Dergiler / Tarih İncelemeleri Dergisi / 2016 / Cilt: 31 - Sayı: 2

Nuran Şahin, Antik Dönemde Anadolu’da Kadın, Ege Üniversitesi Yayınları, İzmir, 2013, XIII+346 Sayfa, ISBN: 978 975 483 979 1.

Nuran Şahin, Antik Dönemde Anadolu’da Kadın, Ege Üniversitesi Yayınları, İzmir, 2013, XIII+346 sayfa, ISBN: 978 975 483 979 1.

Sayfa
648–651
DOI
—

Özet

Ege Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nuran Şahin’in Edebiyat Fakültesi yayını olarak Ege Üniversitesi Basımevi’nden çıkarılan “Antik Dönemde Anadolu’da Kadın” adlı yapıtında, yazarın da “Sunuş” kısmında da belirttiği üzere, Anadolu kadınının doğumu ile başlayan yazgısından, ölümüne değin süren uzun soluklu yaşam serüvenindeki sosyo-kültürel, ekonomik ve politik statüsünün irdelenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda araştırmada Anadolu kökenli arkeolojik malzemenin yanı sıra epigrafik ve numismatik malzemeden de yararlanılmıştır. Ancak Arkaik ve Klasik dönemlere ait bilgilerin az olması nedeniyle, Şahin’in de belirtmiş olduğu üzere, çalışmada ağırlıklı olarak Hellenistik ve Roma Dönemi verileri kullanılmıştır. Öte yandan antik yazarların günümüze ulaşan eserlerinde Anadolu kadını konusundaki bilgiler de yetersiz olduğundan sıklıkla Atina ve Sparta toplumlarındaki kadınla ilişkili yazınsal kaynaklardan yararlanılmıştır. Böylece Ege’nin iki yakasındaki kadınların bir tür karşılaştırmasının yapıldığı, her kadının kendi yaşamından bazı kareleri –ev hanımı, entelektüel kadın [Sappho], yönetici kadın [II. Artemisia]- ya da erkek egemen toplumun kadına biçtiği rollerden birini –sadık eş [Penelope], aldatan kadın [Helena], günah keçisi [Pandora]- bulacağı güzel bir yapıt ortaya çıkmıştır.Pişmiş toprak kadın figürinlerinin kapak yapıldığı kitap (ki yazarın verdiği bilgiye göre Antandros Kazı Arşivi’ndendir), yaşam kaynağı torunu Alyssa Ece’ye ithaf ettiği “İç Kapak”, “İçindekiler” ve “Kadınım” şiirinden sonra yazarın antik ve modern dünya ile ülkemizdeki kadın çalışmaları hakkında kısa bilgiler verdiği üç sayfalık “Sunuş” ile başlamaktadır. Daha sonra ise “Pandora ve Günah Keçisi Kadın” (s. 1-5) başlıklı kısım gelmektedir. Yazar bu bölümde Homeros’ta kadının yeri ve konumu belirtilmesine karşın, ilk kadın Pandora’nın Batı Anadolu kökenli Hesiodos’ta göründüğüne değinmektedir. Ozanın “Theogonia” adlı eserinde Pandora’nın soyundan gelen kadın ile ilgili dizelerden örneklere yer verilmektedir. Yine bu bölümde ilk kıtalar (Asya-Avrupa) savaşı olan Troia Savaşı’nın günah keçisi olan Helena, Homeros, Euripides ve Romalı ozan Ovidius’un eserlerinden örneklerle ele alınmaktadır.Şahin, “Kadının Oikos (Ev) Yaşamı” (s. 7-12), “Kadının Sosyal Konumu” (s. 13-28), “Köle ve Kutsal Köle Olarak Kadın” (s. 29-32) kısımlarında erkek egemen toplumda kadının konumunu dikkate alarak genel değerlendirmelerde bulunmaktadır.Yazar, Antik Dönemde Anadolu’da Kadın’ın ilerleyen kısımlarında kadının dünyasını derinlemesine incelemektedir:“Fahişelik” (s. 33-44) başlığı altında Atinalı devlet adamı yasa koyucu Solon’un aile kuramına ve ahlaka yönelik yasalarında kadını iki gruba ayırarak; erdemli (iyi) ve erdemsiz (kötü) olarak belirlediğine değinilmektedir. Atina vatandaşının eşi olan (sözde) özgür kadın “erdemli”, bunun dışında kalan ve yoksulluk ya da kölelik nedeniyle fahişe olanlar ise “erdemsiz” kadındır. Daha sonra, dört grup altında irdelenen antik dönemin kadın fahişeleri, “Metoikoi (Göçmenler)”, “Pornai (Profesyoneller)”, “Hetairoi (Eskort Kadınlar)” ve “Kutsal Fahişelik” başlıklarıyla ayrıntılı olarak anlatılmaktadır.