Dergiler / Kutadgubilig: Felsefe Bilim Araştırmaları / 2024 / Cilt: 0 Sayı: 49
Alexandre Koyré’de Bilimin Gelişimsel Sürecinde “Düşüncenin Birliği” Kavramı
- Sayfa
- 133–145
- DOI
- —
Özet
Alexandre Koyré bilimin gelişimsel sürecinin salt bilimsel düşünce ve deneylerin birikerek ilerlemesi gibi sığ düşüncelerle anlatılamayacağını vurgular, ayrıca bilimsel ilerlemenin bilimde devrim niteliğinde temele alınan metafiziksel inançların yaptığı düşüncedeki devrimlerle ve dönüşümlerle mümkün olacağını öne sürer. Koyre,́ bilimin gelişimsel sürecinde ortaya çıkan bu dönüşümü “düşüncenin birliği” kavramıyla açıklar ve bilimin ilerlemesinde bu düşüncenin temel rolüne değinir. Ona göre bilimsel teorileri içinde yer aldıkları tarihsel bağlamlarında anlamak, bulunduğu zaman içerisinde olayların nasıl görüldüğünü ve tarihsel koşullar tarafından koşullandırılmış olan diğer inançlar kompleksinin arasında yer alan inançları görme meselesidir. Dolayısıyla düşüncenin birliği kavramıyla, bilimsel inançlarla felsefi inançlar arasında karşılıklı bir ilişkinin olduğunu ortaya koyar. Koyré bunun en açık örneğini geleneksel “kozmosun” aşamalı olarak çözülmesi olarak anlattığı bilimsel devrimde gösterir; bu değişimi anlamak için deney tek başına yeterli değildir, uzayın geometrileştirilmesi gerekir. Bu ise ona göre metafiziksel bir dönüşümdür. Koyré’ye göre Aristoteles geleneği, Bruno, Galileo ya da Descartes, bilimsel değil ama felsefi, metafizik ya da dini olan uzay anlayışlarıyla bağlantılı çok çeşitli argümanlar ortaya koyar. Bu bağlamda Koyré on yedinci yüzyıl bilim devriminin yalnızca metodolojik bir devrim değil aynı zamanda bilimin “algılanma biçiminde” bir devrim olduğunu “düşüncenin birliği” kavramıyla açıklar. Kapalı Dünyadan Sonsuz Evrene adlı eserinde bilimsel devrimin önemli sacayaklarından biri olan uzay hakkında söz konusu olanın yalnızca metodolojik bir devrim değil aynı zamanda bilimin algılanma biçiminde de bir devrim olduğunu gösterir, sonuç olarak tek başına deneyin bilimsel ilerleme için yeterli olmadığını, buna ek olarak metafiziksel/felsefi bir dönüşüm olması gerektiğini öne sürer.
Abstract
Alexandre Koyré emphasizes that the developmental process of science cannot be explained with shallow ideas such as the accumulation and progress of scientific thought and experiments; he also argues that scientific progress is possible through revolutions and transformations in thought made by the metaphysical beliefs that are taken as the basis of revolution in science. Koyré explains this transformation in the developmental process of science with the concept of “unity of thought” and emphasizes the fundamental role of this idea in the progress of science. According to him, understanding scientific theories in their historical contexts is a matter of seeing how events were seen in the time in which they took place, and of seeing beliefs among a complex of other beliefs conditioned by historical circumstances. Therefore, with the concept of the unity of thought, he demonstrates that there is a reciprocal relationship between scientific beliefs and philosophical beliefs. Koyré shows the clearest example of this in the scientific revolution, which he describes as the gradual dissolution of the traditional “cosmos”; experiment alone is not enough to understand this change, it requires the geometrization of space. According to him, this is a metaphysical transformation. According to Koyré, the Aristotelian tradition, Bruno, Galileo or Descartes put forward a wide variety of arguments linked to conceptions of space that are not scientific but philosophical, metaphysical or religious. In this context, Koyré argues that the seventeenth-century scientific revolution was not only a methodological revolution but also a revolution in the way science was “perceived”.