı zamanda “sınıfsal” konumları ile de yakından ilişkili olduğunu iddia edilmektedir. Son yirmi yıldır artan bir şekilde yabancı göçmenlerin devlet ile temaslarının biçimi hem emek piyasalarındaki konumlarından etkilemekte hem de bu konumlarını doğrudan etkilemektedir. Konuyla ilgili akademik yazına ve alan çalışmalarına dayanılarak geliştirilmiş tartışma vatandaşlık ve göç rejimlerinin göçmenlere “sınır”, “emek piyasaları” ve “vatandaşlık” alanlarında etkilerini irdelemektedir.

Abstract

Historically the international immigration experience of Turkey has been shaped by the settlement of immigrants who came from the former lands of Ottoman Empire. From the 1990s on, immigrants having different identities from the different countries of Asia, Middle East and Africa started migrating to Turkey, incorporating into the labor markets, and settling permanently. In these two different periods, the experiences of immigrants were mostly shaped by the citizenship and immigration regimes that categorize immigrants based on their supposed identity. With the changes in the citizenship and immigration regimes after 2000s, it became possible that immigrants who have different identities from the traditional understanding of acceptability could gain some legal rights. However, although these new laws are more inclusive in terms of identity, they created new discrimination and differences in the labor markets. This article argues that the immigrants experiences were not only related to their identities but also to their class positions. In the last two decades, the mode of interactions of immigrants with Turkish state is affected by their labor markets positions, and these interactions affect directly their positions. By drawing on the existing academic literature and fieldworks, the impacts of citizenship and immigrant regimes on the immigrants and their strategies are analyzed in the domains of “border”, “labor markets” and “naturalization”.

Anahtar kelimeler: Türkiye, Yabancı Göçmenler, Vatandaşlık Rejimi, Sınıf, Kimlik