Journals / ISGUC The Journal of Industrial Relations and Human Resources / 2003 / Cilt: 5 Sayı: 2
"Bilgi Toplumu"nun Getirdikleri Ve Türkiye
- Pages
- 1–1
- DOI
- —
Özet
le belirtmek gerekirse bu üretim biçiminin temel özellikleri şunlardır: (Allen, s.185) 1. Standart parçaların birleştirilmesi, özel amaçlı makinaların kullanımı, işgücünün vasıf yönünden fragmantasyonu ve montaj hattı. 2. Büyük hacimli kitle üretimi yoluyla sağlanan ölçek ekonomileri, 3. Gümrük duvarları yoluyla korunan pazarlarda, uzun süreli standart mal üretimi, 4. Büyük fabrikalarda yarı vasıflı kitle işçileri ile yüksek ücretli işçilerin konsantrasyonu, 5. Merkezi yönetim tarafından karakterize edilen, işin örgütlenmesinin hiyerarşik ve bürokratik biçimi, 6. Arz, talep ve refah dengeleri ve Keynezyen politikalar tarafından düzenlenen ulusal devlet ekonomilerinin yönetimi, 7. Kitle üretimi ve kitle tüketimi arasında bağlantının mevcudiyeti. 1970'li yıllar Dünyada genel ekonomik krizle birlikte Taylorist/Fordist kitle üretiminin de krize girdiği yıllardır. Bilindiği gibi kitle üretiminin varlığını sürdürebilmesi standart tüketim kalıpları ve istikrarlı pazarların mevcudiyeti ile yakından ilgilidir. Ayrıca kitle üretiminde pazarlar hem kitle olarak üretilmiş mallar için yeterli, hem de büyük ölçekli firmaların maliyetlerini amorti edebilmesi için istikrarlı olmalıdır. 1970'li yıllara değin gerek ulusal gerekse uluslararası piyasalar kitle üretimi için oldukça müsait olmuştur. Bu dönemde uygulanan Keynezyen politikalarla desteklenen "refah devleti" uygulamaları piyasaları genişleterek kitle üretimi için oldukça uygun bir ortam sağlamıştır. (Lovemen, s.2) Yukarıda belirtilen tarihten sonra ise piyasalarda genel bir istikrarsızlık görülmeye başlanmıştır. Ayrıca giderek ucuzlayan teknoloji küçük ve orta ölçekli firmalara geçmişten farklı olarak, büyükler karşısında rekabet edebilme şansı vermesi piyasalarda rekabetin daha çok kızışmasına ve dolayısıyla kitle üretiminin de daha çok krize girmesine yol açmıştır. Ayrıca rekabetin arttığı bu dönemde giderek daha çok seçeneğe sahip hale gelen tüketici de daha fazla kırılgan hale gelmiştir. Dolayısıyla esnekliği olmayan, büyük stoklarla çalışan dev firmalar, talepleri kısa sürede değişen oldukça nazlı tüketicilerden oluşan istikrarsız piyasalarda eski avantajlarını kaybederek yaşam mücadelesi vermeye başlamışlardır. Bunun yanı sıra 70'li yılların sonundan itibaren bazı ülkelerin, talebi canlandırmayı öngören Keynesyen politikalardan sıkı para politikasını öngören Friedmancı politikalara yönelmiş olmasının da etkisiyle talepte daralmaların ortaya çıkması kitle üretiminin çok daha olumsuz etkilenmesine yol açmıştır.