Dergiler / Turkish Studies (Elektronik) / 2013 / Cilt: 8 - Sayı: 12
İSLÂM HUKUKUNDA UNUTMANIN EDÂ EHLİYETİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
- Sayfa
- 979–988
- DOI
- —
Özet
Ehliyet, haklara sahip olup onu kullanma ve sorumluluk altına girip bunun gereklerini yerine getirebilme yeteneğidir. Ehliyet ikiye ayrılmaktadır: İnsaniyet vasfının gerektirdiği fıtrî haklara sahip olma ve sorumlulukların sübutu vücûb ehliyeti (hak ehliyeti) olarak isimlendirilmektedir. Sorumluluklarla mükellef olup, sahip olunan hakları bizzat kullanabilme yeterliliği ise edâ ehliyeti (fiil ehliyeti) olarak isimlendirilmektedir. Herkes, farklı nitelikte de olsa mutlaka ehliyete sahiptir. Vücûb ehliyeti, hak ve yükümlülükler konusunda sınırlı ölçekte kişinin yeteneğini ifade eder. Edâ ehliyeti ise, kişinin Allah'a karşı sorumlulukları ile insanlara karşı hak ve sorumluluklarını yerine getirmesinde yeterli olup, hukuken meşru fiil yapabilme yeteneğini ifade eder. Edâ ehliyetine sahip olunduktan sonra ortaya çıkan ve adına "ehliyet arızaları" denilen engeller sebebiyle edâ ehliyetinde daralma ya da onu tamamen kaybetme söz konusu olabilmektedir. Ehliyet ârızaları semavî ve kesbî olmak üzere ikiye ayrılır. Semavî ehliyet ârızaları; çocukluk, delilik, ateh, unutma, uyku, bayılma, kölelik, marazu'l-mevt, hayız, nifas ve ölümdür. Kesbî ehliyet ârızaları ise; cehalet, sefeh, sarhoşluk, hezl (şaka), hata, sefer, ikrahtır. Unutkanlık, akılda var olan bir bilgiyi, hatırlama gücüne normalde sahip olan bir kimsenin hatırlayamamasıdır. Unutkanlık, uyku ve bayılmadan farklı hüküm ve nitelik taşımaktadır. Fıkıh kitaplarında unutmanın hükümlere etkisini gösteren birçok fıkhî hüküm bulunmaktadır. Unutan kişilere kolaylık hükümleri getirilirken, alacaklı olup da borçlusunun unutkanlığı sebebiyle hak kaybına uğrayanların hakları da korunmuştur. Unutmanın uhrevî sorumluluğu kaldırması, İslâm'ın insanın yaratılış özelliklerini dikkate alan fıtrî bir din olduğunu göstermesi açısından da önemlidir
Abstract
Legal capacity (ahliyyah) is the ability to acquire rights and exercise them and to accept duties and perform them. Legal capacity is divided into two types. Capacity to receive or inhere rights and obligations, referred to as ahliyyah al-wujūb (the capacity for acquisition), and capacity for the active exercise of rights and obligations, which is referred to as ahliyyah al-adā' (the capacity for execution or performance of duties). Every person is endowed with legal capacity of kind or another. The capacity for acquisition is the ability of the individual to receive rights and obligations on a limited scale. The capacity for execution, enables to fulfil rights and obligations to effect valid acts and transactions and full responsibility toward God and his fellow human beings. The causes affecting capacity are found in those factors that prevent capacity for acquisition and capacity for execution from taking full effect. The existence of these factors may result in the total absence of capacity or in deficient or incomplete capacity. Natural causes of defective capacity: childhood, insanity, dementia, forgetfulness, menstruation, puerperium, death. Forgetfulness, is status in which a person is not very careful about things though he has full knowledge of them, as distinguished from sleep and fainting in which such knowledge is lacking