“Kadın ve Evlilik” başlığı altında; “Kutsal Evlilik (Hieroi Gamos)”, “Vatandaş İle Yabancı (Metoikos) Evliliği”, “Pallake (Pallakis, Pallakides) İle Evlilik”, “Cinsel İlişki ve Kirlilik”, “Hieros Gamos Bayramları” anlatılmaktadır (s. 45-73).“Kadın ve Boşanma” başlığı altında ise apoleipsis (erkeğin, kadını boşaması) ve apapompe (kadının, erkeği boşaması) şeklinde iki farklı boşanma konusu kısaca anlatılmaktadır. Erkeğin boşanma isteminde hiçbir formaliteye gereksinim olmamasına karşın, kadının apopompe (boşanma) talep etmesi durumunda yasal bazı formaliteler vardı. Kadın, yasal açıdan ehliyetsiz sayıldığı için, boşanma durumunda yetersiz kişilerin yasal koruyucusu olan arhonta başvurmakla zorunlu idi (s. 75-76).“Kadın ve Miras” (s. 77-78) adlı başlık altında Arkaik Yunan, Sparta, Girit ve Anadolu’daki kadınların, bir başka deyişle Ege’nin iki yakasındaki kadınların var olan miras hakkı aktarılmaktadır.“Kadın ve Çocuk” başlığı altında ise “Gebelik”, “Doğum”, “Kısırlık”, “Düşük”, “Gebelikten Korunma”, “Kürtaj”, “Menopoz” konuları ayrıntılı olarak verilmektedir (s. 79-102). Örneğin “Kürtaj” alt başlığında; doğum kontrolü gibi, kürtajın da görevi çocuk doğurmak olan evli kadına yasaklanmış olmasına karşın yasa ile belirlenmemiş olduğuna değinilmektedir. Kadın, kocasının izni ile köle kadın da efendisinin izni ile kürtaj yaptırabilirdi. Dinsel açıdan da kürtaj olabilmek için “şekillenmiş” ve “şekillenmemiş” embriyon süreci önemliydi.“Kadın ve Güzellik” başlında, Homerik Dönem’in kadın – erkek güzelliğine bakışında erkek güzelliği, doğal güzellik olarak yorumlanırken, kadın güzelliği, süs ve makyaj ile elde edilen bir güzellik olarak görülmekteydi. Bu bağlamda kadın güzelliği ve bunun olmazsa olmazı olan makyaj ve giysiler gibi konular ele alınmaktadır.Daha sonraki “Çocuk ve Eğitim” adlı başlık altında ise Hellen eğitim sisteminin yanı sıra Anadolu’da özellikle Batı Anadolu’da Teos kentindeki eğitim gören çocuklar ele alınmaktadır (s. 113-123).“Kadın Ozanlar: Sappho ve Diğerleri” (s. 125-129) adı altında; Antik dünyanın en ünlü kadın ozanlarından biri olan Sappho ile birlikte Ege ve Batı Anadolu’da yetişmiş olan diğer bazı kadın ozanların varlığına dikkat çekilmektedir. Sappho dışında varlığı bilinen ancak eserlerinin tümüne yakını kayıp olan diğer bazı kadın ozanlar şunlardır: Lesboslu Gorgo ve Andromeda; Sappho’nun öğrencisi olduğu ileri sürelen Erinna (ya da Erinne); Erinna; Miletoslu lyrik kadın ozan Anaktoria; Kolophonlu lyrik ozan Gorgyla; Miletoslu diğer kadın ozan Aspasia; Samoslu kadın ozan Philainis ve son olarak da Smyrnalı ozan Aristodama.Bilindiği üzere, Lesboslu Sappho’nun eşcinsel olduğu gerçek bir kanıdır ve eşcinsel kadınlar Lesboslu anlamına gelen Lezbiyen ya da Sapphik sıfatları ile nitelendirilmektedirler. Bu bağlamda “Eşcinsellik” başlığı altında “Lesbiye