Özellikle petrol fiyatlarının artışı devletlerin sosyal refah harcamalarını kısmalarına yol açmıştır. Kitle üretiminin çözülmesinde yukarıda anılan faktörlerin dışında teknolojik gelişmenin çeşitliliği ve "sipariş usulü çalışma"yı ucuzlatmış olması kitle üretiminin avantajlarını ortadan kaldırmıştır. Bunun yanı sıra geçmişte kitle üretiminin rasyonel örgütlenmesi olarak kabul edilen katı bürokratik yapılanmalar yeni toplumun ve ekonominin gereksinimlerine cevap veremez olmuştur. Bir diğer ifade ile 70'lerdeki petrol krizi aynı zamanda eski endüstri toplumunun da ölümü anlamına gelmektedir BİLGİ ÇAĞININ İŞYERİ Eğer fax-e.mail kullanıyorsanız, enformasyon toplumunda bir ayak parmağınız vardır Eğer www(internet) kullanıyorsanız, enformasyon toplumda bir ayağınız vardır Eğer networkler (bilgisayar ağları)ile çalışıyor, öğreniyor ve meslektaşlarınızla haberleşiyorsanız, O zaman enformasyon toplumundasınızdır. Özellikle 1970'li yıllardan itibaren artan rekabet ortamında faaliyette bulunan işletmeler yeniden yapılanma sürecine girmişlerdir. Çünkü kitle üretimi için gerekli olan piyasalar büyük ölçüde doyma sürecine girmiş ve rekabet son derece şiddetlenmiştir. Yine ucuzlayan ve yaygınlaşan teknolojiler sayesinde kitle iletişim araçlarında tekeller kırılmaya başlanmış ve toplumsal farklılaşma ve dolayısıyla bireyselleşme güç kazanmaya başlamıştır. Tüketici artık kendisine sunulan çeşitli ürünler karşısında gerçek anlamda krallığını ilan etmiştir. Bir üründen diğerine çok daha kolay geçer hale gelmiştir. Sürekli en iyi ve en ucuz mala doğru değişen ve farklılaşan tüketicinin taleplerine kitle üretimi cevap veremez hale gelmiştir. Buna karşılık dev firmalar karşısında, daha küçük ve esnek firmalar pazarlarda daha avantajlı hale gelmeye başlamışlardır. Ayrıca Fordizmin kitle üretim anlayışına karşı çıkılmasında, ekonomik faktörler yanında, onun beraberinde getirmiş olduğu bireyin konumunu geri plana iten, yeknesak hale dönüştürülmüş yaşam biçiminin de etkisi olmuştur. Bilindiği şekilde aşırı işbölümünü öngören kitle üretiminin bireyin yabancılaşmasına yol açmış olması,"Modern Zamanlar" filminde ya da "İnsan İlişkileri" ekolünde olduğu gibi aydınlardan oldukça sert eleştiriler almıştır. Şirketler varlıklarını koruyabilmek için piyasanın taleplerine hızla cevap verecek tarzda örgütlenme arayışına girmişlerdir. Geçmişte kitle halinde standartlaştırılmış üretimde bulunan firmalar, daha esnek ve daha çevik örgütlenme biçimine yönelmişlerdir. İşyerinin Yeniden Örgütlenmesi 70'lerin sonlarından itibaren kitle üretiminin krize girmesi neticesinde işin örgütlenmesinde yeni arayışlar başlamıştır. Ortaya çıkan bu üretim biçimi Lash ve Urry gibi bazı sosyologlar tarafından çok net bir görünüm sergilemediğinden sermayenin düzensiz yeniden yapılanması ya da "örgütsüz kapitalizm" (disorganized capitalism) olarak tanımlamaktadır (1987). Ancak bugün yeni üretim düzenini tanımlamada en çok kullanılan kavramlardan birisi, esnek üretimdir. Giderek yaygınlık kazanan (ve Tabloda görüldüğü şekilde Toyotoizm olarak da adlandırılan) bu üretim biçiminde işin örgütlenmesinin geçmişten farklı olarak çok köklü bir dönüşüme uğradığına tanık olmaktayız. Taylorist-Fordist Modelin unsurları Fonksiyonel Alternatif (Toyotoizm (1) Standart üretim Ürün farklılaşması Bant üretimi Modül üretim Tek amaçlı makineler Esnek makineler Vasıfsız işçiler Vasıflı işçiler Düşük iş motivasyonu(Umursamazlık) Yüksek iş motivasyonu (Özdeşleşme) Çatışmacı iş ilişkileri İşbirliğine dayanan ilişkiler H