Yapay Zeka Hızlı Bakış & Çıkarımlar
AI InsightYapılan analizler sonrasında örgütsel sessizlik ile işten ayrılma niyeti arasında pozitif yönlü zayıf bir ilişki; işten ayrılma niyeti ile örgütsel sessizlik arasında pozitif yönlü zayıf bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.
📌 3 Maddede Bu Makale
Özet
Bu araştırmada örgütsel sessizliğin akademisyenlerin işten ayrılma niyetlerine etkisi incelenmiştir. Örgütsel sessizlik, etkin iletişimi engelleyen ve çalışanlar arasındaki ilişkiler ve etkileşimin kalitesini bozan zararlı bir tutum olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle örgütsel sessizlik, örgütün ciddi sorunlarla uğraştığı durumlarda çok az şey yapma veya söyleme gibi çalışanlar genelinde bir olguyu ifade etmektedir. Çalışmada “Niceliksel Neden-Sonuç İlişkisine Dayalı İlişkisel Tarama Yöntemi” kullanılmıştır. Araştırmanın veri toplama aracı olarak belirlenen ankette; ilk bölümde “Demografik Bilgi Formu”, ikinci bölümde “Örgütsel Sessizlik Ölçeği” ve üçüncü bölümde “İşten Ayrılma Niyeti Ölçeği” yer almıştır. Bu kapsamda çalışanın evreni İstanbul ilinde Vakıf Üniversitelerinde çalışan toplam 20.462 akademisyendir. Yapılan analizler sonrasında örgütsel sessizlik ile işten ayrılma niyeti arasında pozitif yönlü zayıf bir ilişki; işten ayrılma niyeti ile örgütsel sessizlik arasında pozitif yönlü zayıf bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca örgütsel sessizlik ve işten ayrılma niyeti ile cinsiyet, yaş, aynı kurumda çalışma süreleri, meslekteki çalışma süreleri, unvan, genel duygu durumları ve yaşam memnuniyeti durumları açısından katılımcılar arasında farklılık olduğu sunucuna ulaşılmıştır.
Abstract
This study examines the effect of organisational silence on academics’ intentions to leave their jobs. Organisational silence is regarded as a harmful attitude that hinders effective communication and undermines the quality of relationships and interactions among employees. Consequently, organisational silence refers to a phenomenon observed across the workforce, such as doing or saying very little when the organisation is facing serious problems. The study employed the “Quantitative Causal-Effect-Based Correlational Survey Method”. The questionnaire, designated as the data collection tool for the research, comprised a “Demographic Information Form” in the first section, the “Organisational Silence Scale” in the second section, and the “Intention to Leave Scale” in the third section. In this context, the study population consists of a total of 20,462 academics working at foundation universities in the province of Istanbul. Following the analyses, a weak positive relationship was found between organisational silence and intention to leave; a weak positive relationship was also found between intention to leave and organisational silence. Furthermore, it was found that there were differences among participants regarding organisational silence and intention to leave in terms of gender, age, length of service at the same institution, length of service in the profession, job title, general emotional state, and life satisfaction.