Dergiler / Balkan Araştırmaları Dergisi / 2010 / Cilt: 1 Sayı: 2
AVRUPA BİRLİĞİ’NİN İSTİKRAR VE ORTAKLIK POLİTİKASINI ÖNCELEYEN DÖNEMDE ARNAVUTLUK’UN DEMOKRATİKLEŞME VE DIŞA AÇILMA SÜRECİ
- Sayfa
- 97–134
- DOI
- —
Özet
Arnavutlar, nüfusunun önemli bir kısmı Balkanlar bölgesindeki çeşitli devletler arasında dağılmış bir halktır. Soğuk Savaş boyunca, kendilerini dünyanın diğer uluslarından soyutlayan komünist yöneticilerin buyruğu altında yaşamışlardır. Soğuk Savaşın bitimi ve bölgedeki diğer komünist rejimlerin çöküşü ile birlikte Arnavutluk da, hızlı bir değişim sürecinin içine girmiş, özellikle bölgede nüfuzunu yaymaya başlayan ABD ve Avrupa Birliği’nin önemsediği ülkelerden biri haline gelmiştir. Millenium ile birlikte ülke yeni Batılılaşma, ya da diğer deyişle demokratikleşme ve modernizasyon safhasına girmiştir. Başlarda söz konusu hedefleri gerçekleştirmek için gerekli ivme sağlanamamış olsa da en azından pazar ekonomisine geçiş ve geniş özelleştirme hareketleri sayesinde yabancıların ve sermayelerinin dikkatini çekmeyi başarmıştır. Bununla birlikte, yargı, idare ve modernleşmenin tamamlayıcı parçaları niteliğindeki siyasal kurumlar ile ilgili reformlar ise hala ele alınmayı beklemektedir. Arnavutluk’un demokratikleşme sürecinde iç ve dış etkenler birlikte önemli rol oynamıştır. Bunun yanında coğrafi yakınlık Arnavutluk ve Avrupa Birliği’nin birbirlerine ilgilerini karşılıklı bir şekilde arttırmıştır. Her ne kadar başlarda AB ülkenin modernleştirilmesi sürecinde kendinden beklenen rolü tam olarak oynayamamışsa da, özellikle Kosova krizinden sonra bölgedeki tecrübelerinden çıkardığı dersler ışığında bölge ve bu ülke adına daha anlamlı politikalar üretmeye başlamıştır. Böylelikle, zamanla Avrupa Birliği, ülkenin demokratikleşmesi ve ekonomik kalkınmasında, diğer hiçbir ülke ile kıyaslanmayacak biçimde başat bir aktör haline gelmiştir. Bu çalışma Avrupa Birliği’nin belirli politikalarını önceleyen dönemde ülkenin kendi çabalarıyla yürütmek istediği demokratikleşme sürecini ele almaktadır.
Abstract
Albanians are Balkanic people whose important portion have scattered throughout the region. With the Cold War Albanians had to live within a country which had isolated itself under its communist rulers from the rest of the world. However, after the Cold War following the collapse of the communist regimes in the region, Albania also underwent outstanding changes with the increasing attention and interests of the Western powers, primarily US and the European Union. With the new millennium the country entered into a phase of Westernization, in other words, democratization and modernization. Although the anticipated impetus of reform has not been acquired so far, at least with the introduction of the market economy and widespread privatization foreign capital has been lured to the country and a considerable economic development gathered its pace. On the other side, the complementary part, i.e., reform in the judiciary, administration as well as political institutions are waiting their turn to be materialized yet. In the democratization of Albania external as well as internal elements played important roles. Geographical proximity has rendered the European Union to show interest to the country and vise versa. Although, in initial phases the European Union could not play a decisive role in the course of the modernization of the country, yet after extracted lessons from its former experiences, it devised more constructive policies toward the region and the country. Hence, over time, the European Union has become the major actor in the democratization and economic development of the country, surpassing any other state having interest on Albania. This study is the spontaneous democratization process the country underwent before the European Union designed specific policies relating the region.