Yapay Zeka Hızlı Bakış & Çıkarımlar
AI InsightYüzyıl Becerileri Yeterlilik Algısı Ölçeği ve Öğretme-Öğrenme Anlayışları Ölçeği ile elde edilen sonuçlar, geleceğin öğretmenlerinin genel olarak 21. yüzyıl becerileri konusunda kendilerini yeterli gördüklerini ve yapılandırmacı öğretme-öğrenme anlayışını benimsediklerini ortaya koymuştur.
📌 3 Maddede Bu Makale
Özet
21. yüzyıldaki teknolojik ilerlemelerin ve toplumsal değişimlerin ortaya çıkardığı ihtiyaçlar, bireylerin problem çözme, iş birliği, iletişim, dijital okuryazarlık ve eleştirel düşünme gibi becerilerle donanmasını kaçınılmaz hale getirmiştir. Bu çalışma, eğitim fakültesinde öğrenim görmekte olan öğretmen adaylarının 21. yüzyıl becerileri yeterlilik algıları ile öğretme-öğrenme anlayışları arasında var olan ilişkiyi incelemekte olan tez çalışmasından elde edilen verilerle oluşturulmuştur. Araştırmanın örneklemi, Batı Karadeniz’deki bir üniversitenin sınıf öğretmenliği ve fen bilimleri öğretmenliği bölümlerinde eğitim gören 319 öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırmada kullanılan 21. Yüzyıl Becerileri Yeterlilik Algısı Ölçeği ve Öğretme-Öğrenme Anlayışları Ölçeği ile elde edilen sonuçlar, geleceğin öğretmenlerinin genel olarak 21. yüzyıl becerileri konusunda kendilerini yeterli gördüklerini ve yapılandırmacı öğretme-öğrenme anlayışını benimsediklerini ortaya koymuştur. Cinsiyet, sınıf düzeyi ve bölüm gibi değişkenler açısından istatistiğe ilişkin olarak anlamlı farklılıklar belirlenmiş; özellikle üst sınıflarda okuyan eğitim fakültesi öğretmen adaylarının daha yüksek yeterlilik algısına sahip oldukları belirlenmiştir. Bu araştırmanın bulguları, sınıf öğretmenliği ve fen bilimleri öğretmenliği bölümlerinde öğrenim gören öğretmen adaylarından, sınıf düzeyi değişkeni açısından incelendiğinde, 2. ve 4. sınıf öğrencilerinin daha yüksek yeterlilik algılarına sahip olduklarını ortaya koymuştur. Yapılandırmacı öğretme-öğrenme anlayışının eğitim fakültesi öğretmen adaylarının 21. yüzyıl becerilerine olan katkısı önemli bir bulgu olarak öne çıkmıştır. Öğretmen adaylarının 21. Yüzyıl becerilerinin geliştirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca, eğitim fakültesi öğretmen adaylarının kişisel ve mesleki gelişimlerinin desteklenmesi için çeşitli eğitim politikalarının uygulanması önerilmektedir.
Abstract
In the 21st century, emerging technologies and rapid social transformations have necessitated that individuals be equipped not only with academic knowledge but also with essential skills such as problem-solving, collaboration, communication, digital literacy, and critical thinking. This study examines the relationship between pre-service teachers’ perceptions of 21st-century skills and their teaching-learning approaches. The sample consists of 319 pre-service teachers enrolled in the elementary education and science education departments of a university located in the Western Black Sea region of Turkey. Data were collected using the 21st Century Skills Competency Perception Scale and the Teaching-Learning Approaches Scale. The findings reveal that pre-service teachers generally perceive themselves as competent in 21st-century skills and predominantly adopt a constructivist teaching-learning approach. Statistically significant differences were observed based on gender, grade level, and department, with second- and fourth-year students demonstrating higher competency perceptions. A key finding of the study is the positive contribution of constructivist approaches to the development of 21st-century skills. The study emphasizes the need for enhancing teachers’ competencies in these areas and recommends the implementation of educational policies that support the personal and professional development of pre-service teachers.