Dergiler / Mesned İlahiyat Araştırmaları Dergisi / 2014 / Cilt: 5 - Sayı: 2

Mâturîdî Âlimlere Göre İlhamın Bilgi Kaynağı Olması Sorunu

Sayfa
129–146
DOI
—

Özet

Hanefi-Mâturîdî âlimlere göre ilham, nazar ve istidlale başvurmadan kalbe gelen bilgidir. Bubilgi Allah’ın rahmetinden lütfünden olduğu gibi şeytanın vesvesesi ve nefsin hevâsından kaynaklanabilir.Nitekim Şems Suresi 8. ayette insana gelen ilhamın “fücûr” da takva da olabileceği açıkça beyanedilmektedir. Bu sebeple ilham yolu ile elde edilen bilgi doğru da olabilir, yanlış ta olabilir. Ayrıcakalbe gelen bilginin rahmânî mi şeytânî mi olduğunu kesin olarak bilmek de mümkün değildir. Bundandolayı Mâturîdî âlimlere göre ilham, zan ifade eder ve bilgi elde etmenin yollarından kabul edilmez.İmam Mâturîdî, Ebü’l-Yüsr Pezdevî, Ebu’l-Muîn Nesefî, Ömer Nesefî ve Alauddin Semerkandigibi Hanefî âlimler ise naklin yanı sıra akla, istidlâle ve ilme büyük önem vererek, ilhamı kesinliklebilgiye ulaşmanın yolu kabul etmemişlerdir. Ayrıca ilhamın kötüye kullanılmasına engel olmaya çalışmışlarve Müslümanları bu konuda uyarmışlardır. Nitekim başta İmam Mâturîdî olmak üzere bütünHanefi-Mâturîdî âlimler, ilim elde etmenin yollarını Havassı hamse, Doğru Haber ve akıl ile istidlalolarak kabul etmişlerdir. İlhamı ise bilgiye ulaşma yolları arasında saymamışlardır. Mâturîdîliğingörüşlerini özetleyen Ömer Nesefî de Akâidü’n-Nesefiyye adlı eserinde açıkça “İlham, bilgi elde etmeninyollarından değildir” demektedir. Bu makalede, İmam el-Mâturîdî’den başlayarak Hanefî-Maturidîâlimlerin ilham hakkındaki görüşleri tarihi sıraya göre ortaya konulup, analiz edilecektir.

Anahtar kelimeler: İmam Mâturîdî, Ömer en-Nesefî, ilham, Akâidü’n-Nesefiyye ve bilgi.