Dergiler / Turkish Studies (Elektronik) / 2015 / Cilt: 10 - Sayı: 2

ZORUNLU GÖÇÜN MEKÂNSAL ETKİLERİ VE YEREL HALKIN ALGISI; KİLİS ÖRNEĞİ

SPATIAL EFFECT OF FORCED MIGRATION AND PERCEPTION OF LOCAL COMMUNITY; CASE OF KİLİS

Sayfa
101–122
DOI
—

Özet

Göç bazen isteğe bağlı bir şekilde gerçekleşirken (sosyo-ekonomik kaygılar), bazen ise zoraki nedenlerden (savaş, doğal afet, siyasi baskılar vb.) dolayı meydana gelen bir süreci ifade eder. Göç, aslında bir sorun değil, var olan bir sorunun çözümüne yönelik olan bir adım olarak düşünülebilir. Bu çalışmada Suriye'de meydana gelen siyasi ve toplumsal krizin etkisiyle meydana gelen göçlerin bir kentin kimliğini nasıl etkilediği araştırılmıştır. Aynı zamanda bu göçlerin mekânsal yapıyı nasıl şekillendirdiğini ortaya koymak ve kentin ilk sahiplerinin, yeni gelen göç akımlarına/göçmenlere yönelik algılarını tespit etmek amaçlanmıştır. Bu bağlamda Kilis kentinde göçle gelen sığınmacıların mekânsal etkileri ele alınmış ve bu etkiler karşısında kentte yaşayan Kilislilerin bunlara yönelik reaksiyonları ve bu göçten sonra meydana gelen kültürel etkileşim ortaya konulmuştur. Yaşanan bu göç sürecinin daha önceleri, Kilisliler tarafından olumlu karşılandığı ve kent sakinlerince bu sığınmacılara yardımcı olunması gerektiği yönünde bir kanaat olmuşken, son zamanlarda göçün önüne geçilemeyen bir sayıya ulaşmasından dolayı bu algı yerini sığınmacılara yönelik olumsuz düşüncelere sığınmacılar ile ilgili görsel ya da yazılı medyada çıkan olumsuz haberler bazı kentlerde çeşitli suç olaylarına, bazı Suriyeli sığınmacıların katılmaları yerel halk tarafından, Suriyeli sığınmacılara karşı olumuz yargıların oluşmasına sebep olmuştur. Bütün bu yaşananlar Kilis kentinde yaşayan yerel halk için sığınmacılara yönelik tutumun değişmesine ve buradaki insanların sığınmacılara karşı tepkili yaklaşmalarında etkili olmuştur

Abstract

The fact that Kilis is a city where people who escaped from the political crisis/war that broke out in Syria take refuge in has ascribed a different meaning to the city in this sense; and in this respect, it was aimed to determine spatial influences of the migration that took place and the perception it invoked among the people. Both quantitative and qualitative research techniques were used in the study. However, this study is mainly an example of a case study, which is a qualitative research technique. Moreover, content analysis was applied in order to reveal the concepts and relations that can explain the data collected with regard to the study. When examined the results obtained in the study, it was concluded that the refugees had both positive and negative reflections on the economic and social-cultural structure in the city. In this respect, a significant revival has occurred in the estate market, in addition to the cultural interaction (language, food culture, etc.) that has taken place in the city. Besides these, the high number of refugees has resulted in low wages in the labor market and people’s being concerned for inability to find a job. Also, the results derived include the fact that a perception has emerged among married women concerning that their marriage lives are under threat