Dergiler / Uluslararası Yönetim Akademisi Dergisi / 2026 / Cilt: 9 Sayı: 2

Kamu Yönetiminin Felsefi Kökleri: Mill ve Marx Perspektifinden Devlet, Bürokrasi ve Kamu Politikası Sınırları

The Philosophical Roots of Public Administration: The Limits of State, Bureaucracy, and Public Policy from the Perspectives of Mill and Marx

Sayfa
1–1

Özet

Siyaset felsefesi ve kamu yönetimi teorileri arasındaki ilişki özellikle özgürlük, devlet ve bürokrasi ekseninde süregelen tartışmaların tam olarak merkezinde yer almaktadır. Bu bağlamda John Stuart Mill ve Karl Marx, sundukları birbirine zıt normatif çerçeveler itibariyle modern devlet anlayışının şekillenmesinde iki temel kutbu temsil etmektedir. Bu çalışmanın amacı; devlet, bürokrasi ve kamu politikası sınırlarını, Mill ve Marx’ın özgürlük ve demokrasiye dair düşünceleri üzerinden analiz etmektir. Çalışma klasik politik teorilerin modern kamu yönetimi pratiklerindeki izlerini sürmesi açısından önem taşımaktadır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi benimsenmiş olup, her iki düşünürün eserleri ve teorik yaklaşımları karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Elde edilen analiz sonucunda Mill’in "zarar ilkesi"ne dayanan liberal bireyciliğinin, günümüzde Yeni Kamu İşletmeciliği gibi piyasa odaklı yönetsel akımların felsefi altyapısını oluşturduğu; buna karşın Marx’ın sınıf temelli devlet eleştirisinin ise kamu yönetimindeki eleştirel yaklaşımların temel argümanlarını beslediği ve meşruiyet krizlerine dair açıklayıcı bir çerçeve sunduğu tespit edilmiştir.

Abstract

The relationship between political philosophy and public administration theories lies at the center of ongoing debates, particularly within the axis of freedom, the state, and bureaucracy. In this context, John Stuart Mill and Karl Marx represent two fundamental poles in shaping the modern understanding of the state through the contrasting normative frameworks they offer. This study aims to analyze the boundaries of the state, bureaucracy, and public policy through Mill’s and Marx’s perspectives on freedom and democracy. This study is significant as it traces the influence of classical political theories on modern public administration practices. A qualitative research method was adopted, and the works and theoretical approaches of both thinkers were examined through a comparative perspective. The analysis concludes that Mill’s liberal individualism, based on the "harm principle," constitutes the philosophical infrastructure of market-oriented managerial trends such as New Public Management (NPM); conversely, Marx’s class-based critique of the state nourishes the fundamental arguments of the critical approaches in public administration and offers an explanatory framework for legitimacy crises.

Anahtar kelimeler: Özgürlük, Devletin Sınırları, Bürokrasi, Marx, Mill