Dergiler / Uluslararası Yönetim Akademisi Dergisi / 2026 / Cilt: 9 Sayı: 2

Mukaddesatçılık Düşüncesinde Ayasofya Sembolizmi: Ayasofya Hitabesi Üzerine Bir Değerlendirme

The Symbolism of Hagia Sophia in Mukaddesatçılık Thought: An Analysis of the Ayasofya Hitabesi

Sayfa
1–1

Özet

Bu çalışma, Türkiye’nin modernleşme sürecinde siyasal sembollerin oynadığı kurucu rolü Ayasofya örneği üzerinden analiz etmeyi amaçlamaktadır. Ayasofya; Doğu Roma İmparatorluğu, Osmanlı Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti dönemleri boyunca geçirdiği kimlik değişiklikleriyle sadece mimari bir yapı olmanın ötesine geçmiş, farklı ideolojik fikriyatların meşruiyet devşirdiği bir ‘bellek mekânı’ haline gelmiştir. Çalışma kapsamında, mukaddesatçı düşüncenin en önemli figürlerinden Necip Fazıl Kısakürek’in ‘Ayasofya Hitabesi’ başlıklı metni değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda; Necip Fazıl’ın Ayasofya’yı tarihsel bir ‘emanet’, ‘vasiyet’ ve ‘fetih sembolü’ olarak kurguladığı, bu sembol üzerinden keskin bir ‘biz’ ve ‘öteki’ inşası gerçekleştirdiği saptanmıştır. Bu çalışma, Ayasofya’nın Cumhuriyet’in sekülerleşme politikaları ile mukaddesatçı kesimin tarihsel iade talepleri arasında stratejik bir mücadele alanı olarak işlev gördüğünü ortaya koymaktadır. Sonuç olarak Ayasofya, Türkiye’deki siyasal sembolizmin ve kimlik mücadelelerinin merkezinde yer alan dinamik bir araç olarak güncelliğini korumaktadır.

Abstract

This study aims to analyze the foundational role of political symbols in Türkiye's modernization process, using the example of Hagia Sophia. Throughout its history, from the Eastern Roman Empire and the Ottoman Empire to the Republic of Türkiye, Hagia Sophia has undergone significant identity changes, transcending being merely an architectural structure and becoming a 'space of memory' from which various ideological ideologies have derived legitimacy. The study evaluates Ayasofya Hitabesi, a text by Necip Fazıl Kısakürek, one of the most important figures in the religious-conservative movement. The evaluation reveals that Necip Fazıl conceptualized Hagia Sophia as a historical 'trust,' 'testament,' and 'symbol of conquest,' constructing a sharp 'us' and 'other' through this symbol. This study demonstrates that Hagia Sophia functions as a strategic battleground between the Republic's secularization policies and the religiously conservative segment's demands for historical restoration. In conclusion, Hagia Sophia remains relevant as a dynamic tool at the center of political symbolism and identity struggles in Türkiye.

Anahtar kelimeler: Siyasal Sembolizm, Necip Fazıl Kısakürek, Ayasofya, Kimlik İnşası