Yapay Zeka Hızlı Bakış & Çıkarımlar
AI InsightBulgular, UH’nin çoğunlukla etik bir ilke olmaktan ziyade hukuki bir yükümlülük olarak yorumlandığını göstermektedir.
📌 3 Maddede Bu Makale
Özet
Genel Veri Koruma Tüzüğü (GVKT), Unutulma Hakkı’nı (UH), bireylerin belirli koşullar altında kişisel verilerinin silinmesini talep etme hakkı olarak tanımlar. Bu hak, bireysel özerklik ve kişisel bilgi üzerinde kontrol gibi temel etik ilkeleri yansıtsa da uygulanması blokzincir sistemlerinde önemli zorluklar doğurmaktadır; çünkü değiştirilemezlik bu sistemlerin temel bir tasarım özelliğidir. Bu durum, etik, teknik ve yönetişimle ilgili gerilimler yaratmaktadır. Bu çalışma, UH ile blokzincir teknolojileri arasındaki ilişkiyi inceleyen akademik literatürü, özellikle etik meseleler bağlamında sistematik olarak gözden geçirmektedir. PRISMA 2020 Sistematik İnceleme ve Meta-Analiz yönergeleri izlenerek, 3 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirilen kapsamlı literatür taraması sonucunda 46 hakemli çalışma analize dahil edilmiştir. Seçilen çalışmalar dört araştırma sorusu çerçevesinde incelenmiştir: (1) UH’nin kavramsallaştırılması, (2) blokzincir değiştirilemezliğinden kaynaklanan etik çatışmalar, (3) önerilen çözümler ve (4) mevcut sınırlılıklar ve araştırma boşlukları. Bulgular, UH’nin çoğunlukla etik bir ilke olmaktan ziyade hukuki bir yükümlülük olarak yorumlandığını göstermektedir. En sık vurgulanan etik sorun, değiştirilemez kayıt yapıları ile veri silme gereklilikleri arasındaki çatışmadır. Önerilen çözüm yaklaşımları arasında gizlilik-odaklı tasarım, zincir dışı veri depolama, hash tabanlı referanslama ve düzenlenebilir blokzincir mekanizmaları yer almaktadır. Ancak hukuki belirsizlikler, ölçeklenebilirlik ve birlikte çalışabilirlik sorunları ile yönetişim sorumluluklarının net olmaması gibi önemli zorluklar devam etmektedir. Genel olarak bu inceleme, blokzincir sistemlerinde UH’nin etik boyutuna dair mevcut araştırmaları yapılandırılmış bir şekilde sentezleyerek, gelecekteki araştırmalar, sistem tasarımı ve düzenleyici politika geliştirme süreçleri için önemli çıkarımlar sunmaktadır.
Abstract
The General Data Protection Regulation (GDPR) defines the Right to Be Forgotten (RTBF) as the right of individuals to request the deletion of their personal data under certain conditions. While this right reflects key ethical principles such as autonomy and control over personal information, its implementation poses significant challenges in blockchain systems, where immutability is a core design feature. This tension creates ethical, technical, and governance-related concerns. This study systematically reviews the academic literature on the relationship between RTBF and blockchain technologies, with a particular focus on ethical issues. Following the PRISMA 2020 guidelines for Systematic Reviews and Meta-Analyses, a comprehensive literature search conducted on January 3, 2026 resulted in the inclusion of 46 peer-reviewed studies. The selected studies were analyzed based on four research questions addressing: (1) the conceptualization of RTBF, (2) ethical conflicts arising from blockchain immutability, (3) proposed technical and governance-oriented solutions, and (4) existing limitations and research gaps. The findings indicate that RTBF is predominantly interpreted as a legal obligation rather than an ethical principle. The most frequently identified ethical challenge concerns the conflict between immutable ledgers and data deletion requirements. Proposed mitigation strategies include privacy-by-design approaches, off-chain data storage, hash-based referencing, and redactable blockchain mechanisms. However, significant challenges remain, including legal uncertainty, scalability and interoperability limitations, and unclear governance responsibilities. Overall, this review provides a structured synthesis of existing research, contributing to a deeper ethical understanding of RTBF in blockchain systems and offering insights for future research, system design, and regulatory policymaking.