Abstract

Ege Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nuran Şahin’in Edebiyat Fakültesi yayını olarak Ege Üniversitesi Basımevi’nden çıkarılan “Antik Dönemde Anadolu’da Kadın” adlı yapıtında, yazarın da “Sunuş” kısmında da belirttiği üzere, Anadolu kadınının doğumu ile başlayan yazgısından, ölümüne değin süren uzun soluklu yaşam serüvenindeki sosyo-kültürel, ekonomik ve politik statüsünün irdelenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda araştırmada Anadolu kökenli arkeolojik malzemenin yanı sıra epigrafik ve numismatik malzemeden de yararlanılmıştır. Ancak Arkaik ve Klasik dönemlere ait bilgilerin az olması nedeniyle, Şahin’in de belirtmiş olduğu üzere, çalışmada ağırlıklı olarak Hellenistik ve Roma Dönemi verileri kullanılmıştır. Öte yandan antik yazarların günümüze ulaşan eserlerinde Anadolu kadını konusundaki bilgiler de yetersiz olduğundan sıklıkla Atina ve Sparta toplumlarındaki kadınla ilişkili yazınsal kaynaklardan yararlanılmıştır. Böylece Ege’nin iki yakasındaki kadınların bir tür karşılaştırmasının yapıldığı, her kadının kendi yaşamından bazı kareleri –ev hanımı, entelektüel kadın [Sappho], yönetici kadın [II. Artemisia]- ya da erkek egemen toplumun kadına biçtiği rollerden birini –sadık eş [Penelope], aldatan kadın [Helena], günah keçisi [Pandora]- bulacağı güzel bir yapıt ortaya çıkmıştır. Pişmiş toprak kadın figürinlerinin kapak yapıldığı kitap (ki yazarın verdiği bilgiye göre Antandros Kazı Arşivi’ndendir), yaşam kaynağı torunu Alyssa Ece’ye ithaf ettiği “İç Kapak”, “İçindekiler” ve “Kadınım” şiirinden sonra yazarın antik ve modern dünya ile ülkemizdeki kadın çalışmaları hakkında kısa bilgiler verdiği üç sayfalık “Sunuş” ile başlamaktadır. Daha sonra ise “Pandora ve Günah Keçisi Kadın” (s. 1-5) başlıklı kısım gelmektedir. Yazar bu bölümde Homeros’ta kadının yeri ve konumu belirtilmesine karşın, ilk kadın Pandora’nın Batı Anadolu kökenli Hesiodos’ta göründüğüne değinmektedir. Ozanın “Theogonia” adlı eserinde Pandora’nın soyundan gelen kadın ile ilgili dizelerden örneklere yer verilmektedir. Yine bu bölümde ilk kıtalar (Asya-Avrupa) savaşı olan Troia Savaşı’nın günah keçisi olan Helena, Homeros, Euripides ve Romalı ozan Ovidius’un eserlerinden örneklerle ele alınmaktadır.Şahin, “Kadının Oikos (Ev) Yaşamı” (s. 7-12), “Kadının Sosyal Konumu” (s. 13-28), “Köle ve Kutsal Köle Olarak Kadın” (s. 29-32) kısımlarında erkek egemen toplumda kadının konumunu dikkate alarak genel değerlendirmelerde bulunmaktadır.Yazar, Antik Dönemde Anadolu’da Kadın’ın ilerleyen kısımlarında kadının dünyasını derinlemesine incelemektedir:“Fahişelik” (s. 33-44) başlığı altında Atinalı devlet adamı yasa koyucu Solon’un aile kuramına ve ahlaka yönelik yasalarında kadını iki gruba ayırarak; erdemli (iyi) ve erdemsiz (kötü) olarak belirlediğine değinilmektedir. Atina vatandaşının eşi olan (sözde) özgür kadın “erdemli”, bunun dışında kalan ve yoksulluk ya da kölelik nedeniyle fahişe olanlar ise “erdemsiz” kadındır. Daha sonra, dört grup altında irdelenen antik dönemin kadın fahişeleri, “Metoikoi (Göçmenler)”, “Pornai (Profesyoneller)”, “Hetairoi (Eskort Kadınlar)” ve “Kutsal Fahişelik” başlıklarıyla ayrıntılı olarak anlatılmaktadır.