Dergiler / Journal of Islamicjerusalem Studies / 2019 / Cilt: 19 - Sayı: 3

19. YÜZYIL SONUNDA FİLİSTİN’DE ARAP-YAHUDİ KARŞILAŞMASININ BİR İNCELEMESİ: KOMŞUDAN HASIMA DÖNÜŞÜMÜN TARİHSEL SOSYOLOJİSİ

An Analysis of Palestinian-Jewish encounters in 19th century Palestine: the historical sociology of the transformation from “neighbour” to “belligerent rival”

Sayfa
293–316
DOI
—

Özet

Filistin 19. yüzyıldan itibaren sosyo-ekonomik ve demografik dönüşümler yaşamaya başlamıştır. Filistin’e Yahudi göçlerinin başladığı I. Aliya burada yeni bir Yahudi topluluğunun yaratılması için atılmış ilk adımdır. 1882 yılındaki ilk karşılaşmalarından sonra aynı topraklarda yaşamaya başlayan Araplar ve Yahudilerin ilişkileri 1904 yılında başlayan II. Aliya’dan itibaren yeni bir aşamaya girmiştir. Giderek mülksüzleşen ve kendi toprağında yabancı duruma düşen Arapların, Filistin’de toprak sahibi olarak zenginleşen ve kalıcı bir unsur haline gelen Yahudiler karşısında dezavantajlı konuma düşmesi ve bunun neticesinde mahrumiyet hissiyatına düşerek, Yahudilerin varlığından, kendi varoluşlarının devamına yönelik bir korku duymaya başlaması Filistin’de çözümlenemeyen bir belirsizlik durumu meydana getirecektir. Bu aynı zamanda orada yaşayan Arapların gelmekte olan Yahudilerin niyetlerini sorgulayarak, yaşamlarındaki bu hızlı dönüşümde onların payının ne olduğuna dair soruların sorulduğu bir sürecin başlangıcına da tekabül eder. Cevap ise henüz muğlaktır. Yahudiler hummalı bir şekilde toprak alımı, moşava inşası ve toprağı işlemekle meşgulken yerli halkın gözünde nasıl karşılanmaktaydılar? İlk karşılaşmalar nasıl bir intiba uyandırmıştır? Bu arka plan ışığında çalışmada 19. Yüzyılın son çeyreğinden itibaren Osmanlı Filistin’ine başlayan Yahudi göçleriyle beraber Filistin’de toplumsal yapının nasıl dönüştüğü analiz edilmekte, bu dönüşümdeki aktörlerin ve politikaların neler olduğu ortaya koyulmakta ve yerli halk Araplar ile göçmen topluluk Yahudilerin tarihsel süreçte birbirleriyle geliştirdikleri ilişkilerin izleri sürülmektedir. Böylelikle bugün halen çözülmemiş olan Filistin-İsrail sorununun köklerine yönelik tarihsel sosyolojik bir yaklaşım geliştirilmesi amaçlanmaktadır.

Abstract

Palestine has begun to witness socio-economic and demographic transformations as of the 19th century. The onset of the Jewish immigration with the 1st Aliyah was a first step on the way of the creation of a Jewish community there. After the first encounter in 1882, the Jews and Arabs began to live together on the same soil but their relations would enter to a new phase as of the 2nd Aliyah. The Arabs have gradually become dispossessed from and alienated to their own land; hence they have become disadvantaged vis-à-vis the Jews who were prospering via becoming the landowners and thus a permanent element of Palestine. In consequence the Arabs have entered into a deprival situation and begun to feel an existential threat. This feeling of threat and fear would generate a situation of unresolvable uncertainty. This step corresponded as well to the beginning of a process during which the Arabs would question the intentions of the incoming Jews and their share in the rapid transformation on their lives. The answer was still ambiguous. How were the Jews received by the Arabs while they endeavoured buying land, building moshavas and were busy with cultivating the land? What was the impression of the first encounters? Within this background, this study aims to analyse how the social structure of Palestine has been changed with the Jewish Aliyahs. This study further seeks to reveal the roles of the actors and their impact on this transformation. To this end, the relationship developed between the indigenous Arabs and immigrant Jews is examined. Thereby, the roots of the Israeli-Palestinian question could be introduced via the historical sociological approach.

Anahtar kelimeler: I. Aliya, II. Aliya, İşçi Siyonizmi, Tarihsel Sosyoloji, filistin-İsrail sorunu