Dergiler / Marmara Türkiyat Araştırmaları Dergisi / 2023 / Cilt: 10 Sayı: 2

Çağdaş Tarih Yazınında Karabağ Hanlığı Tarihinin Paradigmaları Üzerine

On the Paradigms of the History of the Garabagh Khanate in Modern Historiography

Sayfa
582–597
DOI
—

Özet

Makalede, Karabağ Hanlığı’nın önemi, fethi ve inkirazı meselelerinin modern araştırmacıların eserlerinde tarihçilik açısından analizi sunulmaktadır. Karabağ Hanlığı'nın stratejik konumu, keza arazisinde beş melikliğin mevcut olması gerçeği, modern tarihçilikte esaslı şekilde gerek Çarlık Rusya’sının Güney Kafkasya politikasında Hanlığın yerinin, gerekse Hanlığa yönelik işğalçi planlarının gerçekleştirmesinde kullandığı çeşitli yöntemlerinin araştırılmasına yol açmıştır. Modern tarihçiler, Çarlık Rusya’sının, Osmanlı ve Kaçar devletlerine karşı kalkan misali bir tampon devlet oluşturmak planının uygulanmasında Karabağ Hanlığı'nın öncelik haiz ettiğini tespit etmekteler. Çarlığın uyguladığı iskân politikası sonucunda Karabağ'da meydana gelen etno-demografik değişimler, bu bölgenin Rusya için stratejik önemini ortaya koymağın yanı sıra Karabağ'daki Ermenilerin sayısını artırarak burada kendi Hıristiyan istinadgahı oluşturmayı hedefleyen politikanın asıl amaçları hususunda araştırmacıların ortak görüşler tahsil ettiklerini gözlemlemeyi mümkün kıldı. Aynı zamanda modern tarihçilerinin makalede ele alınan çalışmalarında bu konuya konjonktür tutumlardan arınmış yeni bir yaklaşımın ortaya koyulduğu tespit edilmiş, Rusya'nın sürekli ilgi odağında olan Karabağ Hanlığı'nı, ve genellikle Güney Kafkasya'nın tamamını işğali etmek için ihtiyarında olan her yöntemi kullanmasını ortaya çıkarılmıştır. Mevzuubahis konunun çeşitli yönleriyle yeni bir ışık altında incelenmesi yüzyıllardır süren Azerbaycan-Ermeni çatışmasının çözümünde yeni bir adım olabilir Ve bu açıdan Karabağ Hanlığı'nın yerinin belirtilen dönemde Azerbaycan-Rus ilişkileri sisteminde araştırılmasına ilişkin modern araştırmacıların yaptıkları katkı gayet büyük önemi haizdir. Bugün Güney Kafkasya'da, ezcümle Karabağ'da meydana gelen devletlerarası ve etnik gruplar arası çatışmalar geçmişin izlerini taşıyor ve bu konunun araştımacılar tarafından ele alınması güncel olmağın yanı sıra, Ermenistan'ın Karabağ’a iddialarının temelsiz olmasını göz önüne seriyor. Aynı zamanda bu çalışmalar Azerbaycan dışında da Karabağ sorununa ilişkin bilgilerin derinleşmesine katkı sağlamaktalar.

Abstract

This article offers a historiographical analysis of the conquest and dissolution of the Karabagh Khanate as depicted in the works of contemporary researchers. The strategic location of the Karabagh Khanate, along with the presence of five melikdoms within its borders, has led modern historiography to emphasize the Khanate’s significance in Tsarist South Caucasian policy. Furthermore, it highlights the diverse methods employed by Russia to realize its aggressive plans for the Karabagh Khanate. Researchers widely concur on the coerced signing of the Kurakchay treaty by the Karabagh ruler. The examination of the conditions of the Kurakchay treaty and the abolition of the Karabagh khanate illustrate the purposeful nature of the Russian government’s policy. A pivotal aspect of this policy was Tsarism’s resettlement strategy, which resulted in ethno-demographic changes in Karabagh. These demographic shifts underscore the region’s strategic importance to Russia and reflect a consensus among most scholars regarding the policy’s objective: increasing the Armenian population in Karabagh to establish a Christian Church. Consequently, the contemporary historians’ works considered in this article introduce a fresh perspective on this topic, free from opportunistic notions, and illuminate the essence of Russia’s politics in the Karabagh Khanate. They reveal that, in its pursuit to control this region, which consistently held Russia’s attention, as well as the entire South Caucasus, Russia employed all available means. This reevaluation of various aspects of the issue could potentially contribute to the resolution of the longstanding Azerbaijani-Armenia conflict. The ongoing interstate and interethnic conflicts in the South Caucasus, particularly in Karabagh, carry historical baggage, and the authors’ exploration of this topic not only remains pertinent but also debunks Armenian claims to Karabagh. Additionally, these works enhance global understanding of the Karabagh issue beyond Azerbaijan.

Anahtar kelimeler: İbrahim Halil Han, Karabağ Hanlığı, Karabağ meliklikleri, Kürekçay anlaşması, Hıristiyan faktörü, tasfiye