“Kadın ve Evlilik” başlığı altında; “Kutsal Evlilik (Hieroi Gamos)”, “Vatandaş İle Yabancı (Metoikos) Evliliği”, “Pallake (Pallakis, Pallakides) İle Evlilik”, “Cinsel İlişki ve Kirlilik”, “Hieros Gamos Bayramları” anlatılmaktadır (s. 45-73).“Kadın ve Boşanma” başlığı altında ise apoleipsis (erkeğin, kadını boşaması) ve apapompe (kadının, erkeği boşaması) şeklinde iki farklı boşanma konusu kısaca anlatılmaktadır. Erkeğin boşanma isteminde hiçbir formaliteye gereksinim olmamasına karşın, kadının apopompe (boşanma) talep etmesi durumunda yasal bazı formaliteler vardı. Kadın, yasal açıdan ehliyetsiz sayıldığı için, boşanma durumunda yetersiz kişilerin yasal koruyucusu olan arhonta başvurmakla zorunlu idi (s. 75-76).“Kadın ve Miras” (s. 77-78) adlı başlık altında Arkaik Yunan, Sparta, Girit ve Anadolu’daki kadınların, bir başka deyişle Ege’nin iki yakasındaki kadınların var olan miras hakkı aktarılmaktadır.“Kadın ve Çocuk” başlığı altında ise “Gebelik”, “Doğum”, “Kısırlık”, “Düşük”, “Gebelikten Korunma”, “Kürtaj”, “Menopoz” konuları ayrıntılı olarak verilmektedir (s. 79-102). Örneğin “Kürtaj” alt başlığında; doğum kontrolü gibi, kürtajın da görevi çocuk doğurmak olan evli kadına yasaklanmış olmasına karşın yasa ile belirlenmemiş olduğuna değinilmektedir. Kadın, kocasının izni ile köle kadın da efendisinin izni ile kürtaj yaptırabilirdi. Dinsel açıdan da kürtaj olabilmek için “şekillenmiş” ve “şekillenmemiş” embriyon süreci önemliydi.“Kadın ve Güzellik” başlında, Homerik Dönem’in kadın – erkek güzelliğine bakışında erkek güzelliği, doğal güzellik olarak yorumlanırken, kadın güzelliği, süs ve makyaj ile elde edilen bir güzellik olarak görülmekteydi. Bu bağlamda kadın güzelliği ve bunun olmazsa olmazı olan makyaj ve giysiler gibi konular ele alınmaktadır.Daha sonraki “Çocuk ve Eğitim” adlı başlık altında ise Hellen eğitim sisteminin yanı sıra Anadolu’da özellikle Batı Anadolu’da Teos kentindeki eğitim gören çocuklar ele alınmaktadır (s. 113-123).“Kadın Ozanlar: Sappho ve Diğerleri” (s. 125-129) adı altında; Antik dünyanın en ünlü kadın ozanlarından biri olan Sappho ile birlikte Ege ve Batı Anadolu’da yetişmiş olan diğer bazı kadın ozanların varlığına dikkat çekilmektedir. Sappho dışında varlığı bilinen ancak eserlerinin tümüne yakını kayıp olan diğer bazı kadın ozanlar şunlardır: Lesboslu Gorgo ve Andromeda; Sappho’nun öğrencisi olduğu ileri sürelen Erinna (ya da Erinne); Erinna; Miletoslu lyrik kadın ozan Anaktoria; Kolophonlu lyrik ozan Gorgyla; Miletoslu diğer kadın ozan Aspasia; Samoslu kadın ozan Philainis ve son olarak da Smyrnalı ozan Aristodama.Bilindiği üzere, Lesboslu Sappho’nun eşcinsel olduğu gerçek bir kanıdır ve eşcinsel kadınlar Lesboslu anlamına gelen Lezbiyen ya da Sapphik sıfatları ile nitelendirilmektedirler. Bu bağlamda “Eşcinsellik” başlığı altında “Lesbiy